Miniğim 22 Haftalık Oldu :))

Doktorumuz  detaylı ultrason ve şeker yüklemesi için 31 Ekime randevu verdi. Sabahtan şeker yüklemesi yapılacaktı öğleden sonra detaylı ultrasona girecek sonrada sonuçlarımı kendi doktoruma gösterecektim. Anlayacağınız tüm gün hastanede olacaktım. Tabi ki oğlumu daha detaylı görme şansımda olacaktı :)

Sabah 75 gr şeker yüklemesi yapıldı. Heyecanla ultrasona girmeyi bekliyordum. Sonunda randevu saatim gelmişti. Doktor bebeğimizi dakikalarca inceledi , bende oğlumu uzun uzun izledim :)) Miniğim 22 hafta 1 günlük ve 510 gram olmuştu. Boyu ise yaklaşık 26.5 cm'di. 


22hafta, 4boyutlu ultrason, detaylı ultrason, glikoz, şeker yüklemesi, miniğimleyaşam,

Son anda oğlum bize el salladı :))

22hafta, 4boyutlu ultrason, detaylı ultrason, glikoz, şeker yüklemesi, miniğimleyaşam,




Şeker yüklemesi  ( 24-28 haftalar arası) bir çok hamilenin endişeyle beklediği bir test çünkü genellikle tadının çok kötü olduğu, mide bulandırdığı vs. söylenir. Merak edenler için açıklamak istedim. 
Sabah aç karnına hastaneye gittim, öncelikle açlık kan şekerimi ölçmek için parmağımdan kan aldılar ( bir iki damla bir şey.) Tabi ben hala kan verme korkumu yenemediğim için ne ile aldıklarını göremedim :)  Ardından bir su bardağı suyla 75 gr glikozu karıştırıp  verdiler, bardağı bitirdikten tam bir saat sonra tekrar gelmemi tabi bu arada hiç bir şey yiyip içmemem gerektiğini, sadece bir iki yudum su içebileceğimi söylediler. 
Sıvının tadı bence abartıldığı kadar kötü değildi. sadece aç karnına şekerli su içmek insanı biraz tıkıyordu. Bir saat sonra gittiğimde kolumdan kan aldılar ve tekrar bir saat bekleyip kan alacaklarını bu sürede yine bir şey yiyip içmemem gerektiğini söylediler. ikici bir saatim dolunca tekrar kan verdim. Bir kaç saat sonra tahlil sonuçlarım elime ulaştı. Bence şeker yüklemesinin en zor yanı 2 saat aç kalmam oldu :))

Detaylı ultrason İçin önceden doktorum randevu vermişti saatim belliydi ancak benden önceki kişinin kontrolünün bitmesini bekleyip kontrole girdim. Bebeğin pozisyonu önemliydi. Eğer doktorun istediği konumda değilse çıkıp tekrar bir kaç saat sonra giriliyordu. Neyseki oğlum bizi çok bekletmedi ve doktor amcasının istediği ölçüleri alması için uygun pozisyonda durdu ve yaklaşık 45 dk sürdü...

                                                                                 (31.10.2012)
Devamını Oku »

Miniğimiz Büyüyor :))


 Dörtlü tarama testi sonuçlarımızda iyi çıkmıştı çok şükür. Bugün yine rutin doktor kontrolüne gittik, oğlumuz gün geçtikçe büyüyordu. Artık 19 hafta 6 günlük olmuştu. Minik kalbi dakikada 146 kez atıyordu. Ağırlığı  367 gram, boyu ise yaklaşık 24 cm olmuştu :) Bir süredir oğlumun hareketlerini hafif hafif hissetmeye başladım ve tekmelerini yoğun hissedeceğim günleri merakla bekliyorum. Elim her an karnımda hareketini hissetme çabası içindeyim eminim dışarıdan komik görünüyorum ama elimde olmadan yaptığım davranışlar halini almıştı bile elimin göbeğimin üstünde durması :)) 


19hafta, 20hafta, miniğimleyaşam,

                                                                                                            (15.10.2012)
Devamını Oku »

Prensimiz Geliyooor :))


Geçen ay yaptırdığımız ikili tara testimizin sonuçları iyi çıktı çok şükür. Bu haftada dörtlü tarama testimiz ve yine rutin kontroller için doktorumuza gittik. Hem de bebeğimizin cinsiyetini öğrenecektik. Hamile olduğumu öğrendiğim gün bir rüya görmüştüm sanırım onun etkisinde kaldığım için oğlum olacağını hissediyordum fakat neredeyse çevremdeki herkes kızım olacağını hissettiklerini söylüyorlardı :) Eeee tabi bunun üzerine geçen ay bebeğimiz cinsiyetini göstermeyince duygularım biraz karışmıştı. Malum kız çocuğu cinsiyetini geç gösterir derler :) Ya çevremdekiler doğru hissetmiş olacaktı ya da çok edepli bir oğlum olacaktı :) Ve sonunda o an gelmişti doktor oğlumuz olacağını söyledi. Eşimi  şimdiye kadar hiç bu kadar mutlu görmemiştim. Doktorumuza tekrar tekrar yanılma payı olup olmayacağını soruyordu :)  ‘‘ Ağzı kulaklarına varmak ’’ deyiminin anlamı şimdi, tam karşılığını bulmuştu :) Bu ara bebeğimiz 16 hafta 2 günlüktü ve doktorumuz ilk defa miniğimizin kilosundan bahsetmişti artık 192 gr olmuştu oğlum :) Kalbi ise dakikada 152 kez atıyordu. Bebeğimizin kilosunu ve cinsiyetini öğrenince heyecandan boyunu sormayı unutup doktordan çıktık :) 

16hafta, Dörtlü tarama, test, miniğimleyaşam,




 Dörtlü  testle ilgili bilgilerin, ilginizi çekeceğini düşünüyorum.

Dörtlü test nedir?
Dörtlü test tıpkı ikili test ve üçlü test gibi Down Sendromu, nöral tüp defekti ve Trizomi 18 adı verilen hastalıkların bebekte olma riskini belirleyen bir tarama testidir. Diğer iki test ve tüm tarama testleri gibi bebekte hastalık olup olmadığını değil sadece o hastalıkların o bebekte bulunma riskini belirler. Eğer risk kabul edilebilir sınırların üzerindeyse bu anne adaylarında ileri ve tanı koydurucu incelemelerin yapılması gündeme gelir. Dörtlü testin mantığını anlayabilmeniz için önce üçlü test ve ikili test konularını okumanızı öneririm.

Dörtlü test nedir?
Dörttlü test anne adayından kalınan kan örneğinde dört değişik maddenin düzeylerinin saptanması temeline dayanır. Bu maddelerin düzeyleri, annenin beklenen doğum tarihindeki yaşı, sigara kullanımı, kilosu ve boyu gibi değişkenler de gözönüne alınarak bilgisayar programları tarafından işlenir ve sonuçta bir risk belirlenir.
Dörtlü teste incelenen maddeler şunlardır:
beta-hCG
Alfa-feto protein (AFP)
Estriol (E3)
Dimerik inhibin-A (DIA)
Human chorionic gonadotropin (hCG) gebeliğin temel hormonudur. Hamileliğin erken dönemlerinde yükselmeye başlar 14-16. haftalar arasında en yüksek değerine ulaştıktan sonra yavaş yavaş azalır
Alfa feto protein bebeğin karaciğerinden salgılanan bir protiendir. Bebekten amniyon sıvısına oradan da anne adayını kanına geçer. Gebeliğin seyri sırasında anne adayının kanındaki düzeyi yavaş ama düzenli bir artış gösterir.
Estriol ise yine bebeğe ait bir doku olan plasentadan salgılanan bir çeşit östrojen hormonudur.
Bu maddelerin hepsi üçlü testte incelenen maddelerdir.
Dörtlü testte ise bunlara dimerik inhibin-A adı verilen bir madde daha eklenmiştir.

