İSTRİDYE MANTAR SOTE 🍄

🔼3 yemek kaşığı zeytinyağı
🔼Yarım kilo istiridye mantarı
🔼1 yemek kaşığı tereyağı
🔼Tuz
🔼Karabiber
🔼 2 çay kaşığı iyice dövülmüş sarımsak
🔼1 çay kaşığı kekik
🔼limon 🔼3-4 damla elma sirkesi
🔼 maydanoz
Yapılışı :

Mantarları yıkayıp resimde görüldüğü şekilde doğrayın.
Yıkanan mantarları suyunu alması için kağıt havlu üzerine serin.
Büyükçe bir teflon tavayı ısıtın ve üzerine zeytinyağını ilave edin.
Kısık ateşte ısınan tavaya mantarları bırakın ve her mantarın tavada yer bulmasını sağlayın. (üst üste gelirse suyunu bırakır, içi sulu kalsın istiyoruz)
Tavaya bırakılan mantarlar kızarmış görüntüye sahip olana kadar çevirmememiz gerekiyor, bir tarafı kızardıktan sonra diğer tarafın da kızarmasını sağlayın.
Mantarları sık sık çevirmeyin yoksa suyunu bırakır ve kuru bir mantar sote olabilir
Gerekirse 1-2 kaşık daha yağ ilave edebilirsiniz.
Tüm mantarlar pişince (Pişirme mantarlar iyice kahverengi renk alana kadar sürmeli), Mantarların üzerine tereyağını ilave edip, sırasıyla tuz, karabiber ve sarımsakları da ilave edin.
Sarımsaklar renk değiştirdikten sonra;Kekik, limon suyu ve elma sirkesini de ilave edip, kısık ateşte sirke buharlaşana kadar pişirin.
En son maydanozu serpip, karıştırın.
Sıcak bir tabağa alıp, sıcakken servis yapın.
Şimdiden afiyet olsun 😍


Devamını Oku »

Çocuklara Ev Yapımı Çubuk Kraker



🍪 1 tatlı kaşığı tereyağı
🍪 yarım çay bardağı yoğurt
🍪 yarım çay bardağı peynir
🍪 1 çay kaşığı sirke
🍪 1 çay kaşığı karbobat
🍪 1 çay kaşığı çörek otu
🍪 2 yemek kaşığı yulaf unu
🍪 Kıvam alana kadar tam buğday unu

🌼  üzeri için 1 yumurta sarısı

150 derecede göz kararı pişirin.
Afiyet olsun.

Tuğba Ekin


Devamını Oku »

Muzlu Cevizli Pankek





     Merhaba sevgili anneler, geçenlerde instagram hesabımdan paylaştığım Muzlu Cevizli Pankek tarifimi burayada eklemeye karar verdim çünkü blogum sosyal hesaplarımdan daha kalıcı 😍

     Sizde her sabah çocuğunuza ne yedirsem diye düşünüyorsanız Mete'nin severek yediği kendi deneme yanılma yöntemimle yaptığım MUZLU CEVİZLİ PANKEK tarifini denemelisiniz😍

Malzemeler ⤵
2 Adet  Muz
3 Adet ceviz
1 Yumurta
2 Tatlı kaşığı Tam buğday unu
Tarçın.

NOT : Tarif 1 yaş üstü çocuklar için uygun, daha küçükler için yapacak olursanız malzemeleri ayına göre kullanmaya özen göstermelisiniz.

Tüm minik gurmelere afiyet,  bal, şeker olsun 😘😘

Bu arada ben her sefer kalanları bayılarak yiyorum yani tek çocuk  için değil bizim içinde güzel  bir aperatif oluyor.

Sevgiler...


Devamını Oku »

Yulaflı Kurabiye ( Sağlıklı Atıştırmalıklar )



     Merhaba Sevgili blogdaşlarım,  geçenlerde bir yemek programında Nilgün Bodur'un çok pratik ve sağlıklı bir tarifini gördüm ve ilk fırsatta çocuklara yaptım. Biz ailece çok sevdik ayrıca sosyal medyadan tarifle ilgili çok mesaj aldığım için bu tarifide sizlerle paylaşmak istedim  Direk Nilgün Hanım'ın tarifini yazıyorum.

