Sonunda Momfortbaby Aldım :))

kanguru-momfortbaby-minigimleyaşam-kolaytaşıma-ergonamiktaşıyıcı .jpg
26.12.2013 ( İlk gezimiz)
          Yağız kolikli bir bebekti ve neredeyse 7- 8 aylık olana kadar devamlı yapışık gezdik. Şimdide durumun çok iç açıcı olduğunu söyleyemem ama o zamanlara nazaran çok daha iyiyiz. Bu yüzden kanguru almayı çok istiyordum. Ev işlerini yaparken, yemek yaparken ve  bebek arabasıyla gitmenin gözümde çok büyüdüğü yerlere gideceğim zamanlarda hayatımı çok kolaylaştıracağına inanıyordum. Ama bir türlü içime sinmiyordu. Neden mi ?
          Bazı uzmanlar kanguruların erkek bebeklerin testislerine zarar vereceğini savunuyorlardı. Zaten yürüteci de bu yüzden almamıştım. Fakat bir kaç uzmanla konuşarak doğru oturuş pozisyonuyla testislerine herhangi zarar vermeyeceğini öğrendim. Sıra doğru kanguruyu almaya gelmişti. Tabi bir yandan da Yağız gün geçtikçe ağırlaşıyordu ve çevremdeki herkes artık gereksiz olduğunu söylüyorlardı. Ama ısrarcıydım çünkü çok rahat edeceğimden emindim. 
          Bir kaç tane markanın ürünlerini beğenip aralarından seçim yapmam gerekiyordu. Ben seçimimi girişimci bir anneden yana kullandım. Yaklaşık bir sene önce Twitter'da tanıştığım, daha sonra İnstagram'dan severek takip ettiğim, iki çocuk annesi Çağdaş Hanım. İkna olmamdaki en büyük neden onunda bir anne olarak tavsiye etmesi ve yabancı bir markanın kazanmasındansa Türk, girişimci bir annenin kazanmasının daha mutluluk verici olmasıydı. 
          Sonunda iki gün önce almaya karar verdik havale olur olmaz ürünümüz kargoya verildi ve bugün öğlen elime ulaştı. Kangurumu öyle heyecanla bekliyordum ki önümüzdeki bir kaç günlük bebek arabasıyla giderken zorlanacağım yerlere giderek kangurumun tadını çıkaracağım. Tadını çıkarmak demişken bugün ürünüm gelir gelmez hemen dışarı çıktık. Yağız annesinin kucağında olduğu için hayatından inanılmaz mutluydu, bende bebek arabasını indir, kaldır derdinden kurtulmuş olmanın mutluluğunu yaşadım. Oğlumu öpe öpe gezdim :)) Saat 15.00' da evden çıktık, ve 17.30'da eve döndük. Yarım saat dinlenme süresini çıkarırsak 2 saat oğlumu taşıdım ama hiç bir bel ağrısı yaşamadım inanılmaz mutluyum, hayatımı kolaylaştıran ürünlere ve insanlara bayılıyorum :))
          Son olarak Çağdaş Hanım'a İlgisinden, ürün kalitesinden, gönderim hızından dolayı çok teşekkür ederim... Neden  Momfortbaby  seçtiğimin ayrıntılarını okumak isterseniz linke tıklayın... ---> Momfortbaby  
Zaman içerisinde gelişmeleri ve fotoğraflarımızı tekrar paylaşacağım.


                                 Mis gibi bebek kokusuyla yürümenin tadına varın, mutlu kalın...

Devamını Oku »

Hamilelikte Oluşan Çatlaklar

Bebek yağı-johnson&johnson-johnson-hamilelik-çatlak-miniğimleyaşam.jpg
          Hamileliğime 58 kilo ile başlayıp, 75 kilo ile bitirdim. Toplamda 17 kilo aldım. Çevremdekilerden aldığım tepkiler görüntüde çok kilo almadığımdan yanaydı buda beni inanılmaz mutlu ediyordu ;)) Tüm kilom göbeğimde toplanmıştı. Yeni tanıştığım insanlar bile tipime bakarak erkek bebek beklediğimi biliyorlardı. Her hamilede olduğu gibi benimde vücudumda çatlaklar oluşup, olmayacağına dair korkularım vardı. Öyle pahalı kremler almayı hiç düşünmedim. Çünkü ;
          1. Kural genetik  ( Annenizin hamileliğinde çatlak oluşmuşsa büyük ihtimalle sizde de oluşacaktır.)  
          2. Kural ise vücudun kuru kalmaması olduğuna inandım. Eşimin önceden Johnson & Johnson' da çalışması nedeniyle ürünlerine güvendiğimiz için Johnson bebek yağını kullanmaya karar verdim. Hamileliğimin 3. Ayından itibaren ihmal etmeden karnımı ve karnımın yan taraflarını (Asıl buralarda çatlamalar görülüyormuş.) Her gün yatmadan önce yağladım. 
Hatta 6. Ayda karnımın büyümesinden kaynaklanan gerilmeler sonucu karnımda kaşınmalar olmaya başlamıştı. Onun için yanımda küçük yağı gezdirip, nerede olursam olayım karnım kaşındığında yağımı hep sürdüm. Böylece tek bir çatlak oluşmadan hamileliğimi tamamladım ;)) Birde unutmadan hamilelikte göğüslerde büyüme olduğu için çatlak oluşma ihtimali yüksek bölgelerden biridir. Aklınızın köşesinde bulunsun...
                                                                                                     

                                          Çatlaksız hamilelikler geçirmenizi diliyorum, Sevgiyle kalın...
Devamını Oku »

Bebekten Sonra İş Hayatı

          Daha öncede belirttiğim gibi 2007 yılında Selçuk üniversitesinin inşaat bölümünden mezun oldum. Mezun olduktan sonra çeşitli firmalarda İnşaat teknikeri olarak görev aldım. Çalışırken bir yandan açıköğretim   fakültesine kaydımı yaptırdım ve 2012 yılında işletme bölümünden mezun oldum. Mezun olduktan bir kaç ay sonra Yağız'a hamile olduğumu öğrendim. Bu süreçte zaten özel bir şirkette çalışıyordum. Masa başı bir işim olduğu için hiç bir sıkıntı yaşamadan hamileliğimin 36. haftasına kadar çalıştım. ( Uyku basmaları ve bulantılarını saymazsak :)))  

          Benimde bir çok çalışan anne gibi kafamda bir sürü soru işaretleri vardı. Bir yandan oğlumu kendim büyütmek istiyordum, bir yandan iş hayatından uzaklaşmamak istiyordum. Ama bunun nasıl olacağını bilemiyordum. Bir söz var bilir misiniz? '' İnsanlar plan yaparken kader gülermiş. '' işte tamda öyle oldu. Oğlum dünyaya geldi. Çok fazla ağlayan bir bebekti. Devamlı doktora gidiyorduk acaba doymuyor mu ? Bir yeri mi ağrıyor? vs. derken sonunda doktorumuzdan oğlumda kolik olduğunu öğrendik. 