Dimerik inhibin-A nedir?
İnhibin kadınlarda overde erkeklerde ise testislerde üretilen bir tür hormondur. Beyinden FSH salgılanmasını etkileyerek yumurtlama ve sperm üretimi üzerinde rol oynar. İnhibinin inhibin-A ve inhibin-B olmak üzere 2 türü vardır. Erkeklerde sadece inhibin-B üretilirken kadınlarad hem inhibin-A hem de inhibin-B üretimi vardır.
Bunlara ek olarak hamile kadınlarda plasentada inhibin-A üretilir ve bu anne adayının kan dolaşımına katılır.
Hamile kadınların kanındaki inhibin-A düzeyi ilk 10 hafta boyunca giderek artış gösterir ve daha sonra yaklaşık 25. haftaya kadar sabit kalır. Son trimester'a girildiğinde yeniden yükselmeye başlar ve miadda en yüksek düzeylerine ulaşır.
Yapılan araştırmalarda bebekte Down Sendromu olması durumunda kan inhibin-A düzeylerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Bu yükseklik nedeni ile inhibin-A düzeylerinin Down sendromu için tarama testi olarak kullanılabileceği düşünülmüştür. Ancak tek başına değerlendirildiğinde inhibin-A Down Sendromlu olguların sadece %41'ini tanıyabilmektedir. Bu nedenle değişik maddeler ile bir arada değerlendirilmeleri yapılmış ve en yüksek duyarlılığın diğer üç madde ile bir arada değerlendirildiğinde elde edildiği bulunmuştur.
DIA ve diğer maddelerin anneye ait bazı özelliklerden etkilenip etkilenmediği son derece önemlidir. Yapılan artaştırmalarda anne yaşının DIA düzeylerini etkilemediği buna karşılık vücut ağrılığının ters orantılı olarak etkilediği bulunmuştur. Benzer şekilde değişik ırklar arasında hCG düzeyleri de farklılık göstermektedir. İnsüline bağlı şeker hastalığı olanlarda da AFP düzeyleri etkilenmektedir.

Dörtlü test ne zaman yapılır?
DIA düzeyleri gebeliğin ikinci trimesterında nispeten sabit olmakla birlikte diğer parametreler değişmektedir. Bu nedenle dörtlü test için ideal zaman hamileliğin 16-18. haftalarıdır.

Pozitif test nedir?
Dörtlü testte Down sendromu, nöral tüp defekti ya da Trizomi 18 açısından riskin kabul edilen normal sınırın üzerinde çıkması durumunda pozitif testten söz edilir. Pozitif test bebekte kesin hastalık varlığını göstermezken negatif test de sağlıklı ve sağlam bir bebeğin garantisini vermez.

Pozitif test varlığında ne yapılmalıdır?
Bir tarama testi olan dörtlü testin pozitif çıkması yani riskin yüksek olarak saptanması durumunda izlenebilecek birkaç alternatif yol vardır.
Bunlardan ilki anne yaşı ve ultrason bulgusu ne olursa olsun amniyosentez yapmak ve Down sendromu olup olmadığını kesin olarak saptamaktır. Pozitif test varlığında en sık tercih edilen yöntem budur.
İkinci seçenek ise detaylı ultrason incelemesi yaparak testin pozitif çıkmasına yol açan durum ile ilgili olabilecek ultrason bulgularını aramak ve bu bulguların ışığında amniyosenteze karar vermektir. Bu yönteme ancak riskin sınırda olduğu ya da anne adayının amniyosenteze sıcak bakmadığı durumlarda başvurulmalıdır.

Dörtlü testin güvenilirliği ne kadardır?
Dörtlü testin güvenilirliğinin üçlü teste göre daha yüksek olduğu ileri sürülmektedir. Mart 2003'de The Lancet dergisinde yayınlanan bu konu ile ilgili en geniş çalışmada 50 bine yakın kadında dörtlü test uygulanmış ve %81 oranında başarılı olduğu ileri sürülmüştür. Yirmiüçbin kadın üzerinde yapılan bir başka çalışmada ise %85'lik başarı bildirilmiştir.
Dörtlü test çok yeni bir test olduğundan yaygın şekilde kullanıma girmesi ve güvenilirliğinin daha gerçekçi hesaplanması için daha fazla çalışmaya gerek vardır. 
Kaynak: mumcu.com

                                                                               (20.09.2012)


Devamını Oku »

Bebeğimizin 12. Haftası :)


Bugün ikili tarama testimiz ve yine rutin kontrolümüz vardı. Tabi birde merakla beklediğimiz bebeğimizin cinsiyetini öğrenme ihtimalimiz :) Hatta doğruyu söylemek gerekirse, çevremde kiminle konuşsam 12. haftada yüzdeli olarak öğrendiklerini söyledikleri için, miniğimizin cinsiyetini kesin öğreneceğimizi düşünerek doktorumuza gittik. Bu sefer bebeğimiz inanılmaz hareketliydi, çılgınca zıplayıp duruyordu. Miniğimizi izlemek inanılmaz keyif vericiydi :)  Tabi bu kadar hareket edince cinsiyetini öğrenemedik. Dört hafta daha beklememiz gerekecekti. Miniğimizin boyu 6.11 cm olmuş, kalbi ise dakikada 150 kez atıyordu. Ultrasonda Ense kalınlığıyla ilgili bir sorun görünmedi çok şükür. Kan tahlilleri sonucunda daha da netleşecekti. Sonuçları sabırsızlıkla bekleyip bol bol dua etmekten başka elimizden bir şey gelmiyordu. Bebeğimiz bugün 12 hafta 4 günlük olmuş artık tam bir bebek görüntüsündeydi :)

12hafta, ense kalınlığı, İkili tarama, ilk trimester, test, miniğimleyaşam,

12hafta, ense kalınlığı, İkili tarama, ilk trimester, test, miniğimleyaşam,





    İkili tarama testiyle ilgili bir şeyler araştırdım ve sizinle paylaşmak istedim; 
                                                                                                                   
İkili Test (11-14 testi) Ve Fetal Ense Kalınlığı

 Her hamile kadın karnında kromozomal bozukluk taşıyan bir
bebek taşıma riski ile karşı karşıyadır. Herhangi bir
inceleme yapmadan bu riski kabaca tahmin etmeye çalışırken
bazı parametreler göz önüne alınır.

Anne yaşı
Anne
adayının yaşı arttıkça bebekte kromozom bozukluğu
görülme riski artar.

Gebelik yaşı
Bebekte
kromozom bozukluğu görülme riski ilerleyen gebelik
yaşı ile birlikte artar. Anomalili bebeklerin çok
büyük bir kısmında gebeliğin erken dönemlerinde
düşük olur.

Önceki hamileliklerde anomalili bebek öyküsü
Daha önceki
hamilelikte kromozom bozukluğuna sahip bir bebek olması
şimdiki gebelikte anne yaşına göre hesaplanan riskte
artışa neden olur.

Kromozomal anomaliye sahip bebekleri daha doğmadan anne
karnında tespit edebilmek gebelik takibi ile uğraşan
jinekologların en büyük hayallerinden biridir. Bu hayal tarama
testlerinin gelişmesi ile kısmen gerçekleşmiştir.

İLK TRİMESTER TARAMA TESTİ
NEDİR?

11-14 testi olarak da bilinen ilk trimester tarama testi
Down sendromu ve Trizomi 18 adı verilen kromozomal anomaliye
sahip bebekleri gebeliğin çok erken dönemlerinde saptamaya
yönelik bir tarama testidir. Tüm tarama testlerinde olduğu
gibi bu test de tanı koydurmaz. Sadece hastalık açısından
yüksek risk altındaki bebekleri işaret eder ve bu bebeklerde
kesin tanıya götüren tanısal testlerin yapılmasını
sağlar. Bir başka deyişle testin yüksek risk göstermesi
bebekte anomali olduğunun kanıtı olmadığı gibi, riskin
düşük çıkması da bebeğin tamamen sağlıklı olduğunu
garanti etmez.


İlk trimester tarama testinin üçlü test ile
karşılaştırıldığında bazı avantajları vardır.
Bunlardan en önemlisi testin daha erken dönemde yapılması
sonucu olası bir olumsuzluk durumunda gebeliğin daha erken ve
risksiz şekilde sonlandırılmasına olanak tanır. Dahası
duyarlılığı üçlü teste göre daha yüksektir ve Down
sendromu ile trizomi 18 olgularının %90'ının tanımasına
yardımcı olur.