MALZEMELER

✔2 Muz ( Ben 3 muz koydum.)
✔ 1 Kase Yulaf
✔ 1 Kase Kuru Üzüm
(Nilgün Hanım'ın eklediği videoda kase orta boy bir kasedi.  )
Tarçın ve Vanilya.

      Hepsini elinizle yoğurup mercimekli köfte şeklinde tepsiye dizip 25 dakika 150 derecede pişiriyorsunuz.

     Umarım sizlerde beğenirsiniz. Deneyenlerin yorumlarını heyecanla bekliyorum.

     Şimdiden Afiyet Olsun 

Devamını Oku »

Blog Keşif Etkinliği


Merhabalar, sizde benim gibi farklı bloglar takip etmeyi seviyorsanız doğru posttasınız. Ben farklı bloglar takip etmeyi çok seviyorum bu aralar çocuklardan çok zamanım kalmasa da fırsat buldukça takip ettiğim blogların yazılarını okuyorum 😊 Birden aklıma geldi uzun süredir blog keşif etkinliği yapmıyordum.

 Gelsin 2017 Mayıs Blog Keşif Etkinliğimiz 😍

Yeni bloglar takip etmek için harika bir fırsat bu tarz etkinlikler. Blogumu ve sayfanın alt kısmındaki sosyal medya hesaplarımı takip ettikten sonra yorum olarak yazarsanız bende ilk fırsatta sizlere döneceğim. 

O zaman bol takipçili günler hepimize 😘


Sevgiler 

Selin YÜZBAŞ 

Devamını Oku »

Keyifli Bir Pazar ( 30 Nisan 2017 )

Merhaba sevgili blogdaşlarım,  pazar günü sosyal hesaplarımdan ekleyeceğim dediğim yazımı çarşamba akşamı gece 02.00 'da anca tamamlayabiliyorum. Uzun zaman oldu hatıra yazısı yazmayalı ama artık daha sık yazmaya başlayacağım inşallah 😍

Gelelim asıl konuya geçtiğimiz Pazar günü bir Kolejin uçurtma şenliğinde ailece hoş vakit geçirdik ve bu anıların kaybolup gitmesini istemedim. Umarım sizlerde beğenirsiniz.

Keyifli okumalar.


Uçurtma uçurma...





Yağız'ın İlk Deveye ve ata binişi...





Mete'nin ilk ata binişi.




İlk adım heyecanları 💗


Yağız'ın küçüklüğünden beri çiçek koparmamayı aşılasamda bu ara En sevdiği şey bana çiçek toplayıp vermek, onu kırmadan çiçekler dalında kalsın ki sonra daha çok çiçekler olsun diyorum bu sefer kırılıyor sen benim çiçeğimi beğenmedin mi anne? Diyor. Çiçek vermenin mutluluğu gözlerine yansımış bakar mısınız? Offf nasıl diyeyim oğlum çiçek koparma diye.



    



   

    

Fotoğraf çekimlerimizin arka yüzleri 😊




Devamını Oku »

Gigbi.com


     Güne minik bir gülümsemeyle başlamak, minik adımlar, minik dudaklardan dökülen ilk sözler.. Bu kelimeler, hepimize bebekleri çağrıştırıyor..

     Her anne-baba bebeğinin doğumundan büyüme anlarına kadar, her hallerini özel bir anı haline getirmek ister. Bu anları her daim hatırlamak ve baktıkça o anlara geri dönmek için en etkili yol fotoğrafları saklamak olsa gerek.. Doğum ve bebek fotoğrafçılığı bu konuda en büyük yardımcı.


Doğum Fotoğrafçısı Gigbi’de

     Bebeğiniz için doğum anından itibaren özel hatıralar oluşturmak istiyorsanız, alanında profesyonel doğum fotoğrafçısı ve bebek fotoğrafçısı arayışına bir an önce başlamalısınız. Doğum anınızı emanet edebileceğiniz fotoğrafçı seçimi, büyük bir özen gerektirir. En net ve ayrıntılı araştırma için size bir tavsiye; ‘gigbi.com’daki profesyonellere mutlaka göz atın! gigbi.com sayesinde hızlı, kolay ve anlaşılır şekilde en iyi fotoğrafçılara ulaşmanız mümkün. Siz aradığınız kategoriyi, ili ve diğer gerekli bilgileri verdikten sonra profesyonel fotoğrafçılar size ücretsiz şekilde fiyat teklifi veriyor. Onların profilini, fotoğraflarını inceleyerek, birçok tercih arasından en beğendiğiniz, size en uygun fotoğrafçıyı seçebilirsiniz.  Son yıllarda herkes tarafından tercih edilen doğum fotoğrafçılığı ile sizin de bebeğinizin ilk saniyeleri, ilk anları, ilk ağlayışı kayıt altında olacak.. Peki ya sonrası?

