Sonunda Momfortbaby Aldım :))

kanguru-momfortbaby-minigimleyaşam-kolaytaşıma-ergonamiktaşıyıcı .jpg
26.12.2013 ( İlk gezimiz)
          Yağız kolikli bir bebekti ve neredeyse 7- 8 aylık olana kadar devamlı yapışık gezdik. Şimdide durumun çok iç açıcı olduğunu söyleyemem ama o zamanlara nazaran çok daha iyiyiz. Bu yüzden kanguru almayı çok istiyordum. Ev işlerini yaparken, yemek yaparken ve  bebek arabasıyla gitmenin gözümde çok büyüdüğü yerlere gideceğim zamanlarda hayatımı çok kolaylaştıracağına inanıyordum. Ama bir türlü içime sinmiyordu. Neden mi ?
          Bazı uzmanlar kanguruların erkek bebeklerin testislerine zarar vereceğini savunuyorlardı. Zaten yürüteci de bu yüzden almamıştım. Fakat bir kaç uzmanla konuşarak doğru oturuş pozisyonuyla testislerine herhangi zarar vermeyeceğini öğrendim. Sıra doğru kanguruyu almaya gelmişti. Tabi bir yandan da Yağız gün geçtikçe ağırlaşıyordu ve çevremdeki herkes artık gereksiz olduğunu söylüyorlardı. Ama ısrarcıydım çünkü çok rahat edeceğimden emindim. 
          Bir kaç tane markanın ürünlerini beğenip aralarından seçim yapmam gerekiyordu. Ben seçimimi girişimci bir anneden yana kullandım. Yaklaşık bir sene önce Twitter'da tanıştığım, daha sonra İnstagram'dan severek takip ettiğim, iki çocuk annesi Çağdaş Hanım. İkna olmamdaki en büyük neden onunda bir anne olarak tavsiye etmesi ve yabancı bir markanın kazanmasındansa Türk, girişimci bir annenin kazanmasının daha mutluluk verici olmasıydı. 
          Sonunda iki gün önce almaya karar verdik havale olur olmaz ürünümüz kargoya verildi ve bugün öğlen elime ulaştı. Kangurumu öyle heyecanla bekliyordum ki önümüzdeki bir kaç günlük bebek arabasıyla giderken zorlanacağım yerlere giderek kangurumun tadını çıkaracağım. Tadını çıkarmak demişken bugün ürünüm gelir gelmez hemen dışarı çıktık. Yağız annesinin kucağında olduğu için hayatından inanılmaz mutluydu, bende bebek arabasını indir, kaldır derdinden kurtulmuş olmanın mutluluğunu yaşadım. Oğlumu öpe öpe gezdim :)) Saat 15.00' da evden çıktık, ve 17.30'da eve döndük. Yarım saat dinlenme süresini çıkarırsak 2 saat oğlumu taşıdım ama hiç bir bel ağrısı yaşamadım inanılmaz mutluyum, hayatımı kolaylaştıran ürünlere ve insanlara bayılıyorum :))
          Son olarak Çağdaş Hanım'a İlgisinden, ürün kalitesinden, gönderim hızından dolayı çok teşekkür ederim... Neden  Momfortbaby  seçtiğimin ayrıntılarını okumak isterseniz linke tıklayın... ---> Momfortbaby  
Zaman içerisinde gelişmeleri ve fotoğraflarımızı tekrar paylaşacağım.


                                 Mis gibi bebek kokusuyla yürümenin tadına varın, mutlu kalın...

Devamını Oku »