11-14 TESTİ NASIL YAPILIR?

11-14 testi temel olarak iki ayrı incelemenin birarada
değerlendirilmesi ile yapılır. Bunlar:
  •  Bebeğin ensesinin arkasında bulunan sıvı kısmın

kalınlığının ultrason ile ölçülmesi (fetal ense
kalınlığı)
  • Anneden alınan kan örneğinde gebelik hormonu olan beta-hCG'nin

serbest kısmının (free beta-hCG) ve PAPP-A
(gebeliğe özgü plazma proteini-A, pregnancy associated
plasma protein-A) adı verilen bir diğer proteinin
ölçülmesidir

Bu ölçümler tek başlarına yapıldığında
duyarlılıkları düşükken bir arada değerlendirildiklerinde
başarı şansı %90'a kadar çıkmaktadır.

Günümüzde yaygın olarak kabul edilen görüşe göre
gebeliğin 11-14. haftaları arasında bebeğin baş-popo
uzunluğunun ölçüldüğü kesitte ense kalınlığının 3
milimetreden fazla olması artmış fetal ense kalınlığı
olarak kabul edilmektedir.

Fetal ense kalınlığının normalden fazla olabildiği
durumlar şunlardır:

Kromozomal bozukluklar: Trizomi 13, trizomi 18, trizomi
21 (down sendromu), Turner sendromu (45, X0)
Kalp anomalileri
Akciğer anomalileri (diyafram hernisi)
Böbrek anomalileri
Karın duvarı anomalileri (omfalosel)
Bazı genetik hastalıklar (Arthrogryposis, Noonan
sendromu, Smith-Lemli-Opitz sendromu, Stickler sendromu,
Jarco-Levine sendromu ve bazı iskelet anomalileri

POZİTİF TEST VARLIĞINDA NE YAPILMALIDIR?

İkili testin pozitif çıkması mutlaka bebekte kromozom
bozukluğu olduğu anlamına gelmez. Pozitif test sadece o
bebekte riskin yüksek olduğunu ve tanıya yönelik ileri
tetkikler yapılması gerektiğini belirtir. İleri tetkikler ile
kastedilen detaylı ultrasonografi, koriyon villus örneklemesi
ve amniyosentezdir. Sizin için hangi testin uygun olacağına
doktorunuzla birlikte karar vermeniz gerekir.

NEGATİF TEST NE ANLAMA GELİR?

Testte riskin düşük bulunması yani negatif olması
bebekte kromozom bozukluğu olmadığını garanti etmez. Sadece
genel popülasyonda aynı yaş grubundaki kadınlar ile
kıyaslandığında bebekteki riskin daha fazla olmadığını
gösterir. Ayrıca ikili test sadece kromozom bozuklukları
açısından riski belirler. Nöral tüp defektleri açısından
bir risk belirlemez. Bu riski belirlemek için 16-20. haftalarda
üçlü test yapılabilir. Bununla birlikte nöral tüp
defektlerinin önemli bir kısmı ultrasonografi ile
saptanabildiğinden ikili test yapılan kişilerde ikinci
trimesterda üçlü test yapılması yerine sadece detaylı
ultrason yapılmasının yeterli olacağını öne süren
görüşler de mevcuttur. Bilimsel çevrelerde bu konuda henüz
bir fikir birliği oluşmamıştır.
Kaynak: mumcu.com

                                                                               (25.08.2012)
Devamını Oku »

GözünAydın.com’a Teşekkürler :)


Yine internette bebek  bakımı ve hamilelikle ilgili yazılar okurken bir facebook sayfasına denk geldim. Sayfayı incelerken bir yazı ve fotoğraf dikkatimi çekti.
" GözünAydın.com 'dan Üyelerimize Hediye !

http://www.gozunaydin.com/ sitemize üye olan her 50. kişiye, "Anne Adayının 40 Haftalık Günlüğü" ve içindeki "Çocuklarımız, Gelenek ve Göreneklerimiz Belgesel DVD" hediye.
(kampanya stoklarla sınırlıdır) "
Yazıyor, yanında da şöyle bir fotoğraf vardı; 



Anne adayının günlüğü, Anne oluyorum, Teşekkür yazısı., www.gozunaydin.com/, miniğimleyaşam,



Bu yazıyı görünce hemen internet sitesine bakıp bilgi almak istedim. Çünkü maalesef artık hiç kimseye güvenimiz kalmadı :( Fakat siteye bakınca hamileliğim ve bebeğim doğduktan sonraki  süreçte işime yaracak çok güzel bilgiler olduğunu gördüğüm için üye oldum. 

Aradan bir ay geçmişti ki açıkcası hediyeyi unutmuştum bile çünkü şimdiye kadar hiçbir çekiliş vs.de bir şey kazanmamıştım. Bir e-mail geldi,  mailde hediyeyi kazandığım yazıyordu. Çok şaşırmıştım ama elime ulaşana kadarda emin olamayacaktım hala şüpheci bir yaklaşımım vardı :)
Dün ise " Anne Adayının Günlüğü "  elime ulaştı gerçekten beklediğimin çok üstünde bir şeyle karşılaştım. Bayıldım resmen çünkü hamileliğimden başlayarak bebeğim doğduktan sonra anılarını yazabileceğim ayrıca ara ara bilgilendirme yazıları olan süper bir günlük :)
Tekrardan çok teşekkürler www.gozunaydin.com/





Devamını Oku »

Bebeğimiz 8 Haftalık oldu :)


Bebeğimiz 8 haftalık olmuştu,  Artık hamileliğin rutin kontrollerine birde tahliller eklenmişti bugün kan değerlerime bakılması için ve bebeğimizi ultrasonda görmek için yine randevumuz vardı. Ultrasonda bebeğimizi yine görünce mutluluğumuz kat ve kat arttı. Artık bebeğimizin kol ve bacakları biraz daha belli olmuştu. Hatta eşimle bana kalsa tam bir bebek olmuştu :) Kalbi dakikada 162 kez atıyordu, Boyu ise 1.72 cm olmuştu. Her ne kadar objektif bakınca çok minik olsa da benim yaşama umudum olmuştu bile…
İnsanoğlu hayatının her evresinde çok aciz ama hamile olduğumdan beri kendimi daha aciz hissediyorum. Karnımda bebeğim var ama ne olacağı, nasıl olacağı hakkında hiçbir fikrim yok. Bebeğimiz Rabbimin bize en büyük hediyesi. Miniğim için ve diğer bebek bekleyen anneler için bol bol dua ediyorum. Böylece içimin huzurlu olduğunu hissediyorum.
Birde unutmadan söylemek istediğim bir şey var insan zamanla çok değişiyormuş. Ben ki  kan grubumu öğrenmek için kan verirken bayılan biriydim, şimdi ise cesurca gidip kan tahlilleri yaptırıyorum. Ve bundan sonra birkaç ay periyodik olarak tahliller için kan vermem gerektiğini biliyorum :) Diğer doktor randevumuz 12. haftada belki de o zaman bebeğimiz bir sürpriz yapar ve cinsiyetini gösterir :)

    Bu arada işte bebeğimizin görüntüsü :)
8hafta, miniğimleyaşam,


                                                                                           (24.07.2012)
Devamını Oku »

İlk Kalp Atışı


Sonunda beklediğimiz gün geldi. Bebeğimiz  6 hafta 3 günlük oldu. İlk kez kalp atışını dinledik, dakikada 120 kez atan minnacık bir kalp, miniğimizin varlığının en büyük ispatıydı. Doktorumuza boyunu sorduğumuzda yarım pirinç tanesi kadar olduğunu söyledi. O kadar küçük bir can ve hızlı hızlı atan bir kalbin var olduğunu düşünmek bile heyecan verici. Artık bedenimde iki kalp taşıyordum inanılmaz mutluluk verici bir duyguymuş. Geleceğe dair planlarım bir anda yön değiştirmişti. Bebeğimizin olacağının kesinleşmesiyle tüm duyguları ( mutluluk, huzur, endişe, korku ) aynı anda yaşıyordum. Artık anne olacaktım. Nefes aldığım sürece arkasında duracağım, her düştüğünde elinden tutup kaldıracağım ve tekrar yürümesini sağlayacağım, hayat öğretmeni olup doğruyu ve yanlışı anlatacağım, doğru yolu seçtiğinde gurur duyacağım canımın bir parçası. Rabbimin bize verdiği en büyük mucizeydi. Doğruyu söylemek gerekirse bazı anne adaylarının duygularını abarttığını düşünüyordum ama cidden yaşamadan anlaşılacak bir duygu değilmiş. Aniden hayatıma giren bu minicik canlı bir anda hayatımın odak noktası olmuştu bile. Hem de şükürler olsun bizi çok bekletmeden. Allah’ım isteyen herkese evlat sahibi olmayı nasip etsin… 