Doğum – Bebek Fotoğrafçılığı

     Bebeğinizin büyüme anları, ilk dişi, ilk adımları mutlaka görülmeye ve hatırlanmaya değer anlardan.. Profesyonel bir bebek fotoğrafçısından yardım alarak bebeğinizin birbirinden sevimli fotoğraflarını çektirebilirsiniz. Renkli, tüylü kıyafetler içinde bebeğiniz çok sevimli görünecek! Bir fotoğrafçı arayışı içindeyseniz, gigbi.com’da kaliteli ve tecrübeli fotoğrafçıları bulmanız mümkün. Fotoğraf çekimlerini inceleyebilir ve harika fikirler edinebilirsiniz. Gigbi.com tek seferde ve az bir zamanda, size zamandan tasarruf ettirerek kolay bir şekilde en iyi bebek fotoğrafçılarını sunuyor..

Gigbi, Doğum Günü Organizasyonunda da Yanınızda


     Bebeğinizin ilk yaşı ve sonrasında arkadaşlarıyla geçireceği bebek doğum günü için de eğlenceli bir organizasyon hazırlayabilirsiniz. Gigbi.com’da bebeğinize özel doğum günü organizasyonu yapabileceğiniz kategoriler de mevcut. Palyaço, yüz boyama etkinliği, balon süsleme, animatör, sihirbaz vb. etkinlikleri kolayca planlamanız mümkün. Siz istediğiniz kategoriyi girin ve gerisini gigbi.com’a bırakın.. Size özel gelen teklifleri değerlendirme fırsatı yakalayın..






Devamını Oku »

Küçük Çocuklarda Öfke ve Saldırganlık

   
(Görsel Alıntıdır.)

     ‘Ben’ kavramının ortaya çıktığı ilk yıllarda çocuklarda negatif tutum ve davranışlara sıklıkla rastlanabilir. Çocuk, kendisi giyinmek, yemek yemek koşmak ve oynamak ister, engellendiğin de aşırı tepki, öfke, ağlama, tepinme, vurma, tekmeleme, istediği yapılmadığında eşyalara ya da kendine zarar verme gibi tepkisel saldırgan davranışlar gösterebilir. Okul öncesi dönemde büyüme ve gelişme ile birlikte bağımsızlığın artması, çocukların kendi bedenlerinin farkına varmaları özellikle erkek çocuklarının bedensel güçlerinin farkına varmaları, bunu kullanmalarına neden olur. Annesi-babası çocuk tepindiğinde onunla konuşmak, sorunu anlamak ve sakin olmak yerine, bağırıyor, çekiştiriyor hatta vuruyor ve sonunda istediğini yapmasına izin veriyorsa, çok değil iki-üç kez bunu denemişse olumsuz davranışı öğrenmiş ve saldırgan davranış pekişmiş oluyor. 

     Öfke doğuştan var olan bir duygu olarak kabul edilmektedir.  Öfke ve saldırganlık, engellenme durumunda ortaya çıkar ve engellenme sürekli hale geldiğinde - iç ihtiyaçlar karşılanmadığında, emme ihtiyacı, sevgi ihtiyacı, öğrenme ihtiyacı, oyun ihtiyacı - pekişerek bir davranış biçimine dönüşebilir. Öfke duygusu ve saldırganlığın doğuştan geldiği ve iç güdüsel olduğu kabul görmekle birlikte, çocuklara olumlu davranışlar kazandırılarak öfkeyi kontrol etmesi, saldırgan davranışı durdurması gösterilerek, anlatılarak ve rol modeli olarak öğretilebilir. 

     En ufak bir sorun karşısında bağıran, eşyaları fırlatan, kıran, vuran anne veya babaya sahip bir çocuğun örnek alacağı ve öğreneceği davranış ile sorunlar karşısında sakin, güvenli, çözüme yönelik davranan anne-babaya sahip çocuğun örnek alacağı ve öğreneceği davranış birbirinden çok farklı ve taban tabana zıt olacaktır. 