          Bebeğinde kolik olan anneler bilir inanılmaz sinir bozucu ve yorucu bir dönem :(( Doğum iznim bittikten sonra iş yerine geri dönecektim. Fakat oğlumun aşırı ağlamaları sonucunda ve 3 aylık minicik bir bedenin en çok da anneye ihtiyacı olduğunu düşünerek iş yaşamıma bir süre ara vermeye karar verdim. İş yerimle anlaşarak yollarımızı ayırdık. Çalıştığım ofis aslında benim ilk göz ağrımdı üniversitede ilk yıl stajımı o büroda yapmış mezun olduktan 3 sene sonra orada çalışmaya başlamıştım :)) Ama oğlum daha ağır basmış hayatımın bir dönemini sadece Yağız ve evime ayırmaya başlamıştım. Derken Yağız tam altı buçuk aylık olmuştu hiç beklemediğim bir gelişme oldu. Bir abimin sayesinde evden çalışma şansını yakaladım. Senelerdir en büyük hayallerimden birisi evden çalışmaktı ve hayatımın en önemli döneminde bu şansı yakaladım. Artık hem iş yaşamından uzaklaşmamış olacaktım hemde oğlumu kendim büyütecektim. İnanılmaz mutluydum :)) İlk bilgisayarın başına geçtiğim anı hatırlıyorum, aylardır uzak olmanın bir garipliği ve çalışmanın heyecanı vardı üzerimde.

          Evden çalışanların yata yata para kazandığı düşünülse de durum hiçte öyle değilmiş hele birde evde bebek olunca durum baya vahimmiş :)) Evden çalışma denince nedense denize karşı oturulmuş, masada laptop ve kahve olan bir görüntü canlanıyor gözümde ama az önce dediğim gibi bebekli yaşamda onlar hayalden ibaret. Yağız'ın öğle uykusu yarım saati geçmiyor o yüzden genellikle gece çizim yapıyorum veya mama sandalyesine oturtup uzaktan oyalamaya çalışıyorum.  Böylece benim için çooook yorucu ama güzellikleri de bir o kadar olan bir dönem başlamış oldu tabi 24 saat yetmiyor. Diyorum ki şu saatleri biraz arttırsak :)) 


6ay, 7ay, bebek, bebekten sonra iş hayatı, doğum izni, evden çalışma, ilk ayrılık, iş hayatı, kolik, vicdan azabı, Yağız, Yağız bebek büyüyor,
Yağız uyumadığı zaman çizim yaparken ki durumumuz :))
          Yağız ile ilk bir kaç saatlik ayrılığımızı da 7 aylıkken yaşadık. Ofise gitmem gerekiyordu. 7 ay sonra ilk defa tek başıma sokağa çıkmıştım kendimi bir garip hissedip, bir yandan da oğlumu terketmişim gibi bir vicdan azabı çekmiş, kendimi çok kötü hissetmiştim. Çalışan annelerin işi gerçekten çok zormuş. Allah yardımcıları olsun... (01.11.2013)
Devamını Oku »

Yağız'la 9. Ay


          Yağız'ın aylık gelişimini yazarken en son 4. ayda kalmışım ve bugün oğlum tam 9 aylık oldu. Geçtiğimiz ayları tek tek yazmayı bekledikçe bir türlü yazmaya başlayamadım. Bu yüzden önceki aylarda neler yaptığımızı farklı bir yazıda anlatacağım.


          Eveeet Yağız bugün tam 9 aylık oldu. Artık tam bir bebek, iletişimimiz gün geçtikçe güçleniyor, beni daha iyi anlıyor, sevdiği şeylerde mutluluğunu, sevmediği şeylerde mutsuzluğunu belli ediyor. 

Kedi, köpek ve kuşa heyecanlanıyor :)) 

Bizim yediklerimizden  istiyor, 

Çak annem deyince çakıyor,

Alkış deyince alkışlıyor,

Kendi istediği zaman öpücük atıyor, ama görmelisiniz dudak yok oluyor yanaklar şişiyor :))

Resimlerimizi görünce heyecanlanıyor.

Kaşıkla yemek yedirirken kaşığı kavramaya çalışıyor.

Biberonla çok nadir su içerken, bardakla su içmeye bayılıyor.

De-de, Ba-ba gibi farklı sesler çıkartıyor. Tabi biz dede ve baba dedi diye havalara uçuyoruz :))

Ağlarken Annnneee diyor. Neden acaba çocuğum mutluyken dede ve baba, ağlarken ise anne diyor ?

 Daha küçücükken tüm ihtiyaçlarını annesinin karşılayacağını biliyor sanırım :))

Benimde Yağız'ın doğmuyla öğrendiğim milyonlarca şey oldu. Mesela balkabağının sadece tatlısını biliyordum. Ama bebekler için sayısız tarifi var ve bir o kadarda faydası. Laf aramıza Yağız'ın en sevdiği sebzede Balkabağı :))

Yağız 9. Ay içerinde ilk balık ve tavuğunu yedi.

Hala emekleme çabası yok fakat ulaşmak istediği yere döne döne ulaşıyor :))

En önemli sorunumuz olan kolikli bebek modelinden baya uzaklaştık. (Çok şükür.)

Prinçlerimiz hala yok. 4. aydan beri tüm diş çıkarma belirtilerini taşımasına rağmen hala tek bir dişi bile çıkmadı miniğimin.

          Kısaca Yağız her gün yeni bir şeyler öğreniyor, bende ona şahitlik ediyorum ve bu durumdan inanılmaz keyif alıyorum.  Bakalım önümdeki ay ne gibi değişiklikler göreceğiz.