                                                                                                       (13.07.2012) 


Devamını Oku »

Bebeğimiz Oluyor :))


Evliliğimizin birinci senesi dolmak üzereydi artık bebeğimizin aramıza katılmasına karar vermiştik. Heyecanlı bir bekleyiş sonunda 05.07.2012 tarihine randevumuzu alıp doktora gittiğimizde  ultrasonda bir karartı görmüştük meğer bu gördüğümüz şey bebeğimizin kesesiymiş. Böylece miniğimizin varlığı kesinleşmiş hatta 5 hafta 2 günlük olmuştu. Hastaneden çıktığımızda tam bir duygu karmaşası yaşamaya başlamıştım. Bir yandan dünyanın en mutlu insanı olmuş bir yandan varlığından birkaç dakika önce haberdar olduğum ve aramıza katılmasını heyecanla beklediğim bebeğimiz için korku ve endişelerim oluşmuştu. Yolda yürürken eşimle yüzümüzde anlam veremediğimiz bir tebessümle bu mutlu haberi paylaşmak üzere ailelerimize gittik. Diğer doktor kontrolümüz bir hafta sonra miniğimizin kalp atışlarını dinleyeceğiz ama bu bir hafta nasıl geçicek bilemiyorum :))

İşte bu da bebeğimizin ilk görüntüsü demeyi çok isterdim ama kaybolmasın diye sakladığım ultrason görüntülerini ben bile bulamıyorum gebe aklı işte :))


                                                                                       ( 05.07.2012 )
Devamını Oku »

17 Kasım Dünya Prematüre Günü



nedenleri, Prematüre, miniğimleyaşam, 17 kasım,bebek

Prematüre Bebekler Ve Nedenleri 

Normal hamilelik süreci olan 40 hafta tamamlanmadan, 37 haftadan önce gerçekleşen doğumlara prematüre doğum denir. Bu haftadan önce doğan bebeklerse prematüre bebek olarak adlandırılırlar.

Prematüre doğan bebekler ne kadar prematüre doğduklarına göre farklılıklar gösterirler. Bazıları sadece sınırda prematüredir ve kısa bir süre hastanede kaldıktan sonra taburcu edilip sağlam bir yenidoğan bebek gibi izlenebilirler.

Bazıları ileri derecede prematüredirler ve hastanede çok uzun süre kalmak zorunda kalırlar. Prematüre doğan bebeğinizle karşı karşıya kalabileceğiniz problemleri bilmek için önce bebeğinizin ne kadar prematüre olduğunu bilmelisiniz.

Prematüre bebekler gebelik yaşına göre 3'e ayrılır:
24–31 Hafta: İleri derece prematüre
32- 35 Hafta: Orta derece prematüre
36- 37 Hafta: Sınırda prematüre

Doğum ağırlıklarına göre de 3'e ayrılır:
Düşük Doğum Ağırlığı: Bebeğin doğumda 2500 gramdan az olması.
Çok Düşük Doğum Ağırlığı: Bebeğin doğumda 1500 gramdan az olması.
İleri Derecede Düşük Doğum Ağırlığı: Bebeğin doğumda 1000 gramdan az olması.

Prematüre Doğumun Nedenleri:
Prematüre doğumun birçok nedeni vardır. Ana rahmindeki bebek, rahim ve plasentayı üçlü bir ünite olarak kabul edersek bu ünitenin her bir üyesine ait sorunlar ayrı ayrı prematüre doğum nedeni olabilir.

  • İdeal gebelik yaşı 20-30 yaş arasıdır. Hamilelik dönemi ve doğum sonrası bakım, anne yaşından etkilenir. 17 yaş öncesi ve 35 yaşından sonraki gebelikler risklidir. Erken yaş gebeliklerinde  annede yüksek tansiyon ile seyreden ve eklampsi, geç yaş gebeliklerinde bebekte Down Sendromu(Mongol bebek) gibi kromozom anormallikleri görülebilmektedir.
  • Sık doğum: Doğum kontrolünün iyi yapılamadığı ülkemizdeki gibi toplumlarda prematüre doğum sıklığı daha fazladır. İki gebelik arasındaki sürenin 2 seneden kısa olması halinde prematüre doğum olasılığı artar.
  • Annede kronik hastalıklar: Akciğer, karaciğer, böbrek ve kalbe ait kronik hastalıklar erken doğum içim risk oluştururlar.
  • Tansiyon: Annede hipertansiyon durumunda, kan dolaşımından beslenen bebeğin olumsuz etkilenmesine neden olarak erken doğum gerçekleşebilir. Annede hipertansiyon varsa aynı zamanda bebeğin kilo alımı da geri kalır.
  • Enfeksiyonlar: Annedeki her tür enfeksiyon amnion sıvısında bulaşmaya ve erken doğuma neden olabilir.
  • Rahimin küçük olması, rahim tümörü gibi rahime ait yapısal bozukluklar.
  • Servikal Yetersizlik: Rahim boynunda yumuşama ve gevşeme sonucu rahmin fetüsü taşıyamamasıdır.Plasenta dekolmanı: Rahim iç yüzüne iyice yapışmış olan plasenta bir şekilde ayrışmaya başlar ve erken doğun meydana gelir.
  • Plasenta previa: Plasenta rahmin alt kısımlarına yerleşirse gebeliğin ilerleyen haftalarında rahmin gerilmesi erken doğumu tetikleyebilir.
  • Çoğul ebeliklerde bebek sayısı arttıkça erken doğum riski de artar. 
  • Doğumsal anomalisi olan bebeklerin erken doğum riski daha fazladır.
  • Sigara veya uyuşturucu kullanımı: Gebelikte sigara kullanımı, fetus ve plasentada bir yandan karboksihemoglobinin artıp oksijenin azalmasına, bir yandan da içerdiği nikotin ile prematüre bebek doğum riskinin artmasına neden olur. Kokain ve amfetamin gibi keyif verici ilaçlar da, prematüre doğuma neden olurlar. Kokain, plasentanın ayrılmasına ve annede hipertansiyona neden olmakta, ayrıca direk olarak rahmin kasılmasına da neden olarak prematüre doğuma neden olmaktadır.
  • Yetersiz beslenme ve yetersiz gebelik bakımı gibi nedenlerle premetüre bebek doğurma riski artar.



Devamını Oku »

Cenin'in Güncesi (9.Ay)


Benim zevkle takip ettiğim bir yazı, sizinde hamileliğiniz boyunca hafta hafta severek takip edeceğiniz miniğinizden size yazılmış küçük notlar :))

 36 hafta yaşındayım, saçlarım çok uzadı, onları kestirmek istiyorum, tırnaklarım da uzadı. 2,5 kg ve 46 cm. olduğumdan yer değiştiremiyorum ama tekme atabiliyorum. Artık her hafta doktora gidiyoruz, bu adamı gerçekten merak ediyorum.Doktora göre doğmama dört hafta kalmış, annem, babam ve ben doğumumun gerçekleşeceği yeri görmeye gittik, doktorumuz bunun anneciğimi rahatlatacağını söyledi. Doktor bana artık doğabileceğimi söyledi, istersem hemen onların yanına gidebilirmişim, o zaman prematüre bir bebek olurmuşum, sevmedim bunu ben bekleyeceğim.