ÖNERİLER: 

    • Ev ve okul ortamında kesinlikle sözel ve fiziksel şiddetten kaçınmalıdır.
    • Çocuğun saldırgan davranışları cezalandırıldığı veya dayakla durdurulmaya çalışıldığında bu,
      saldırganlık örneği olmaktan başka bir işe yaramaz. 
    • Saldırgan davranışlar konuşulmalı, sonuçlarının neler olabileceği anlatılmalı, aynı durumla
      karşılaşsa neler hissedeceği üzerinde durulmalıdır.
    • Çocuğa duygu ve düşüncelerini anlatma olanağı ve sabrı gösterilmelidir. 
    • İki çocuk arasında oyun esnasında olabilecek tepkisel davranışlarda, taraf tutulmamalı daha iyi, olumlu ve paylaşımcı nasıl oynayacakları konusunda yardımcı olunmalıdır. 
    • Saldırgan davranış karşısında davranış durdurulmalı asla ödül niteliği taşıyan tavizler
      verilmemelidir. 

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi
Uzm.Dr. Dilay Karaarslan Öğrenecek






Siz de Annelere, Miniklere ve Ailelere Fayda Sağlayacağını Düşündüğünüz Tecrübelerinizi Bu Sayfada Paylaşmak İsterseniz.
Yazınız ve fotoğraflarınızı Selin.Yuzbas@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.


Devamını Oku »

Affederek Özgürleşmek

İşte daha önce tanışmadığım yeni bir ‘ben’. Annelik, İçinde hayat bulmaya,tutunmaya çalışan o minik keseciği gördüğümüz andan itibaren başlar,hem tarifsiz bir mutluluk,hem endişe,hem telaş hem hormonların yavaş yavaş getirdiği kaygı hali…Her yeni güne farklı duygularla uyanırız.

     Etrafımızdan aynı hassasiyeti beklesek de aslında kimsenin bizi tam olarak anlayabileceğini düşünmeyiz.İnsan kendini tanıyamaz hale gelmez mi çoğu zaman?Bir yandan en iyi şekilde içimizdeki hayatı büyütmeye çalışır,bir yandan da iyi bir anne olmak için her şeyin en doğrusunu yapmanın peşine düşeriz.Anne olacağı fikrine alışmaya çalışırken özgürlüğünüzün kısıtlanacağını düşündüğünüz oldu mu hiç?Ya da ikinci bebeğinize hamilesiniz,zaten ilki tüm vaktinizi alıyor öyle değil mi?Nasıl olacak? Peki ya psikolojimiz buna hazır mı?Eşimiz, ailemiz, kişisel alanımız?
Bu yazıyla birlikte biraz içimize,daha derinlerimize inelim istiyorum.Sizden okumaya bir an ara verip kendi kendinize özgürlüğün tanımını yapmanızı istesem...Özgürlük…Kelimeyi telaffuz ederken bile verdiği his huzur değil mi?Peki bu huzur hissini kendimiz uzaklaştırıyoruz desem size, bana hak verir misiniz?Hayatınızda hala affedemediğiniz insanlar, durumlar, yaşanmış olaylar varsa,hatta kendinizi bile affedemediğiniz anlar kaldıysa ben haklı olabilirim.Unutmayın ki özgür,huzurlu,kendini ve hayatını seven bir anne karnı bebeğinize bunları kodluyor.Bu yazıyı okurken bebeğine kavuşmuş bir anneyseniz de hiçbir şey için geç olmadığını hatırlatayım.

Evet işe ‘affetme terapisi’ ile başlıyoruz.Size affetmek için nedenler sayacağım;ama önce kısa bir hikaye anlatmak istiyorum.

Derviş ve talebesi nehirde abdest alıyorlarmış.Bir zorba çıkagelmiş.Zorba dervişe beni karşıya sırtına alarak geçir demiş.Derviş hiç ses etmeden bunu kabul etmiş.Talebe şaşkınlıkla dervişi izlemiş.Dergaha dönerken talebe bütün yol boyunca ‘Neden o zorbayı karşıya geçirdiniz?Hayır demeliydiniz,zorbaya engel olabilir ve yardım etmesi için başkalarını çağırabilirdik’ diye söylenip durmuş.Derviş sessizliğini koruyarak dinlemiş.Dergaha geldiklerinde derviş talebesine dönerek ‘Ben onu sadece nehirden karşıya geçirdim.Sen ise yol boyunca sırtında taşıdın’demiş.
Şimdi bir kez daha düşünün affedemediğiniz şeyleri.