                                                                                               Sevgiyle Kalın... (01.12.2013)


Devamını Oku »

Hamilelik = Mutluluk + Mucize :))

       


        Hamilelik deyince,  kendimi en özel hissettiğim keyifli, mucizevi anlar aklıma geliyor. İçimi bir mutluluk kaplıyor ve hemen ardından son zamanlarda yaşanan o yoğun korku ve kaygılarımı hatırlıyorum. 
Belkide sorunsuz bir hamilelik geçirmemin etkisi vardır böyle düşünmemde orasını bilemiyorum :)) 

Evet gelelim hamileliğime, çok şükür büyük sıkıntılar yaşamadan bir hamilelik geçirdim. Bir çok şeyin başı moral olarak düşünenlerdenim. 

Aşırı duygusal bir yapım olmasına rağmen hamileliğimde artı bir duygusallık yaşamadım. Sanırım duygusallık sınırının max seviyesinde olduğunun en büyük ispatı bu :))

Sonraaa doğuma 5 hafta kalana kadar çalışanlardanım...

Hamileliği hastalık gibi görmeyenlerdenim...

Karnım belirginleşmeye başlayınca bahçıvan pantolon alanlardanım...

Yoldaki diğer hamilelerle bakışıp tebessüm eden hamilelerdendim...

Kendi kıyafetleri küçülünce eşinin dolabına gözü kayanlardanım :))

Bebeğimin ilk kalp atışını duyunca ağlayanlardanım. Bir bedende iki kalp atışı. Ne büyük mucize...

Kendini dinlemeyip her anın tadını çıkarmaya çalışan hamilelerdendim...

Tabi sabah uyanmakta inanılmaz zorlandığımı itiraf etmeden  geçemeyeceğim. İş yerime kadar gözüm kapalı gittiğim doğrudur :))

Gece gündüz psikopata bağlayıp internetteki hamilelikle ilgili yazıları hatim edenlerdenim...

Mide bulantıları yüzünden canından bezenlerdenim...

Hayatında ilk defa 20.00 de uyuyup kalanlardanım :)) Halsizlikler sağolsun...

Toplu taşıma araçlarına binip yer verenler olunca ilk başta duygulanıp sonra bildiğim tüm duaları okuyanlardanım...

Çocuğumun gamzesi olsun diye ölümüne ayva yiyenlerdenim :))

Batıl olduğunu bile bile 9 ay boyunca korkup saçını kestiremeyen evhamlılardanım...

Bebeğimin hareketlerini hissedince nerede olduğumun hiç bir önemi olmadan, ağzı kulaklarına varanlardanım :)) İnanılmaz bir duyguymuş... Yolda kendi kendine gülümseyerek giden bir hamile görürseniz şaşırmayın  mucizenin gülümseyişidir o...

Hiç bir şey aşermeyen ama her gördüğü yiyeceğin tadına bakmayı ihmal etmeyen hamilelerdenim... Sonuç mu  toplamda 17 kilo olarak bana geri döndü :)) Ama no panik bebek doğduktan sonra tüm fazlalıklar gidiyor...

Hamilelik boyunca bir çok insanın iyi niyetli yaklaşımlarına tanık olanlardanım...

Hormonların etkisiyle unutkanlığı tavan yapmış biriyim :))

Öncelerde bir damla kan verdiğimde bayılan ama hamile olduktan sonra cesaret dolanlardanım,

Hamileliğimin son aylarında Penguen gibi yürüdüğüm gerçeğini kabullenmiş durumdayım :))

Karnıyla saatlerce konuşan, en ufak bir hareketi evet beni duydu ve tepki veriyor diye sevinen annelerdenim...

Önceleri kız çocuklarını çok beğenirken, oğlum olacağını öğrendiğim anda kız çocuklarından soğuyup, erkek çocuklarına kanı kaynayan bir erkek annesiyim :))

Bu kadar aciz olduğumuzu hamileliğim sırasında daha yoğun yaşayanlardan ve evlat sahibi olabilmemin en büyük şükür nedeni olduğunu anlayanlardanım...

Böyle bir mucizeye şahitlik etmenin insan hayatında sayılı kez yaşayacağı bilincinde olanlardanım...

Hamileliğimin son günlerinde duygu karmaşasını en üst seviyede yaşayanlardanım. O yüzden şimdi nerede bir hamile görsem garip bir duygu yoğunluğu yaşıyorum ve yürekten Allah kurtarsın diyorum çünkü hamilelik çok güzel yanlarının yanında insanın en büyük korkuları ve bilinmezliği yaşadığı bir süreç. O yola bin bir umutla başlanıyor iyi, kötü bir şeyler yaşanıyor ama en önemlisi Rabbim kimseyi o yoldan boş çevirmesin...
( 27.09.2013)


                                                                                            Neşeli Kalın  :))



Devamını Oku »

İç Dökmece...


minigimleyasam,içdökmece,üzgünsurat,dertleşme

Bir baktım  bloga yazı eklemeyeli neredeyse üç ay olacakmış ve vicdan azabı çekmeye başladım. Bu blogu açarken sık sık yazılar paylaşıp aktif kullanacağımı hayal ediyordum. Ama uygulamada resmen blogumu hayalet blog haline dönüştürmüşüm :(( Enteresan olan ise yazmayı düşündüm bir sürü yazı varken bu kadar blogdan uzak kalmam. Zamansızlık mı dersiniz? İhmal mi ? Adını tam koyamadım ama sirkelenip kendime geliyorum. Aklımda ki yazıları eklemeye başlıyorum. Hamilelik sürecindeki yazılarda neren çıktı demeyin tüm gecikmeli yazıları zaman kavramını tamamen gözardı ederek, birer birer ekleyip kendimi affettireceğim ; )) Şu bir kaç gün blogumun hakkını vermeye karar verdim. Sizlerde şahit olun, ne dersiniz? :)))      



                                                                                         Sevgiyle Kalın...            