   37 hafta yaşındayım; annem artık çok kilo almıyor, sürekli dinleniyoruz, ayaklarını yükseğe kaldırıp benimle oynuyor bazen. Dinlenmediği zamanlarda babacığımla benim için alış veriş yapıp çok güzel bir oda hazırlıyorlarmış, odamı çok merak ediyorum, buradan büyüktür inşallah. 2,8 kg oldum odaya da sığmayabilirim çünkü. 

   38 hafta yaşındayım; daha önce şeklimi değiştirdiğim iyi oldu, çünkü çok az zaman kaldı. Anneciğimin kasılmaları oluyor, biz de oturarak nefes alıp veriyoruz. Ama anneciğim sancılarının gerçek doğum sancıları olup olmadığını anlayamıyor. Doktorumuzun dediğine göre önceleri daha az sıklıkla ancak düzenli aralıklarla gelen doğum sancıları bir süre sonra 50 saniyelik kasılmalar halinde 10 dakikada üç sancı olarak gelirmiş. Ve zamanla şiddeti artar, şiddeti artan bu sancılar düzenli bir şekilde tekrar ediyorsa hastaneye gitme vakti gelmiş demekmiş. Nişan denilen kanlı yapışkan akıntı geldikten sonra genellikle iki gün içinde doğum başlarmış. Bağırsaklarımda mekonyum denilen ilk dışkım birikmeye başladı, bunu doğumdan sonra bir gün içinde dışarı atabilirmişim. Ben ne kadar çok şey biliyorum böyle. Ressamların bana veda ederken her şeyi anlatmaları iyi oldu.

   39 hafta yaşındayım; Annemin kasılmaları daha kuvvetli, artık ben doğuma hazırım, anneciğimin annesi, ben ona “annaneciğim” diyecekmişim, benim doğumum için bir çanta hazırladı. Benim ve annemin sağlığı yerinde olduğu için anneciğim normal doğum yapacakmış, benim bu küçük yerden rahat çıkabilmem için anneciğimin perinesinde kesi yapacaklarmış, ama daha sonra eriyen ipliklerle dikeceklermiş, bu ikimiz içinde daha sağlıklıymış. Ne demekse!  

   40 hafta yaşındayım; ay çok kilo aldım tam 3,4 kg olmuşum, artık anneciğime ve babacığıma kavuşacağımı hissediyorum. Biz şimdi hastaneye gidiyoruz, babam çantamızı evde unutmuş onu bekliyoruz, ben uslu oturuyorum ama anneciğim yine de bağırıyor. Neyse babam geldi, bizi daha önceden keşfettiği kestirme yollardan hastaneye ulaştırdı, doktorumuz bizi bekliyor. Evet geldik, şimdi ben doğuyorum işte……..

   Merhabaaaaaa, ben geldim , ahhhhhhh bu leyleğin gagası beni acıtıyor. Ağlayacağım işte…. Sonra bebekler neden hep ağlar derler, bu leylek sizi gagalasa nasıl olur. Şaka yaptım aslında leylek yok, beni görmek için gelen bir kadın çocuğuna onu leylekler getirdi diyordu, ben de başladım ağlamaya, yalan söyleme diye bağırdım,  annemin karnında benden başka kimse yoktu ki, hem orada bir leyleğe de yer yok, ben zor sığıyordum. Artık anneciğimin kucağında uyuyorum, parmağımı da emmiyorum, o beni süt denen çok tatlı bir yemekle besliyor. Benim gibi yeni doğan bebekler için en sağlıklı besin anne sütüymüş. Sütümü içiyorum ve bol bol uyuyorum, burası daha rahat, herkes bana hizmet ediyor, keyfim yerinde, ohhhh
( www.bebek.com )
Devamını Oku »

Cenin'in Güncesi (8.Ay)


Benim zevkle takip ettiğim bir yazı, sizinde hamileliğiniz boyunca hafta hafta severek takip edeceğiniz miniğinizden size yazılmış küçük notlar :))

31 hafta yaşındayım; akciğerlerim olgunlaşıyormuş, anneciğim elini üzerimde gezdirip ona verdiğim bütün acılara rağmen beni çok sevdiğini söyledi. O bu günlerde tuhaf rüyalar görüyor, ama kalkınca gördüklerini hatırlayamıyor, şimdi baş ucunda bir not defteri varmış, kalkınca rüyalarını yazabilmek için. 1650 gr. olmuşum artık eskisi kadar hızlı büyümüyorum, beyin dokum gelişimini hala sürdürüyor. 

   32 hafta yaşındayım, buraya yuvarlandığımda çok büyük bir yer gibi gelmişti bana, şimdi sığamıyorum herhalde yakında gideceğim buradan, zaten karanlık bir yer. Belki başımı aşağı çevirirsem daha rahat sığarım. Boyum 40,5 cm. ve ağırlığım 1,8 kg. oldu nasıl döneceğim ki. İki haftada bir doktora gidiyoruz, sorun ben değilim aslında, ben gayet iyiyim, duyularımın beşi de tam olarak çalışıyor ama anneciğin psikolojik problemleri var, çirkin olduğunu, babamın onu sevmeyeceğini düşünüyor. Bence yanlış “ babam bana onu çok sevdiğini söyledi bana, özellikle beni dünyaya getirmek istediğinde sevgisinin daha da çoğaldığını, mutluluklarının görünen bütün olumsuzluklara rağmen daha fazla olduğunu da söyledi.”

   33 hafta yaşındayım; babacığım annemin ayaklarına masaj yapıyor, çünkü yine kramp denen şey gelmiş. Tabi anneme çok kilo aldığını söylediğinde annem ağlamaya başladı yine, o ağlayınca bende ağlıyorum. Babacığım onu öpüp gönlünü aldı bunun normal olduğunu, doğumdan sonra her şeyin eskisi gibi olacağını söyledi. İşte bu kelimeyi hatırlıyorum “doğum”, bu benim öteki dünyaya geçişimi anlatıyor. 2 kg. olduğum şu günlerde nasıl doğacağım konusunda endişelenmeye başladım doğrusu, bir taraftan da bu sıvıyı yutmaktan bıktım, önce yutuyorum sonra çıkarınca eksilen sıvı aynı miktara geliyor, beni beslediğini biliyorum ama ……boş verin ……artık cildimin rengi kırmızıya dönük değil, daha açık pembe…Çok düşündüğüm için başımda epey büyüdü. 

   34 hafta yaşındayım; havalar çok sıcak olduğu için anneciğimin yüzü, eli, ayağı şişiyor. Bende çok ağırlaştım, tam 2,2 kg. olmuşum. Beyin işlevlerime her gün yenisi ekleniyor, uyurken gözlerimi kapamasını, uyanıkken açmasını, ve belli aralıklarla kırpmasını öğrendim.

   35 hafta yaşındayım; Ben yakında öteki dünyada olacağım, annem biraz korkuyormuş, bu nedenle huysuzluk yapıyormuş. Ama ben hazırım, korkulacak bir şey yok. Doktor dedi ki; bebeğin hareketleri bebeğin sağlıklı olduğunu gösteren en önemli bulgulardanmış. Sağlıklı bebek enerjisini atmak için hareket edermiş, hem bu şekilde bebeğin kasları gelişirmiş. Bebeğin hareketlerine annelerin dikkat etmesi, hareketlerde azalma varsa doktora haber vermesi gerekirmiş. Bu her zaman  problem olduğu anlamına gelmezmiş ama yinede nonstres test yapılırsa iyi olurmuş. Bu hafta yaşımda vücudum antikor üretmeye başladı, bunlar benim enfeksiyonlarla mücadele etmeme yardımcı olacak.
( www.bebek.com )
Devamını Oku »

Cenin'in Güncesi (7.Ay)


Benim zevkle takip ettiğim bir yazı, sizinde hamileliğiniz boyunca hafta hafta severek takip edeceğiniz miniğinizden size yazılmış küçük notlar :))

26 hafta yaşındayım; artık 750 gramım cildimin altında yağ birikiyormuş. Kollarımı ve bacaklarımı çok hareket ettirdiğim için anneciğim çok kızgındı, annesiyle konuşurken bağırıyordu, çok korktum neden bu kadar sinirleniyor ki. Babacığımın dediğine göre bunların sebebi ani kasılma ve gevşemeler hissetmesi imiş. Bunlara Braxton-Hicks kasılmaları deniyormuş. Kasılmalar ağrılı olunca anneciğim benim sürpriz yapıp erken geleceğimi düşünüyor, ama ben ona kızdım erken gelmeyeceğim. Bazen de anneciğimin adet sancısına benzer kramp tarzı ağrıları, bel ağrıları, akıntıları, barsak krampları oluyor, herkes yine benden şüpheleniyor, dedim ya ben erken gel-me-ye-ce-ğim. Akciğerlerimdeki hava keseciklerim bile oluşumunu tamamlamadan, beynimdeki görme ve işitme dalgaları tam anlamıyla faal olmadan nasıl gelirim. 