Hamilelikte Oluşan Çatlaklar

Bebek yağı-johnson&johnson-johnson-hamilelik-çatlak-miniğimleyaşam.jpg
          Hamileliğime 58 kilo ile başlayıp, 75 kilo ile bitirdim. Toplamda 17 kilo aldım. Çevremdekilerden aldığım tepkiler görüntüde çok kilo almadığımdan yanaydı buda beni inanılmaz mutlu ediyordu ;)) Tüm kilom göbeğimde toplanmıştı. Yeni tanıştığım insanlar bile tipime bakarak erkek bebek beklediğimi biliyorlardı. Her hamilede olduğu gibi benimde vücudumda çatlaklar oluşup, olmayacağına dair korkularım vardı. Öyle pahalı kremler almayı hiç düşünmedim. Çünkü ;
          1. Kural genetik  ( Annenizin hamileliğinde çatlak oluşmuşsa büyük ihtimalle sizde de oluşacaktır.)  
          2. Kural ise vücudun kuru kalmaması olduğuna inandım. Eşimin önceden Johnson & Johnson' da çalışması nedeniyle ürünlerine güvendiğimiz için Johnson bebek yağını kullanmaya karar verdim. Hamileliğimin 3. Ayından itibaren ihmal etmeden karnımı ve karnımın yan taraflarını (Asıl buralarda çatlamalar görülüyormuş.) Her gün yatmadan önce yağladım. 
Hatta 6. Ayda karnımın büyümesinden kaynaklanan gerilmeler sonucu karnımda kaşınmalar olmaya başlamıştı. Onun için yanımda küçük yağı gezdirip, nerede olursam olayım karnım kaşındığında yağımı hep sürdüm. Böylece tek bir çatlak oluşmadan hamileliğimi tamamladım ;)) Birde unutmadan hamilelikte göğüslerde büyüme olduğu için çatlak oluşma ihtimali yüksek bölgelerden biridir. Aklınızın köşesinde bulunsun...
                                                                                                     

                                          Çatlaksız hamilelikler geçirmenizi diliyorum, Sevgiyle kalın...
Devamını Oku »

Bebekten Sonra İş Hayatı

          Daha öncede belirttiğim gibi 2007 yılında Selçuk üniversitesinin inşaat bölümünden mezun oldum. Mezun olduktan sonra çeşitli firmalarda İnşaat teknikeri olarak görev aldım. Çalışırken bir yandan açıköğretim   fakültesine kaydımı yaptırdım ve 2012 yılında işletme bölümünden mezun oldum. Mezun olduktan bir kaç ay sonra Yağız'a hamile olduğumu öğrendim. Bu süreçte zaten özel bir şirkette çalışıyordum. Masa başı bir işim olduğu için hiç bir sıkıntı yaşamadan hamileliğimin 36. haftasına kadar çalıştım. ( Uyku basmaları ve bulantılarını saymazsak :)))  

          Benimde bir çok çalışan anne gibi kafamda bir sürü soru işaretleri vardı. Bir yandan oğlumu kendim büyütmek istiyordum, bir yandan iş hayatından uzaklaşmamak istiyordum. Ama bunun nasıl olacağını bilemiyordum. Bir söz var bilir misiniz? '' İnsanlar plan yaparken kader gülermiş. '' işte tamda öyle oldu. Oğlum dünyaya geldi. Çok fazla ağlayan bir bebekti. Devamlı doktora gidiyorduk acaba doymuyor mu ? Bir yeri mi ağrıyor? vs. derken sonunda doktorumuzdan oğlumda kolik olduğunu öğrendik. 

          Bebeğinde kolik olan anneler bilir inanılmaz sinir bozucu ve yorucu bir dönem :(( Doğum iznim bittikten sonra iş yerine geri dönecektim. Fakat oğlumun aşırı ağlamaları sonucunda ve 3 aylık minicik bir bedenin en çok da anneye ihtiyacı olduğunu düşünerek iş yaşamıma bir süre ara vermeye karar verdim. İş yerimle anlaşarak yollarımızı ayırdık. Çalıştığım ofis aslında benim ilk göz ağrımdı üniversitede ilk yıl stajımı o büroda yapmış mezun olduktan 3 sene sonra orada çalışmaya başlamıştım :)) Ama oğlum daha ağır basmış hayatımın bir dönemini sadece Yağız ve evime ayırmaya başlamıştım. Derken Yağız tam altı buçuk aylık olmuştu hiç beklemediğim bir gelişme oldu. Bir abimin sayesinde evden çalışma şansını yakaladım. Senelerdir en büyük hayallerimden birisi evden çalışmaktı ve hayatımın en önemli döneminde bu şansı yakaladım. Artık hem iş yaşamından uzaklaşmamış olacaktım hemde oğlumu kendim büyütecektim. İnanılmaz mutluydum :)) İlk bilgisayarın başına geçtiğim anı hatırlıyorum, aylardır uzak olmanın bir garipliği ve çalışmanın heyecanı vardı üzerimde.