                                             
Devamını Oku »

Yağız'la 3. Ve 4. Aylarımız


            Çok geçikmiş bir yazı bu ama anca fırsat bulup bilgisayar başına oturabildim. Zaman su gibi akıp geçiyor. Hep zaman darlığından şikayet ederdim ama çocuk doğduktan sonra anladım ki asıl şimdi 24 saat yetmiyor :)) Zamansızlıktan ileride çok pişman olacağımı bilsem de 3 ve 4. ayları birlikte yazmaya karar verdim. Zaten 2 gün sonra Yağız 5 aylık olacak. Yağız 8 haftalıkken kalça çıkığı ihtimaline karşı doktorumuz ultrason çekilmesini istedi ve kalça açısı dar olduğu için çift bez kullanmamızı önerdi. Temmuz sonunda tekrar muayeneye çağırdı :((  3. ayında 63 cm 7000 kg olan Yağız 4. ayda 7300 kg ve 66 cm olmuştu. 4. ay kilo alımı biraz az olduğu için baya canımız sıkıldı. Ama genel gidişatı çok şükür iyiydi. Zaman zaman katılırcasına ağlamaları oluyordu miniğimin, defalarca doktora götürdüm. Her anne gibi , birinde karnı mı doymuyor dedim, birinde bağırsaklarında mı sorunu var dedim ama sonuç olarak doktorumuz kolik teşhisi koydu. Ve bitkisel bir şurup verdi çok işe yaradı mı derseniz pek işe yaradığını söyleyemem...
Tabi birde uyku sorunumuz var onuda unutmayalım Yağız doğduğundan beri az uyuyan uykusunu tam alamadığı zamanda huysuzluğu devam eden bir bebek. Bu konuyla ilgili öğrenmem gereken çok şey var özellikle uzun uğraşılar sonucunda çocuğumu uyuttuktan sonra ses yapıp uyandıran biri olunca kan beynime sıçrıyor ve biraz fazla agresif oluyorum sinirlerime hakim olmalıyım :))) Bu iki sorununda zamanla düzeleceğini umuyorum...İki ayda neler yaptığımızı kısaca özetlemek istedim :))

Bu sene oğlumun doğumuyla bir çok şeyi ilk kez yaşıyoruz örneğin ilk anneler günümü kutladık. Zaten bir önceki yazımda anneler günü ile ilgili düşüncelerimi ve fotoğraflarımızı ekledim... (12.05.2013)



                               26. Yaşımı ailemizin minik üyesi ile birlikte kutladık... (30.05.2013)
En büyük iki hediyem... ( Eşim & Oğlum )


        Minik adamım Sbs de destek olmak için sınav bitimine kadar teyzesini bekledi...(08.06.2013)
Sbs sonrası karnımızı doyurmaca :))




                       Oğluşum annesinin ve halasının mezuniyetini de kaçırmadı :)) (10.06.2013)
Mezuniyet telaşı oğlum babaannesinin kollarında :))


                                     Çirkinimin ilk mama sandalyesi deneyimi... (14.06.2013)
Mama sandalyesine oturduktan 5 dk. sonra uyuyakaldı :))

Teyzesinin mezuniyetinde ki en yakışıklı çocuk benim oğlumdu :)) Kirpi yavrusunu yumuşacık yavrum diye severmiş :)) (15.06.2013)
Ağlaması yakışıklılığına engel değil :))

Kendi kendine oyalanması umuduyla aldığımız oyun halısıyla ilk dakikaları :)) (18.06.2013)
Meraklı bakışlar :))

           Anneannemin doğum günü ailemizin en büyüğü 74 yaşında en küçüğü 3.5 aylık ne mutlu bize :)) (23.06.2013)




Oğlum Berkay abisinin doğum gününde... (25.06.2013)



Ve son  olarak oğlum ilk pikniğinde :))) (30.06.2013)


Yağız'la çok güzel iki ayı daha geride bıraktık. diğer aylarda da güzel şeyler yaşamamız ümidiyle...




                                                                                                               Sevgiyle Kalın...






Devamını Oku »

İlk Anneler Günüm...

            Bu sene hayatımın en anlamlı anneler günü. Şimdiye kadar çocuk olarak geçirdiğim anneler gününü bu sene hem anne, hemde çocuk olarak geçirdim. İnanılmaz keyifliydi :)) Senelerdir anneler gününü annemin kendisini özel hissetmesi  için ufakta olsa süpriz yaparak geçirdik. Tabi küçüklüğümü saymazsak o zamanlar kişisel bir hediye değilde, evde eksik olan eşyaları hediye alırdık. Şimdi düşünüyorumda ne üzücü , annem ise her sefer aynı coşkuyla sevinirdi hediyelerimize :))
            Perşembe günü öğleden sonra annemlere gitmek üzere evden çıktım, 15 dk sonra bir telefon geldi. Arayan kargocuydu. Benim ismime bir kargo geldiğini söyledi önce yanlışlık olacağını düşündüm ve kimden geldiğini sorunca oğlunuzdan dedi ve eşimin ismini söyledi :)) Ayyy eşim diye hemen kargocuya açıklama yaptım nedense :)) Eve akşam gideceğim için kardeşimle paketi almaya kargoya gittik, giderken meraktan çatlayacaktım. Bu benim ilk anneler günüm ve ilk hediyemdi :)) İki tane koca kutu görünce heyecanım iyice artmıştı birinci kutuda gül şekilli kek ve canım annem yazılı harflerden kurabiyeler, ikinci kutudan ise kolye, cüzdan, minik bir kalp yastık ve canım annem yazan bir çikolata ve içinde ise içimi ısıtan, gözlerimi nemlendiren, kendimi şanslı hissettiren bir not :
 ''SENİ EN ÇOOOOK BİZ SEVİYORUZ :) EN MÜKEMMEL ANNENİN, ANNELER GÜNÜNÜ KUTLUYORUZ...      NAZIM & YAĞIZ YÜZBAŞ '' 

Daha ne isterim ki dünyanın en güzel cümleleriydi okuduklarım...


Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, kahvaltı, anne, anneler günü, hediye, süpriz, okey, kek, kurabiye, dört nesil,4nesil,nesil


          Gelelim bugüne bizde amaç birlikte olmak diyerek annemi, kayınvalidemi ve anneannemi kahvaltıya gitmeye karar verdik. Bu seneki hediyemiz kahvaltı oldu. Şansımıza havada güzel olunca sevdiklerimizle birlikte açık havada kahvaltı çok keyifliydi. Oğlumda bana hediyesini ilk defa yemek yerken ağlamayarak verdi :)))

Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, kahvaltı, anne, anneler günü, hediye, süpriz, okey, kek, kurabiye, dört nesil,4nesil,nesil
Ben, Eşim, Kardeşimin Arkadaşı Buse, Kardeşim,Annem, Anneannem, Kayınvalidem.