   27 hafta yaşındayım; kalbim çok hızlı atıyor. ( 120-160/dak.), aydınlıkken anneciğimle yürüyoruz, karanlıkta yürüdüğümüz zamanlar babacığım da bizimle oluyor, annem çok su içiyor, onun yüzünden çok kilo alıyorum buraya sığmıyorum. Ben de annemin karnında yukarı doğru tırmanıyorum sürekli, bu nedenle derin nefes alırken zorlanıyormuş, ama bu beni etkilemiyor, hamile olunca bazı hormonlar onun daha sık nefes alıp vermesini sağlıyormuş, böylece bende bol oksijen kullanabiliyorum. Sürekli kilomu konuşuyorlar 950 gr. olmuşum, babacığım gibi çok oburmuşum, çok kilo almışım, demek ki ben ona benziyorum, onu daha çok merak etmeye başladım.

   28 hafta yaşındayım ama cildim hala buruşuk ve pembe,yoksa şu vücudumdaki doğal krem işe yaramıyor mu? Bu yüzden karmakarışık düşüncelerim var, sıkıldıkça dönüyorum, annemi tekmeliyorum. Bugün küçük ressamlar geldi saçlarımı uzattılar, kaşlarımı, kirpiklerimi çizmeyi bitirdiler. Annem ile babam bir kitaptan  boyumun 37 cm ve kilomun 1 kg. olduğunu söylediler bana. Onları duyduğumu öğrendiklerinden beri benimle konuşuyorlar.

   29 hafta yaşındayım 1,3 kg. olduğum için anneciğim ayakta çok duramıyor, çabuk yoruluyor ve tansiyon denen bir şey yine düşürüyor bu nedenle hep dinleniyoruz. Babama dedi ki “ kendimi sonsuza kadar hamile kalacakmış gibi hissediyorum, karnım kaşınıyor, nefes alamayacak kadar şişmanladım, midem yanıyor, bacaklarıma kramp giriyor, her yerim ağrıyor”. Babam onu teselli etti, bunların hepsi geçecek dedi. Sonra yürüyüşe çıktık, çünkü doktor yürümenin annem için en iyi egzersiz olduğunu söyledi. Bir de ona böyle şikayet etmemesini benim her şeyi duyduğumu, küsebileceğimi söyledi, evet ben her şeyi duydum, artık koku da alabiliyorum, görebiliyorum, tat alabiliyorum ve bir de seni üzdüğüm için üzülüyorum anneciğim. 

   30 hafta yaşındayım; bu günlerde anneciğim hep sol tarafına yatıyor böylece organlarına kan gidişi ve kan dönüşünün en az şekilde engellenmesini sağlıyormuş. Bu şekilde uyumakta zorlanınca karnının altına veya bacaklarının altına yastık koyuyor. Mide yanması olmaması içinde vücudunun üst kısmını alt kısmına göre hafifçe yukarıda tutuyor. Lanugo tüylerim kaybolmaya başladı, göz kapaklarımı düzenli olarak açıp kapatabiliyorum tabii 1,5 kilo oldum artık. Biliyor musunuz kemik iliğim kan yapabiliyor artık…
( www.bebek.com )
Devamını Oku »

Cenin'in Güncesi (6.Ay)


Benim zevkle takip ettiğim bir yazı, sizinde hamileliğiniz boyunca hafta hafta severek takip edeceğiniz miniğinizden size yazılmış Küçük notlar :))

21 hafta yaşındayım; bir keresinde ben çok yaramazlık yapıyordum sonra tanımadığım bazı sesler duydum, çok güzeldi, sessizce dinledim, anneciğim babacığıma “galiba senin gibi sanatçı olacak, Vivaldi’yi çok seviyor” dedi, o sesin adı “müzik”imiş, Vivaldiyi tanımıyorum ama, artık annemle hep müzik dinliyoruz, müzik dinlemeyi çok seviyorum, bazen dinlerken uyuyorum, annemde mutlu oluyor. Anneciğimin ayak ve ayak bilekleri benim büyümemden dolayı şiştiği için hep dinleniyoruz. Babam dedi ki eğer yüzünde ve ellerinde şişme olursa doktora gitmemiz gerekirmiş. Kalbim çok çalışıyor, sürekli kan pompalıyorum ama yine de bu aralar yavaş büyüyorum, sadece 400gram oldum.

   22 hafta yaşındayım ; Ben bir muz kadarmışım, muz denen şey mide yakar mı annemin midesi yanıyormuş, bir de diş etleri şişiyormuş, babam “bu kadınlar hep böyle, her şeyden şikayet ederler” diyor. Kendi kendine de “sabırlı ol, hepsi geçecek” diye tekrarlıyor sürekli, o böyle kendi kendine konuşunca çok komik oluyor. Ben yaklaşık 500 gr. olmuşum, anneciğim uzun süre ayakta duramıyor, ve yürümeye gittiğimizde o alçak topuklu ayakkabı giyiyor. Çünkü beli ağrıyor, hamileyken vücudunun ağırlık merkezi sürekli değişirmiş, biraz oturuyoruz sonra ayağa kalkıyoruz, biraz ayakta duruyoruz sonra tekrar oturuyoruz, ben daha çok yoruluyorum. Omurgalarım ağrıyor. İyi ki otururken dizlerini kalçasından yukarıda tutuyor, böylece ağrılarım geçiyor.

   23 hafta yaşındayım kocaman oldum ama annem hala şikayet ediyor ne zaman büyüyecekmişim, bacakları şişiyormuş şimdi de , o da yatıyor, benim için daha iyi oluyor yine müzik dinliyoruz hatta kitap bile okuyoruz, anneciğim anne karnında çocuğun eğitilebileceğine inandığından sürekli okuyor, bir çok şey öğrendim. Bazen müzik onu çok etkiliyor ve ağlıyor, ben de kızıyorum ters dönüyorum, doktor da hemen ona bunu söylüyor, çok üzüldüğünü görünce yine dönüyorum, neden üzülüyor ki, hep aynı şekilde duramam tabi ki canım sıkılıyor. Doktor ona benimle konuşmasını onu duyabilmem için orta kulağımın gelişimini tamamlamaya başladığını söyledi, ben bunu zaten biliyordum, o kadar çok gürültü var ki burada kendimi bile duyamıyorum, bağırdım ama beni hiç dinlemiyor, sonra neden tekmeliyormuşum. Tekmelerim işte….

    24 hafta yaşımdayım artık çok hareket edince terliyorum ve hasta olduğum içinde öksürüyorum, bir de şu tatlı parmak yok mu hep onun yüzünden hıçkırıyorum. Ben hıçkırınca anneciğim de tekme attığımı zannediyor. 33 cm boyu 570 gr. ağırlığı olan biri buraya nasıl sığar, ne kadar daha var öteki dünyaya gitmeme öfffff bir an önce anneciğimi ve babacığımı görsem, dün gece anneciğim uyurken babacığım beni okşadı benimle konuştu, hatta anneciğimin huysuzluklarını anlatıp beni uyardı. İkisini de çok seviyorum. Bir de şu doktoru çok merak ediyorum, düzenli olarak onu görmeye gidiyoruz. Şimdi de anneciğimin şeker tarama testi olması gerekiyormuş.  