          Evden çalışanların yata yata para kazandığı düşünülse de durum hiçte öyle değilmiş hele birde evde bebek olunca durum baya vahimmiş :)) Evden çalışma denince nedense denize karşı oturulmuş, masada laptop ve kahve olan bir görüntü canlanıyor gözümde ama az önce dediğim gibi bebekli yaşamda onlar hayalden ibaret. Yağız'ın öğle uykusu yarım saati geçmiyor o yüzden genellikle gece çizim yapıyorum veya mama sandalyesine oturtup uzaktan oyalamaya çalışıyorum.  Böylece benim için çooook yorucu ama güzellikleri de bir o kadar olan bir dönem başlamış oldu tabi 24 saat yetmiyor. Diyorum ki şu saatleri biraz arttırsak :)) 


6ay, 7ay, bebek, bebekten sonra iş hayatı, doğum izni, evden çalışma, ilk ayrılık, iş hayatı, kolik, vicdan azabı, Yağız, Yağız bebek büyüyor,
Yağız uyumadığı zaman çizim yaparken ki durumumuz :))
          Yağız ile ilk bir kaç saatlik ayrılığımızı da 7 aylıkken yaşadık. Ofise gitmem gerekiyordu. 7 ay sonra ilk defa tek başıma sokağa çıkmıştım kendimi bir garip hissedip, bir yandan da oğlumu terketmişim gibi bir vicdan azabı çekmiş, kendimi çok kötü hissetmiştim. Çalışan annelerin işi gerçekten çok zormuş. Allah yardımcıları olsun... (01.11.2013)
Devamını Oku »

Yağız'la 9. Ay


          Yağız'ın aylık gelişimini yazarken en son 4. ayda kalmışım ve bugün oğlum tam 9 aylık oldu. Geçtiğimiz ayları tek tek yazmayı bekledikçe bir türlü yazmaya başlayamadım. Bu yüzden önceki aylarda neler yaptığımızı farklı bir yazıda anlatacağım.


          Eveeet Yağız bugün tam 9 aylık oldu. Artık tam bir bebek, iletişimimiz gün geçtikçe güçleniyor, beni daha iyi anlıyor, sevdiği şeylerde mutluluğunu, sevmediği şeylerde mutsuzluğunu belli ediyor. 

Kedi, köpek ve kuşa heyecanlanıyor :)) 

Bizim yediklerimizden  istiyor, 

Çak annem deyince çakıyor,

Alkış deyince alkışlıyor,

Kendi istediği zaman öpücük atıyor, ama görmelisiniz dudak yok oluyor yanaklar şişiyor :))

Resimlerimizi görünce heyecanlanıyor.

Kaşıkla yemek yedirirken kaşığı kavramaya çalışıyor.

Biberonla çok nadir su içerken, bardakla su içmeye bayılıyor.

De-de, Ba-ba gibi farklı sesler çıkartıyor. Tabi biz dede ve baba dedi diye havalara uçuyoruz :))

Ağlarken Annnneee diyor. Neden acaba çocuğum mutluyken dede ve baba, ağlarken ise anne diyor ?

 Daha küçücükken tüm ihtiyaçlarını annesinin karşılayacağını biliyor sanırım :))

Benimde Yağız'ın doğmuyla öğrendiğim milyonlarca şey oldu. Mesela balkabağının sadece tatlısını biliyordum. Ama bebekler için sayısız tarifi var ve bir o kadarda faydası. Laf aramıza Yağız'ın en sevdiği sebzede Balkabağı :))

Yağız 9. Ay içerinde ilk balık ve tavuğunu yedi.

Hala emekleme çabası yok fakat ulaşmak istediği yere döne döne ulaşıyor :))

En önemli sorunumuz olan kolikli bebek modelinden baya uzaklaştık. (Çok şükür.)

Prinçlerimiz hala yok. 4. aydan beri tüm diş çıkarma belirtilerini taşımasına rağmen hala tek bir dişi bile çıkmadı miniğimin.

          Kısaca Yağız her gün yeni bir şeyler öğreniyor, bende ona şahitlik ediyorum ve bu durumdan inanılmaz keyif alıyorum.  Bakalım önümdeki ay ne gibi değişiklikler göreceğiz.



                                                                                               Sevgiyle Kalın... (01.12.2013)


Devamını Oku »
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

FACEBOOK

TWITTER

INSTAGRAM