Gerçekten sırtınızda taşımaya değerler mi?
Affetmek için çok neden var;ancak bir kaçını buraya not edelim.

1)Sırtında taşıdığın yükten kurtulup kendini çocukların için daha verimli hale getirebilirsin.

2)Yeni bir sen ve yeni bir yol inşa etmek için affedip işe koyulmalısın.Yeni kapılar eski senle açılmayacaktır.

3)Geçmiş kaygı ve korkularımızın en büyük nedeni affedemediğimiz durumlardır.Bunu çocuklarına yansıtmak,onların da kaygı ve korkularla güvensiz bir şekilde yetişmesini istemezsin.

4)Affetmek kendimiz veya başkasının yaptığı olumsuz eylemleri haklı görmek,boşvermek,unutmak,geçiştirmek değildir.Neden ve sonuç ilişkisi kurup yola daha farkında ve özgür bir şekilde devam etmektir.Kendini anne ördek gibi düşün,yavrular senin gittiğin yolu takip ediyor unutma.

5)Affedemediğin kişi veya olayların yerinde sen de olabilirdin,belki hala daha büyüğünü bile yapabilirsin.Sen de affedilmek istemez miydin?Bağışla ve için sevgiyle dolsun.Hayatta yaşanacak çok daha güzel hisler var.
Yani sevgili anneler,affettiklerimiz mutluluk yolculuğunun başında valizimize koymamız gereken ilk şeyler.Affetmek annelik serüvenimiz boyunca fiziksel,ruhsal ve sosyal sağlığımız için gerekli.Hazmedemediğimiz şeylerin bizde yarattığı olumsuz duygular ve ağırlık sadece kendimizi kötü hissetmemize neden olmuyor,aynı zamanda bir çok hastalığa zemin hazırlıyor.Bilinen en kötü hastalıkların beslendiği nokta hazmedemeyip sırtımızda taşıdığımız şeyler.
Hadi yuvayı yapan dişi kuşlar şimdi bu yazıyı okuduktan sonra yeni kararlar alalım.Biz kadınlar yeni kararlar almaya bayılırız zaten;ama bu sefer lütfen pes etmeden uygulayalım ve bir yaşam biçimi haline getirelim.Artık bizi kimsenin üzemeyeceğine karar verelim,geçmişi silemesek de yalnızca bir hata olduğunu düşünmeye karar verelim,yapabiliyorsak kızgınlığımızı paylaşmaya ve paylaştığımızda orada bırakmaya karar verelim,sırtımızda eve götürmüyoruz artık,suçlu hissetmekten vazgeçelim,hayata devam etmek için kendimizi affetmek vazgeçilmez bir koşul,o an bunun en iyisi olacağını düşündüğüm için yapmış olmalıyım şeklinde düşünce kalıpları oturtmak faydalı olabilir,affetmek için biraz fazlaca zamana ihtiyacınız olabilir,bu zamanı kendinize tanıyın ve çok görmeyin;ancak bu süreç içinde çevrenizdekilere ve kendinize negatif enerji yaymaktan kaçının,bu noktada yüklerimden kurtulma sürecimin kilit noktasındayım şeklinde bir düşünce kalıbıyla toparlanıp kendinize gelmeniz kolaylaşacaktır.
Ve en önemlisi kendimiz ve çocuklarımız için affettiğimizi unutmayalım.Baktığımız yöne yeni bir ışık tutmuş olacağız.Yaşamdan keyif alıp,kendimize yakınlaşacağız.Bu bizleri daha verimli bir anne haline getirecek.Işık tuttuğumuz yolda evlatlarımızın da güven ve sevgiyle yürüdüğünü görmek her şeye değmez mi?
Affediyorum,iyileşiyorum…

Bitmeyen annelik serüveniniz aydın olsun.
Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere…



Esra  Tekin Coşkun
Kişisel Gelişim Uzmanı,Dil Koçu ve Tercüman



Devamını Oku »