   25 hafta yaşındayım; anneciğime kramp denen bir şey gelip ağrı yapıyormuş o da ağlıyor, futbol topu kadar büyüdüm, anneciğim diyor ki beli ve bacakları zonkluyormuş, zonk ne demek? Zonk sesini duyunca bacaklarına buz koyuyor ya da duş alıyoruz. Yine de geçmezse doktorumuzun verdiği ilaçları alıyoruz. Babam çok heyecanlı bir şekilde geldi bu akşam. Anneme bağıra bağıra “ biliyor musun üç boyutlu ultrason varmış” dedi. Yani benim çeşitli açılardan görüntülerimi alıyor, bu
görüntülerin arasını bilgisayar kendi dolduruyor, bana benzeyen bir görüntü ortaya çıkarıyorlarmış. Ama doktorumuz bunu bize söylemişti çok önemli bir şey değilmiş. Babacığım beni görmek için sabırsızlanıyor herhalde.
( www.bebek.com )
Devamını Oku »

Cenin'in Güncesi (5.Ay)


Benim zevkle takip ettiğim bir yazı, sizinde hamileliğiniz boyunca hafta hafta severek takip edeceğiniz miniğinizden size yazılmış Küçük notlar :))

17 hafta yaşındayım; anneciğim kendini görebildiği ayna denen bir şeye bakıyor, karnının büyüdüğünü söylüyor, kasıkları ağrıyormuş ve çok terliyormuş. Tabi ben önceki yaşlarıma göre daha hızlı kilo aldığımdan anneciğimde kilo alıyor. Cildimin altında yağ depoluyorum artık, kalbimle günde 30 litre kan pompalıyorum, ben de çok yoruluyorum, bazen de korkuyorum, geçen gün birisi ince uzun bir boruyla suyumdan çaldı, sonradan öğrendim ki, doktor benim suyumu test edecek, benim sağlıklı olup olmadığıma bakacakmış.

   18 hafta yaşındayım; anneciğim geceleri uyuyamıyor, ben onu incitmek istemiyorum ama ben de burada sıkılıyorum ve o benimle konuşmuyor. Heeeeyyyy neden benimle konuşmuyorsun sen? Ama ben seni seviyorum. Annemin tansiyon denen şeyi düşmüş, ani hareketler yapıp, ayağa kalkmaması gerekiyormuş. Artık 210 gr. oldum anneme daha çok benziyorum. Bir de bağırsaklarım mekonyum denen bir şey yapıyor, o çok gereksiz bir şey… 

   19 hafta yaşımdayım; anneciğimle babacığım doktorda bir alete bakıp benim hareketlerimi seyrettiler. Ama ben büyüdüğüm için anneciğimin beli ağrıyormuş, buna çok üzüldüm. O da topuklu ayakkabılar giymemeliymiş babam öyle diyor, neden giyiyor ki. Biz de tekrar doktora gittik. Anneciğimin kalçaları ve memeleri büyüdüğü için çatlaklar oluşuyor, çatlak olduğundan dolayı da kaşıntı oluyormuş, doktor dedi ki bol sıvı almamız gerekiyormuş, bir de çatlak kremi kullanmalıymışız. Eğer cildimiz kurumazsa çatlak olmazmış. Benim çatlaklarım yok ama her yanım o tüylerle kaplandı bu da yetmezmiş gibi annemin sürdüğü çatlak kremi gibi bir şeyi o küçük ressamlar her yerime sürüyor. Bunun adı vernix imiş. Bu beni sudan korumak içinmiş, ukala küçük ressam dedi ki, biraz daha bu suyun içinde kalırsam buruş buruş olacakmışım.

   20 hafta yaşıma girdiğimde beni şaşırtan başımın üzerinde çıkan saçlar oldu, onlara alışamadım bir türlü. Bu aralar karnım guruldamaya başladı, şu tatlı parmaktan mı acaba ne dersiniz? Kemiklerim çok güçlü olduğu için hareket edebiliyorum, bir de anneciğimin sesini duyduğumda o da beni duyabilsin diye bağırıyorum ama duymuyor, ben de onu tekmeliyorum böylece benimle konuşuyor. Ona boyumun 25 cm. kilomun 340 gr. olduğunu söyledim. Annem aynanın karşısında kendi kendine konuşuyor “zaman ne kadar çabuk geçiyor, karnım epey büyüdü” diyor herhalde benim onun göbek deliğiyle aynı hizada olduğumu fark etti, her yaşımda bir cm. yukarı çıkacağım, göbeğinden geçen o çizgi koyulaşmaya başladı, ama doğumdan sonra tamamen kaybolacakmış. Biz çok sağlıklıyız; anneciğim gereksiz kalori almıyor, iyi besleniyor.
( www.bebek.com )
Devamını Oku »

Cenin'in Güncesi (4.Ay)


Benim zevkle takip ettiğim bir yazı, sizinde hamileliğiniz boyunca hafta hafta severek takip edeceğiniz miniğinizden size yazılmış Küçük notlar :))


13 hafta yaşındayım ve artık bir şeftali kadarmışım, şeftalinin benim gibi kolları ve uzun bacakları var mıdır? Bu hafta ses tellerimi çizdiler, bağırsaklarımı yerlerine yerleştirdiler, ve karaciğerim ile pankreasım üretime başladı.Anne de benim bu yaşımda eskisi kadar şikayet etmiyor, sadece yorgun olduğumuz için dinleniyoruz. Bazen karnında ve sağ kasığında ağrılar oluyormuş, doktor dedi ki bunun sebebi benim büyümemmiş, ben büyüdükçe beni tutan bağlar geriliyormuş ve ağrı yapıyormuş.

   14 hafta yaşındayım artık annenin bulantıları yok , kendini yorgunda hissetmiyor ama bu seferde kabızlıktan şikayet ediyor, sürekli tuvalete gidiyoruz, ve lifli besinler yiyoruz. Doktor bazı ilaçlar verdi, ama önce yulaf ezmesi+süt+şeker+corn flakes karıştırıp yemesini söyledi, böylece kabızlıktan kurtulabilirmiş. Ressamlar bana nefes alıp verme çalışmaları yaptırıyorlar, ellerimle selam, merhaba demeyi öğretiyorlar, bunları yaparken kalbim öyle bir atıyor ki; doktorla, baba beni bir makineden duyabiliyorlarmış. Bende onları duyuyorum çünkü kulaklarım oldukça gelişti, tabi gözlerimde …

   15 hafta yaşındayım çok güzel kulaklarım var, saçlarım, kirpiklerim, hangi cenin benim kadar güzel olabilir, ben çok güzelim. Ama lanugo denen şu tüylere alışamadım, bunları neden çizdiniz dedim, merak etme 26 hafta yaşına geldiğinde onlar dökülecek dediler. O zaman neden çizdinizzzzzzz, bu ressamların canı sıkıldıkça benimle uğraşıyorlar, işlerini bitirseler de gitseler bir an önce. Giderken bir de gülerek “ bu bebek kızmış” dediler, biliyoruz ne olacak yani…

   16 hafta yaşındayım ve annenin sesini duydum beni okşuyor ne kadar çok sevdiğini söylüyordu. Birden kalbim çok hızlı atmaya başladı, artık ona anneciğim diyeceğim, çünkü o beni severken “kızım bana anneciğim diyecek” diyordu, kız olduğumu o da biliyor, zaten bu yaşımda cinsiyetimi belirten organlarım oluştu. Kemiklerim ne kadar sert ama yine de cildim çok ince, damarlarım görünüyor ben de beslenmek için bu sıvının yetmediğine karar verip parmağımı emmeye başladım, çok tatlı bir şey bu…Az daha boyumu söylemeyi unutuyordum, ben tam 16 cm. oldum ve 135 gr. Anneciğim çok meşgul beni yine unuttu, doktora gidecekmiş, midesi yanıyormuş, burnu kanıyormuş ben neden olduğunu biliyorum, onun damarlarındaki kan miktarı artmış, bu benim için iyiymiş ressamlar konuşurken duydum. Bir de babam görmek istiyormuş, o da doktora gidecek annemle, beni bir makinenin içinden görecekler, onlar için hareket edeceğim.
( www.bebek.com )
Devamını Oku »

Cenin'in Güncesi (3. Ay)



Benim zevkle takip ettiğim bir yazı, sizinde hamileliğiniz boyunca hafta hafta severek takip edeceğiniz miniğinizden size yazılmış Küçük notlar :))



9 hafta yaşındayım bugün yine küçük ressamlar geldi, gözlerimi, dilimi ve ağzımın içini monte ettiler, bağırsaklarımı kordon içinden karın içindeki boşluğa taşıdılar, parmaklarımı da uzattılar biraz. Daha benimle çok işleri varmış. Ne ukala şeyler… Bu arada annenin midesi yanıyor, hiç dinlemiyor ki doktor ona midesine dokunan yemekler yememesini söylemişti, şimdi ilaç almak zorunda kaldı. Bir de beni besleyecek olan memelere süt gelmeye başladığından onun göğüsleri büyüyor, kendine onlar için destekli bir sütyen alacakmış, o ne demek bilmiyorum ama doktor bunu yapması gerektiğini söyledi. Şu günlerde küçük ressamlardan sonra en çok doktoru görüyorum aslında duyuyorum demek istedim.