Benim için çok önemli bir fotoğraf daha paylaşmak istiyorum. Çok güzel bir hatıra, işte dört nesil bir aradayız :)) 

Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, kahvaltı, anne, anneler günü, hediye, süpriz, okey, kek, kurabiye, dört nesil,4nesil,nesil
Anneannem, Annem, Ben ve Oğlum.
             Anneler günü kutlamamız kahvaltıyla bitmedi ardından teyzem ve anneannemle okeye gittik kıyasıya bir rekabetten sonra ben baştan, eşim ise sondan 1. oldu :)))

Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, kahvaltı, anne, anneler günü, hediye, süpriz, okey, kek, kurabiye, dört nesil,4nesil,nesil

Okey bitiminde güzel bir gün geçirmenin mutluluğuyla evlerimize dağıldık :))
Anneler gününü böylesine güzel yapan sevdiklerimizle vakit geçirmek oldu. Dünyanın en güzel duygusu olan Anneliği yaşattığı ve anneme sağlıklı ömür verdiği için Rabbime şükürler olsun. Rabbim kimseyi annesiz bırakmasın ve isteyen herkese hayırlı , sağlıklı evlatlar nasip etsin... (12.05.2013)


                                      Sevgiyle Kalın...
Devamını Oku »

Yağız`la 2. Ayımız

Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, 2ay
Yağız gün geçtikce büyüyor bir ayı daha geride bıraktık. Daha önceki yazımda söylediğim gibi ilk ay Yağız bize, bizde Yağız'la hayata alışmakla geçti. Gün geçtikçe her şey yoluna giriyor ama bir uyku sorununa çözüm bulamadık. Bazen ki çok nadir sesli ortamlarda uyuyan miniğim çoğu zaman tilki uykusunda. Evimizde parkelerimiz, yatağımız, kapımız kısaca her şeyimiz ses çıkartıyormuş, Yağız doğduktan sonra farkına vardım ;)) Oğlum Sesten uyanıyor dediğim zaman herkesin ağzında aynı cümle " Çocuğu sesli ortamda uyutmaya alıştır. " Bu yorumu yapanların bir kısmı gerçekten çekmiş anneler ve yakınları bir kısmı ise her şeye yorum yapmayı üstüne vazife edinenler... Bende Yağız doğduktan sonra her ortamda uyuyabilmesi için sese alıştırmaya çalıştım ama olmadı. Sonunda Yağız nasıl uyumak istiyorsa o ortamda uyutmaya başladım. Yoksa uykusunu alamadığı için sinirli bir minik oluveriyor ;)) 
Anne olmadan önce çocuk yetiştirmekle ilgili bir sürü düşüncem vardı. Kesinlikle şöyle yapacağım, asla böyle yapmam dediğim...  Ama anne olunca o düşüncelerimin hepsinin havada kaldığını gördüm.
 Yağız bu ay 1250 gr daha almış ve 6500 gr olmuş. Boyu ise 5 cm daha uzayıp 60 cm olmuş.
 Oğlumun gün gün büyümesine şahit olmak muhteşem.

Artık Yağız gaz çıkarınca korkup ağlamıyor,

 Ara ara gülüyor,

 İlgilenmemi anlıyor ve heyecanlanıyor,

 Azda olsa kendi kendine oyalanıyor,

Gözüyle beni takip ediyor,

Ağlamak dışında farklı sesler çıkarıyor,

Uykusu gelince gözünü ovuşturuyor,

Ağlayınca gözleri doluyor.

Bakalım diğer ay Yağız`la neler keşfedeceğiz... (01.05.2013)



                                                                        Sevgiyle Kalın...
Devamını Oku »

Yağız'la 1. Ayımız

           Bir ay gecikmiş bir yazı ekliyorum. Yağız 1 Nisanda tam bir aylık oldu. Yoğunluktan şimdi fırsat bulabildim. Doğumdan sonra yoğun olup hiç bir şeye vakit bulamayan arkadaşlarımı şimdi daha iyi anlıyorum :)) Şaka gibi ama bazen banyoya girecek zaman bulamıyorum bazen ise çamaşırları yıkıyorum ama 1 saat sonra asabiliyorum...


miniğimleyaşam, Miniğimle yaşam, Yağız, 1ay, 1nisan


Annemin ve diğer bütün annelerin gözümdeki değerleri kat ve kat arttı. Meğer çocuk yetiştirmek çoook zormuş :)) 


Bir insanın başına gelecek en büyük tecrübe ve bebeğinizle birlikte hayatı tekrar tanımakmış...

 Onu her gördüğünüzde Allah'a milyonlarca kez şükretmekmiş... 

Gerçek mutluluk ve huzurmuş... 

      Daha yazamadığım bir sürü güzelliklerin toplamıymış. 
Tabi bunun yanında yaşadığınız sürece onun için endişelenmek, zarar gelmesinden korkmak ve kendinizden önce onu düşünmekmiş... 
Son olarak toparlarsam iki kişi çıktığımız eve 3 kişi dönmek, tam bir aile olmak süpermiş. 
Oğlumun kimliğinde anne adı olarak kendi ismimi, baba adı olarak sevdiğim adamın ismini görmek inanılmaz mutluluk verici. Allah isteyen herkese sevgi evliliği yapmayı ve evlat sahibi olmayı nasip etsin inşallah.
Bu bir ayda oğlum doğum kilosuna 1 kg ekleyerek 5250 gr. oldu boyu ise 3 cm daha uzayarak 55 cm oldu. Ve zaman o kadar çabuk geçti ki bu 30 günle alakalı çoğu olay aklımdan uçup gitti :)) Zaten fiilen hayatımıza katılan bu küçük mucizeye alışmak ve onu hayata alıştırmakla geçiyor ilk günler.
            Lohusalık psikolojisine gelince cidden çok farklı bir duyguymuş. İnsanın inanılmaz gergin olduğu bir dönemmiş. Lohusalıkla ilgili bir yazıda ekleyeceğim ilk fırsatta :))
            Bir çoğumuzun duyduğu, bilimsel açıklanmış bir gerçek ; hamilelik sürecinde kadınların beyni küçülüp, doğumdan bir kaç ay sonra eski haline dönmesi. Nedeni ise annenin iyi anne olmak için tüm konsantrasyonunu bebeğe vermesi içinmiş. Cidden insan öyle oluyor. Devamlı bebeğimle ilgili konuşmak, onun gelişimi ve sağlığıyla ilgili bilgiler edinmek istiyorum. Onun haricindeki bir çok konu ilgi alanımdan çıkmış durumda :))



                                                                                          Sevgiyle Kalın...