Rota Aşısı


Rotavirusten bahsedip aşısındadır bahsetmemek olmaz. Malum sağlık bakanlığı aşı takviminde olmadığı için aileler yaptırıp yaptırmamakta kararsızlar. Verdiğim bilgiler umarım kafanızdaki soru işaretlerini giderir.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de iki çeşit rotavirüs aşısı mevcut


●Rotateq: Merck ağızdan uygulanır normal yapılış ayları 2. 4. Ve 6. Aylar ilk dozu 6. Ve 14. Hafta arası yapılmalı eğer 15. Hafta olduysa yapılmamalı çünkü 3 dozu 8. Aya kadar bitmiş olmalı


●Diğer aşılarla birlikte verilebilir

●Aşıdan sonra anne sütü vermenin sakıncası yoktur


●Bağışıklık sistemin yada sindirim sistemi sıkıntısı olanlarda çocuk doktorunuz ile karar verilmeli


●Yan etki açısından daha güvenli (özellikle barsak düğümlenmesi) ve 3 dozun sonunda koruyuculuk %90-100 arası


Diğer rotavirüs aşısı


●(Rotarix: GSK)


●Bu aşıda ağızdan uygulanıyor


●Önemli bir farkı 2 doz yapılması 2. Ve 4.aylarda yapılıyor. Bu aşı içinde 2. Doz engeç 6. Ayda yapılmalı ve dozlar arasında 1 ay olmalı.


●Bu aşı için malesef hem koruyuculuk daha az %70-80 civarı hemde çalışmalarda barsak düğümlenmesi riski daha yüksek.


İki aşıdan hangisini seçmeli?


Bu konuda tabikide tıp camiası kesin bir yönlendirme yapamıyor ama benim şahsi düşüncem eğer rota aşısı için geç kalmamışsa çocuğunuz (2-3 ay arası ) 3 doz olan rotateq hem daha güvenli hemde daha etkili. Rotarix için ise eğer 4. Ayda aşı için gelen bir çocuk varsa daha uygun olduğunu söyleyebilirim 2 dozu 6. Aya kadar tamamlayabiliriz. Sanırım aşı seçimi için bu bilgi yeterli:)


Gelelim bu aşıyı neden yaptıralım kısmına. Normalde rotavirüs ishalleri önceki yazımda yazdığım gibi kendiliğinden geçebiliyor. Fakat bazen gerek tıbbi yardım almakta gecikme gerekse hastalığı küçük aylarda geçirme nedeniyle sıkıntı olabiliyor bu yüzden Dünya Sağlık Örgütünün önerisine bakalım.


Eğer bir ülkede çocuk ölümlerinin %10 undan fazlası ishaller ise ( ülkemizin bazı bölgeleri bu ortalamanın üstünde) bu aşının yapılması faydalı.


Anneler sormadan ben söyleyeyim bağırsak düğümlenmesi Allerji gibi yan etkiler var mı? 


Evet var ama çok düşük oranda hatta söyle diyelim rotateq için rotavirüs ishali geçiren çocuklarda barsak düğümlenmesi oranı ile aşıdaki görülme oranı arasında hiç fark yok. 

Allerji için ise müdahale ile bir problem olmadan iyileşen bir durum diyebilirim. Allerji içinde en büyük risk latex Allerjisi oda şişenin kapağı latexden yapıldığı için.
Küçük bir bilgide aşı yapım sırası ile ilgili vereyim. Küçük bir çocuğa birşey içirmek çok zordur bunu en iyi biz ve anneler bilir. Aşı sırasında miniğini aşıyı tükürür yada kusar ise aşı tekrarına gerek yok etkinliği belirgin azalmıyor.


En son söylenen akılda kalırdan yola çıkarak aşı yapılmasının son tarihlerini net bir şekilde söyleyeyim


●İlk doz doğumdan sonra  6. haftadan itibaren en geç 14 hafta 6.gün de yapılabilir


●Son doz 8. ay 0.günde yapılabilir.


●Aşılar arasında en az 4 hafta ara olmalı

Sevgiler,


Çocuk Sağlığı Ve Uzmanı





Siz de Annelere, Miniklere ve Ailelere Fayda Sağlayacağını Düşündüğünüz Tecrübelerinizi Bu Sayfada Paylaşmak İsterseniz.
Yazınız ve fotoğraflarınızı Selin.Yuzbas@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.





Devamını Oku »
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

FACEBOOK

TWITTER

INSTAGRAM

GOOGLE+ ÜYELER