   10 hafta yaşındayım ve kendimi bir portakal kadar büyük hissedeceğimi söylemişlerdi ama portakalın ne olduğunu bilmiyorum ki…doktorun dediğine göre anne hamile olduğu için kolay sinirlenebilir, keyifsiz olabilirmiş. Anne sağlıklı beslenmesine rağmen çok kilo alıyorsa endişelenmesine gerek yokmuş, doğumdan sonra bu kiloları kolayca verebilirmiş, asla diyet yapmaması gerekiyormuş hatta o normal kilolu bir anne adayı olduğu için 12,5 –17,5 kilo alabilirmiş. Düşük kilolu anneler 15-20, kilolu anneler ise 7,5-12,5 kilo alırlarmış. Bu arada ressamlar hızla çalışıyorlar, eklemlerimin çoğu oluştu, bilek, dirsek, diz, ayak bileği, omuz, eller, parmaklar ve tırnaklar tamammış artık sadece benim beslenmeme bağlı olarak büyüyeceklermiş. Küçük ressam bana gözümün ne renk olmasını istediğimi sordu, çünkü iris tabakam ortaya çıkıyormuş, ben “renk” ne dedim, boş ver anneninki gibi yeşil olacak zaten dedi. O zaman neden bana soruyor ukala…

   12 hafta yaşındayım ve artık iç kulağım, burnum, dilim bile var. hatta göz kapaklarımı çok seviyorum, onları sürekli açıp kapatıyorum, parmaklarımın ucunda tırnaklar çıktı, ve daha rahat hareket edebiliyorum. Boyum 6,5 cm, ağırlığım 18 gr. olmalı , üfffffffffff ne kadar büyüğüm, inanamıyorum. Bir de eskisi kadar kusmaya gitmiyoruz, ama bu seferde annenin başı ağrıyormuş.hani içinde yüzdüğüm sıvı var ya amniyos sıvısı, ara sıra onu yutuyorum, sonra da ressamların öğrettiği gibi çıkarıyorum, yani çiş yapıyorum.
( www.bebek.com )

Devamını Oku »

Cenin'in Güncesi (2. Ay)




  Benim zevkle takip ettiğim bir yazı, sizinde hamileliğiniz boyunca hafta hafta severek takip edeceğiniz miniğinizden size yazılmış Küçük notlar :))


Burada yaşımı hafta diye bir şeyle ölçüyorum ve şimdi tam beş hafta yaşındayım. O yaramaz spermler bana çarptıktan sonra dengem bozuldu, beni iyileştirmek için küçük doktorlar geldi, onlar aynı zamanda  ressammış, beni iyileştirdikten sonra vücudumun üst bölümüne dört oyuk , orta bölümünde ise minik bir kabarıklık çizdiler. Hatta o minik kabarık gürültü yapıyor; pıt, pıt diye….Küçük ressamın dediğine göre bana çok hassas bir kalp çizmiş. Bir de daha çok işi olduğunu söyledi, beni üç tabakaya ayırmış sırayla bütün organlarımı çizecekmiş. En dış tabakanın adı ektoderm; sinir sistemimin ana elemanları olan beyin ve omurilik, saç,cilt gibi yapılarımla bu tabakada çalışacaklarmış. Orta tabakanın adı mezoderm; kalp ve dolaşım sistemim, kemiklerim, kaslarım, böbreklerim ve genital organlarım bu tabakada oluşacakmış. Ve son olarak en iç tabakam endoderm; barsaklarım, midem, karaciğerim, pankreasım gibi iç organlarımı burada çizeceklermiş. Ne karışık işler bunlar……

   6 hafta yaşındayım ve boyum uzadı, elma ne demek bilmiyorum ama onun çekirdeği( 2mm.) kadarmışım, belki siz bunları biliyorsunuzdur ama ben kendimi yeni keşfediyorum ve yeni öğreniyorum. Size bir şey söyleyeyim mi anne ve baba benim yolculuğumdan haberdar, beni bekliyorlar. Benim için hayatlarında bir çok şeyi değiştirmeye başlamışlar, annenin sürekli midesi bulanıyor ve kusuyor, hatta babaya koktuğunu ona yaklaşmamasını söylüyor, neden anlamıyorum. Sonra saçlarını boyamıyor, sigara kullanmıyor, içki içmiyor çünkü bunlar bana zarar verebilecek alışkanlıklarmış. Ben bir resim gibiymişim, göbek kordonum, gözlerim, kulaklarım ve ağzım çizildi bile. Kalbim, bu yeni çizilen organlarımın gelişmesi için onlara kan depoluyor, dokularım hızla gelişiyor. Biz yine kusmaya gidiyoruz, üzgünümmmmmm, görüşürüz…

   7 hafta yaşına girdim biliyor musun? Artık ben öteki dünyadakilere daha çok benziyorum, başım biraz daha büyüdü, yüzüm oluştu, gözlerim hala kapalı ama kollarım ve bacaklarım var, yakında parmaklarım çıkacak, kemiklerimi oluşturacak hücreler gelişmeye başladı, ve ben küçük bir üzüm kadarım artık, ne kadar büyüdüm değil mi, siz şimdi benim bu kadar şeyi nasıl bilebildiğime şaşırıyor olmalısınız ama bunların hepsini bana anlattılar, büyürken korkmamam için bunu yapmaları gerekiyormuş. Yoksa ben de eskiden diğer ceninler gibi kalbin, beynin ne olduğunu bilmiyordum. Burun deliklerim, bağırsaklarım, pankreasım, bronşlarımda belirginleşmeye başladı. Küçük ressamlar bu hızla çalışırsa yakında kocaman olacağım. Bu arada anne hala kusuyor, ben kilo alıyorum, o zayıflıyor. Doktorumuz ona sabah yataktan kalkmadan önce “kraker” denen bir şeyden yemesini söyledi, bende tadını merak ediyorum, hadi yesene ondan. Yemeklerde çok su içtiği için midesi suyla dolmuş, hatta ara sıra o kadar çok su içiyor ki buraya kadar geliyor, boğulacağım, korkuyorum… 

   8 hafta yaşına girdim ve artık benim adım “fetus”, bu Latince “genç” demekmiş, Latince ne demek? Artık kollarım ve bacaklarım uzadı, omuzlarım, dirseklerim, kalçalarım belirgin hale geldi. Ve ben artık bir çilek kadar büyüğüm. Bugünlerde anne bana kızıyor, bana hamile olduğu için cildi yağ yapıyormuş ve bir çok sivilcesi varmış, doktorumuza “ben sadece bebek istedim sivilce değil” dedi kızgın bir şekilde, doktorumuzda güzel bayan ilk üç aylık dönemden sonra isteseniz de sizinle yaşamak istemeyecek bu ufaklıklara neden kızıyorsunuz, “sakin olun yoksa size inat olsun diye kalabilirler” deyince anne sessizleşti. Bu hafta iki kat daha büyüğüm, ayak ve el parmaklarıma o küçük ressamlar gelip bir şeyler çizdiler, ve bunların adı “tırnak” dediler. Sonra bir de ağzıma diş etlerinin altında diş taslakları
çizdiler. Bunlar çok işine yarayacak deyip kıkır kıkır güldüler. Onlar çok tuhaflar.

( www.bebek.com )

Devamını Oku »
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

FACEBOOK

TWITTER

INSTAGRAM