Devamını Oku »

İlk Yolculuk Alanya'ya :)))

30 Mart günü teyzemin kızını istemeye gelecekler ve ardından nişan yüzükleri takılacaktı. Yağız daha 29 günlük olduğu için ilk başta gidip gitmeme arasında kaldım. Ama böylesine güzel günlerde sevdiklerimiz yanımızda olunca daha keyifli oluyor en azından ben özel günlerde sevdiklerimi yanımda görünce daha mutlu oluyorum :)) Biz kuzenlerimle kardeş gibi büyüdük. Küçükken hepimiz ayrı şehirlerde olduğumuz için okullar tatil olunca hemen bir araya gelirdik. Hatta durumu abartıp oyuncaklarımızı bile yanımızda götürürdük.O dönem ki otobüslerin dili olsa da size taşıdığımız o kocaman oyuncakları bir anlatsa :))) Sanırım fazla uzattım lafımı hemen toparlıyorum :)) Kısa bir düşünme aşamasından sonra tabi ki nişana gitmeye karar verdim. Amaaann ne olacak Alanya Antalya arası 2-2.5 saat ve havalarda gayet güzel diyerek yola çıktık. Tabi Yağız'ı üşütmekten korkmadım desem yalan olur :))
                                       İşte arabamızdan ilk görüntümüz :))



alanya, yolculuk, Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, kuzen, nişan, antalya,


Ağır kaldırmamam gerektiği için eşyalarımızı taşıma işi kuzenime kaldı ve ortaya şöyle bir görüntü çıktı elinede yakıştı ama :))


Eve girmemizle birlikte sohbet eşliğinde hepimizde bir hazırlanma telaşı başladı...
alanya, yolculuk, Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, kuzen, nişan, antalya,

Veee her şey hazır gülümseyin kızlarrr :)))

alanya, yolculuk, Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, kuzen, nişan, antalya,

Tabi fotoğrafları çeken Çağdaş'ımı unutmamak lazım işte kuzenler :))

alanya, yolculuk, Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, kuzen, nişan, antalya,

Fotoğraf çekmelerimiz devam ederken kapı çaldı ve beklenen misafirler geldi. Derken isteme oldu ve yüzükler takıldı...


Misafirlerimiz gittikten bir süre sonra bizde Antalya'ya yola çıktık. Çok şükür oğlum ilk yolculuğumuzda beni üzmedi ve hasta olmadı. Böylece Yağız'ım hayatının ilk yolculuğunu yapmış ve Elif teyzesinin nişanını görmüş oldu :))
Bir kuzenim daha evlilik yolunda ilk adımı attı. Allah tamamına erdirsin ve Rabbim ikisinide utandırmasın...
Darısı diğer bekarların başına :)) 







Devamını Oku »

Mevlüdümüzüde okuttuk


bebek mevlüdü,lohusa mevlüdü, Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, yarıkırk,lohusa şerbeti,bebek şekeriKimine göre lohusa kimine göre bebek mevlüdü, aslında ikisininde amacı aynı evde dua okunması. Bizde mevlüt icin en uygun zaman olarak yarı kırkına karar verdik. Böylece hem ben biraz daha kendimi toplamış olacaktım hemde kırkının içinde mevlüdümüz okunmuş olacaktı. Bir gün önce tüm hazırlıklarımızı yaptık. 21 martta mevlüt okutmaya karar verdik. Komşular, akrabalar, arkadaşlar hepsi bir aradaydı ;)) Neler mi yapıldı? Tipik mevlüt yemeği tavuklu pilav, ayran ve tatlı. Tabiii lohusa şerbeti ve bebek şekeri olmadan mevlüt olmazdı ;))
Lohusa şerbetini hayatımda ilk defa kendi lohusalığımda içtim kısmet bu zamanaymış ;)) İkram ederken bardakları süslemek adettendir unutmamak lazım  ;)) İşte mevlütten bir kaç kare ;))
Bu arada unutmadan minik adamıma mevlüt takımı giydirmeyide ihmal etmedim ;))
Devamını Oku »

Yağız' ın İlk Gezmesi :))

                              Normalde kırkı çıkmadan bebeğin dışarı çıkması iyi değil denir. Fakat günümüzde çoğu anne benim gibi kırkını çıkarmadan dışarı çıkıyor. Aslında şöyle bir gerçek var bebek doğduktan sonra 5. gün aile hekimine ve çocuk doktoruna gidiliyor.  
                             Hastaneden taburcu olduktan 10 gün sonra annenin doktor kontrolü ve 1. Ayda ise bebeğin gelişim kontrolu ve aşı için yine aile hekimine gidilmesi gerekiyor. Bende anca bu rutinlerin arasında 14 gün dayandım ve 15 martta Yağız'ı ilk gezmesine anneanneme götürdüm ;)) Yeni doğan bebek ilk ev ziyaretinde ev sahibi bebeğin yüzüne un sürermiş saçı sakalı ağarsın diye. 
Bizde de durum aynı oldu anneannem Yağız'ın yüzüne un sürüp, yanına yumurta ve biraz harçlık koydu. Yumurta gibi sağlıklı olması için yumurta verilirmiş.  Böylece tüm adetleri öğrenmiş oldum ;))) Beni asıl duygulandıran ise anneannemin Yağız'a yazmış olduğu yazıydı. İşte o güzel cümleler ;


                              "  Yağız' ım 
Saçın sakalın ağarsın sağlıklı uzun ömürlü ol inşallah. Analı babalı büyü hayırlı evlat ol. Şansın, kısmetin bol olsun. Dualarım seninle. Büyük adam ol inşallah.


                                                                                                             15.03. 2013
                                                                                                            Büyük anneannen "


Allah seni başımızdan eksik etmesin anneannem. İnşallah Yağız' ımın mürvetinide sağlıklı bir şekilde görürsün.
Eveeet ilk gezmemizden notlarım bu kadar. Alın size una bulanmış 14 günlük minik adamım ;))



Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, ilkgezme, Yağız,



Devamını Oku »

Hoşgeldin Yağız'ım :))

Doğum Hikayem,hoşgeldin,Yağız,sezaryan,spinal,sezaryan, doğum, Pozitif Doğum Hikayeleri,epidural
1 Mart  2013
Eşimle 2003 yılından beri birlikteyiz, 2010 yılında nişanlandık ve 2011 yılının temmuz ayında evlendik. Evlenmeden önce hep evliliğin oturması için beş sene falan çocuk olmaması taraftarıydım ve eşimle bu konuda hem fikirdik. Fakat evliliğimizin birinci yılını doldurmamıza kısa bir süre kala bu kararımızdan yavaş yavaş dönmeye başlamıştık. Birlikteliğimizin 10. senesini miniğimizle kutlamaya karar verdik :)) Bir gün rüyamda beyaz masmavi gözlü bir kedi gördüm, dört kişilik bir masada oturuyorduk kedi ise anne ve baba diye bağırıyordu. Gördüğüm rüyalar normalde pek çıkmaz ama sabah kalktığımda rüyamdan çok etkilenmiştim. Bunun üzerine idrar tahlili yaptım ve çift çizgiyi gördüm :)) Çok garip bir heyecandı. Tabi doktora gidene kadar tam emin olamadım. O gece yattığımda yine bir rüya gördüm bu seferde yolda yürüyordum karnım kocaman olmuş ne zaman bu kadar karnım çıktı diye hayretler içindeydim. Yolun sağında ve sol tarafında teyzeler vardı teyzeler bu çocuk kesin erkek diyorlardı. Bu rüyanın etkisiyle oğlum olacağını düşünmeye başlamıştım. Ve 05.07.2012 için doktordan randevu aldık. Doktorumuz müjdeli haberi verdi... 5 hafta 3 günlük hamileydim. Ultrasonda sadece bir karartı vardı :)) Sonra tüm aile bireylerimizi tek tek haberi vermek için gezdik. Tabi kimse bebek istediğimizi bilmediği için ilk söylememiz de kimse bize inanmadı :)) Çok komik diyaloglar yaşadık :))
 Gel zaman git zaman 28 Şubat günü doktor kontrolümüz vardı, yine eşimle doktorumuza gittik. Bebeğimizin gelişimi biraz önde gidiyordu. Doktorumuz muayene edip ultrasonla bakalım olmazsa yarın yatışını yapalım dedi. Zaten kontrolün diğer kısmı benim için hayal gibiydi çoğunu hatırlayamıyorum. Ultrasonda bebeğimiz 4267 gr çıktı. Ve doktorumuz 1 mart sabah 7.30 da hastaneye yatış yapmama karar verdi. Suni sancı verilecek olmazsa da sezaryana girecektim. Çünkü bir hafta daha beklesek normal doğumun gerçekleşmesi çok daha zorlaşacaktı. Doktorun yanından ayrılırken ertesi gün bebeğimizi kucağıma alacağım için mutluluk yaşıyordum ama endişe ve korkum mutluluğumdan çok daha fazlaydı. Donuk bir gün geçirdim. Ve 1 Mart sabahı eşimle kalktık hafif bir kahvaltı yapıp çıktık. Yoldan annem, kardeşim ve anneannemi aldık. 2 kişi çıktığımız evimize 3 kişi dönecektik ama hala çok korkuyordum. Kendimi bebeğimizin sonunda aramıza katılacağını düşünüp rahatlatmaya çalışıyordum. Hastaneye gittiğimizde kayınvalidem, görümcem ve eşimin teyzesi sancı odasının önünde bizi bekliyorlardı. Saat 8.00 itibariyle suni sancı verilmeye başlandı. Sancılarım düzenli olmaya başlamıştı. Tüm koşullarım normal doğum için uygun görünüyordu o yüzden çok mutluydum 15.00 de muayene girdim ve açılmam hala 1 parmak olunca 16.00 da sezaryana alacaklarını söylediler. Duygularım iyice karışmıştı sezaryanı hiç düşünmüyordum. Ama unutmadan şunu söyleyim 8 saat suni sancı çektim ama dayanılmayacak bir acı değildi bence. Ve sonunda saat 16.50 de oğlumu kucağıma aldım . 4250 gr. 52 cm bir miniğim vardı artık ve çok şükür sorunsuz aramıza katılmıştı :))  Hastanedeki iki günüm pek iç açıcı geçtiğini söyleyemem. Ama sonuç muhteşemdi zaten bu kadar büyük bir mucizeye kolay kavuşmak imkansız değil mi ;)) Bu arada benden tüm hamilelere tavsiye kesinlikle kendinizi bir doğum şekline odaklamayın yoksa benim gibi toparlamanız zor olur. Çünkü ben epiduralle normal doğum düşünürken, spinal sezaryanla bebeğimi kucağıma aldım. 2 gece hastanede kaldıktan sonra 3 mart günü oğlumuzla evimize çıktık. Tekrar Hoşgeldin Yağız'ım, Cennet kokulum. İyi ki Varsın küçük adamım...
Devamını Oku »

İlk Banyomuzz :))

Dün minik adamımın göbek bağı düştü. Oğlum 11 gün göbeğinde mandalla yaşadı. İşin en komik yanı ise mandalın göbek bağından kat ve kat büyük olması :)))

göbek bağı, banyo, ilk, Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, ilk banyo,
Göbek bağı

Çocuk doktorumuz bebeği göbek bağı düşmeden yıkamayın dediği için sabırla düşmesini bekledik. Ve sonunda beklenen gün geldi oğlum bugün ilk banyosunu yaptı. Yağız'ın ilk banyosu için gönüllümüz kayınvalidemdi. Babaannesi oğlumu güzelce yıkadı. Tabi büyük teyzelerin yardımlarını da gözardı etmek olmaz. Hepsine çok teşekkürler. İlk etapta biraz ağlasa da sonradan suya biraz daha alıştı. Eee malum akdeniz çocuğu suyu sevmesi lazım :)) İşte oğlumun ilk fotoğrafları ;

göbek bağı, banyo, ilk, Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, ilk banyo,
Yağız'ın İlk banyosu

                                                                                                                        13.03.2013
Devamını Oku »

Fotoğraflarla Hamileliğim :)))

 Vee  9 ayın sonuna geldik. 1 martta oğlumu kucağıma aldım. Hamileliğim nasıl mı geçti ? İşte hamileyken çekindiğim fotoğraflardan bir derleme yaptım. Bendeki  değişimi sizde görün istedim :)) Fotoğraflarda kimler yok ki eşim, kuzenim, kardeşim, annem, anneannem, arkadaşlarım hatta kardeşimin arkadaşı bile mevcut :))) Fotoğrafları eklerken eylül ayında hiç fotoğrafım olmadığını farkettim :(( Haydi birlikte 9 aylık bir yolculuğa çıkalım ;)


10hafta,11hafta,fotoğraf, Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, hamilelik
AĞUSTOS


19hafta, 21hafta, 22hafta,fotoğraf, Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, hamilelik
EKİM


23hafta, 24hafta, 25hafta,fotoğraf, Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, hamilelik
KASIM



27hafta, 28hafta, 30hafta, 31hafta,fotoğraf, Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, hamilelik
ARALIK



32hafta, 33hafta, 34hafta,fotoğraf, Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, hamilelik
OCAK


35hafta, 36hafta, 38hafta, 39hafta, fotoğraf, Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, hamilelik
ŞUBAT

Devamını Oku »

38. Hafta :)

Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, 38hafta,
38 Hafta 2 Gün
36. Haftada doğum iznine ayrılmıştım. İzne ayrıldıktan sonra bol bol yazarım diye düşünürken asıl yoğunluğun izne ayrıldıktan sonra olduğunu hesaba katamadım :))  Geçen hafta 38. hafta olmasına rağmen bir türlü fırsat bulup yazamadım. Geçen hafta yani 21 Şubatta yine doktor kontrolümüz vardı. Yağız 38 hafta 2 günlük olmuştu. Ve her zaman ki gibi yine bize yüzünü göstermedi. Alıştığımız için bu sefer hayal kırıklığı yaşamadık hatta o kadar ki yüzünü gösterse şaşıracaktık :)) Kalbi dakikada 152 kez atıyordu. Kilosu ise 4126 gr olmuştu. Artık çevremdeki herkes  doğurmamı bekliyordu ama en komik yaklaşım doktorumuzun ki olmuştu. Beni görünce gülümseyen bir yüzle '' sen daha doğurmadın mı? '' dedi. Hep beraber gülüştük. Laf aramızda hiç doğuracağım yok gibi :)) Çıkışta ise 1 hafta sonra görüşürüz dediğimde yine aynı gülümseyen yüz ifadesi ile tabi doğurmazsan dedi :)) 
 Ve yarın yine kontrolüm var bu sefer 39. hafta kontrolüm bakalım yarın ki kontrolde neler yaşayacağız tabi bu gece doğurmazsam :)))
Devamını Oku »

37. Hafta :)

Miniğimle yaşam, miniğimleyaşam, 37hafta,
37 Hafta 2 Gün

         Gün geçtikçe göbeğim dahada büyüyor :) Doktorumuzdan 14 şubat için randevu aldık aylardır yüzünü göstermeyen nazlı oğlumuz yine yüzünü göstermedi. Yakında kendisini göreceğiz nasıl olsa diye kendimizi avutmaya çalışsak da yinede üzülmüştük. Bebeğimiz tam 37 hafta 2 günlük olmuştu. Kalbi dakikada 146 kez atıyor, kilosu ise 3782 gr olmuştu. Biraz iri bir bebek olacaktı, onun haricinde bir sıkıntımız yoktu çok şükür. Doktorumuz ultrason cihazlarının bazen biraz fazla ölçebileceğini bu yüzden bebeğin  normal  doğması için bekleyelim dedi zaten bu konuda hem fikirdik. Ve heyecanla doktorumuzun yanından ayrıldık...
              37. hafta dolunca oğlum her an aramıza katılacakmış gibi bir heyecan sarmıştı :) Bakalım oğlumuz ne zaman aramıza katılacak  :))
Devamını Oku »

36. Haftamızda bitti :)

36hafta, 34hafta, miniğimleyaşam, Miniğimle yaşam, epidural, Nst, Kalp atışı,
36. Hafta
Eveettt sonunda 5 şubatta 36. haftamızda bitti. Ama ondan önce 34 haftadan bahsetmek istiyorum. 32. haftadan sonra doktorumuz 34. haftada tekrar gelmemi söyledi. 22 ocak salı günü 34. haftamız dolduğu için yine doktorumuza gittik. Bebeğimiz 2886 gr olmuş. Kalbi ise dakikada 152 kez atıyordu. Ve yine inatla yüzünü bize göstermemişti :( Aslında eşimle bu sefer taktik geliştirmiştik eşim benden daha erken işe gidiyordu onu gönderdikten sonra bazen yarım saat uyuma fırsatı buluyordum ama bebeğimizin yüzünü görelim oda uyansın diye tekrar yatmadım hatta devamlı bir şeyler atıştırıp hareket ettim. Ama sonuç yine aynıydı biraz nazlı bir oğlumuz olacak sanırım :)) Rutin muayeneden sonra yine nstye girdim. Bu Yağız karnıma takılan o dairelerle savaşmaya başladı. Her kıpırtısında cihazdan hışırtılar geliyordu :)) Planımız biraz geç işlemişti sanki :D Çok şükür nst gayet iyi çıktı ve 36. haftada tekrar görüşmek üzere doktorumuzun yanından ayrıldık. İşte sıra geldi 36. haftamıza normalde tüm kontrollerimizi sabaha alıyordum bu seferde aynen öyle yaptım fakat doktorumuzun acil ameliyatı çıkmış ve muayenemiz öğleden sonraya kalmıştı. Artık iyice heyecanım doruktaydı doğuma 4 hafta kalmıştı :) Oğlumuz 3241 gr olmuştu artık iyice büyüdü. Kalbi dakikada 143 kez atıyordu. Yine bize yüzünü göstermedi. Fakat yiğidin malı meydanda olur sözünü bize bir kez daha yaşattı ve pipisini gösterdi :))) Çok şükür sağlığı yerindeydi. Suyu iyiydi. Ayrıca doktorumuz normal doğum yapıp yapamayacağımı kontrol edecekti. Heyecanım ve korkum çok daha artmıştı. Bir anda ter içinde kalmıştım. Ama yapacak bir şey yoktu. Muayene sonunda doktorum vücudumun normal doğuma uygun olduğunu söyledi. Benden tüm yeni anne adaylarına tavsiye sakın çevrenizdeki o abartı korku hikayelerini dinlemeyin, bazı insanlar cidden abartmayı çok seviyor...
              Nstde bu sefer biraz kasılmam çıktı ve doktor zamanla kasılmaların artabileceğini bundan sonra her ihtimale karşı hazırlıklı olmam gerektiğini söyledi. Bu arada epiduralle normal doğum istiyorum doktorumuzla aynı fikirde olmamızda beni daha da cesaretlendiriyor açıkcası :) Tabi şöyle bir durumumuz var bebeğimizin gelişimi biraz önde gitti için kilosu 4 kgı aşacak olursa doğum şeklini tekrar değerlendireceğiz hakkımda hayırlısı bakalım dualarınıza bu aralar çok daha fazla ihtiyacım var. Allah tüm hamilelere kolay doğumlar nasip etsin inşallah...

Devamını Oku »
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

FACEBOOK

TWITTER

INSTAGRAM