Markantalya KFC

     
     Yağız doğduktan sonra gidilen her mekanda çocukla rahat edip edemeyeceğimizi değerlendirir hale geldik. Ne büyük bir lüks çocuklu ailelerin dışarıda yemek yerken çocuğun oyun alanında kendi kendine veya bir yetişkin gözetiminde oyalanabilmesi, soğutmadan bir yemeğin bitmesi veya otur kalk yapmadan kahvenin yudumlanması...

      Bu sebeple zaman zaman Yağız'la gittiğimiz ve çocuk oyun alanı olan yerleri bloga ekleme fikri sıcak gelmeye başlamıştı. Ve bu doğrultuda ki ilk yazı an itibariyle bloga eklendi  :))

     Bir kaç hafta önce evimize çok yakın olan alışveriş merkezinde bir şeylere yemeye karar verdik. Tercihimiz Markantalya Kfc' den yanaydı. Oyun alanı büyük değil ancak Yağız'ın çok hoşuna gitti. Bizde bu sayede biraz olsun rahat bir şeyler atıştırabildik  ;))  

İşte Fotoğraflar :
























Sevgiler :))





Devamını Oku »

Kravat Düzenleyici :)




      Bu sefer öyle uzun bir yazı ve fotoğraflar eklemeyeceğim. Kısa ve öz olacak yazı olacak. Sizlere küçük bir raf düzenleme önerisinde bulunacağım. Cumartesi günü eve çay bardağı takımı almıştık. Normalde çoğu zaman o kutuları bir süre evde lazım olursa diye bekletirdim ama sonu hep çöp olurdu. Bu aralar kafam bu tarz şeyleri çöpe atmak yerine nerede kullanabilirim diye çalışıyor :) Kutunun kapağını Yağız'ın bazı eşyalarını düzenleyici olarak kullanacağım. Alt kısmındaki bölmeli kısma ise eşimin sık kullandığı kravatlarını dizmek aklıma geldi.

     İşi gereği kravatı çok kullandığı için bir sürü kravatı var. Geri kalan kravatları ise kravat askısında ama bu kutu yöntemi çok daha içime sindi ve bu sefer tüketim çılgınlığa uymayıp elimdeki imkanlarla güzel bir şey ortaya çıkarttığım için kendi kendime çok mutlu oldum :)) 

     Belki aranızda daha önce aklına gelip kutu altını bu şekilde değerlendirmiş olanlar olabilir ama benim seneler sonra aklıma geldi...

     Hatta isterseniz içini istediğiniz renk sprey boyayla boyayıp,  güzel bir takı kutusu bile yapabilirsiniz  ;)) 


Sevgiler...



Devamını Oku »

Zamane Kadını Olmak Zor...!!

     


     Feminst biri değilim, kadın erkek eşitliğini de savunmuyorum. Bence eşitlik diye bir şey de yok. Eşitlik savunulsa da sözden ileriye gidemiyoruz maalesef.  Yazımı okuyanlardan hak verende olacak ters bulanda... Ancak genel olarak yazıyı değerlendirirseniz sevinirim...

Yaşça büyük teyzelerin aman canım şimdi kadın olmakta ne var, biz çamaşırı, bulaşığı, çocuğun bezini elimizde yıkardık diyerek uzayıp giden listeleri hepimiz sayısız defa dinlemişizdir. Evet biz bulaşığı, çamaşırı, elimizde yıkmıyor olabiliriz hatta çocuklarımıza hazır bez kullanıyor da olabiliriz ama bu bizim iş yükümüzün azaldığı anlamına gelmiyor. Çünkü şimdi ki kadınların çoğuda gününün yaklaşık 10 saatini iş yerinde geçiriyor. Evine geliyor yemeğini hazırlıyor, sofrayı kuruyor, kaldırıyor çocuğuyla vakit geçiriyor. Çocuk yattıktan sonra evin kalan işleriyle uğraşmaya başlıyor. Bir gün plan sekti mi tüm hafta altüst oluyor. 


     Tabi şöyle bir klişede var. Amaann canım çalışıyorsun çalışan kadının eksiği tolere edilir. Evet edilmesine edilir ama hangisini yapmamama şansın var?  Ütü, bulaşık, çamaşır, temizlik , yemek, çocuk, eş, son olarak kendi kişisel bakımın... Bu saydıklarımı yapmama şansımız yok tabiki sadece biraz erteleme şansımız var ama oda beynimizi yiyip bitireceği için en güzeli yap bitir...

     Daha sonra ne mi yapmalı ara ara isyan ederek aynı koşuşturmaya devam etmeli. Kabul ediyorum bizden önceki nesil, eşinin büyüklerinin kahrını sabırla çekiyormuş. Bizde o kadar sabırda hoşgörüde yok ama inanın insan o telaşeden kendini bile ihmal ederken başkalarına karşı her zaman hoşgörülü olması çokta olağan değil.

     Bizim şöylede bir şanssızlığımız var, bizden önceki kuşak ve giderek değişen toplum yaşantısı arasında sıkışıyoruz. Çünkü çoğumuzun babasıda annesine yardım etmezdi bu yüzden erkek zaman zaman eşine yardımcı olmak istiyor bir işin ucundan tutmaya çalışıyor belki ama bir yerden sonra tekrar eski haline dönüyor. Bir evde huzurun olması için o dengenin bozulmaması lazım karşılıklı anlayış ve yardımlaşma olduğu sürece herşeyin çok daha güzel ilerleyeceğine inanıyorum.

     Erkeğin eşine yardım etme bilincini yerleştirmesi birazda biz erkek annelerinin elinde, tabi ki her çocuğun ayrı karakteri var ama biz elimden geldiğince onlara sorumluluk verip ev işlerine dahil etmeliyiz ki ileride eşlerine yaparken de garipsemesinler...

Bu arada aman evlenmemiş arkadaşların gözünü korkutmak istemem. Evliliğin çok güzel yanlarıda var onuda daha sonra bir yazımda paylaşayım artık :)) Bu saydıklarımın evlilikle bir ilgisi yok aslında toplumun kadına ne kadar çok sorumluluk yüklediğini vurgulamak istedim. Çünkü bazen herşey çok yorucu olabiliyor...



Sevgiler...


Devamını Oku »

Kızımızı Verdik :))

     Çok geç paylaşılmış bir yazı olsa da  sonunda paylaşıyor olmanın mutluluğunu yaşıyorum :))
Pınar ( Görümcem ) ile eşimle arkadaşlığımız başladığından beri tanışıyoruz. Aynı kurslara gittik, kız kıza gezdik, birlikte büyüdük sayılır :))  Bundan dolayı gelin görümceden ziyade iki arkadaş olduk.  İnşallah hepte böyle devam eder...

     Nişan yazısı ne alaka diye düşenebilirsiniz evet çok alakalı değil aslında ancak blogda hayatımızdaki önemli kesitleri paylaşmak istiyorum. Bizde kız verdiğimize göre bu hiç azımsanacak bir olay değil ...

     14 Eylül 2014'te görümcemin istemesi ve nişanı vardı. Yeni bir hayata ilk adım atacaklardı. Kalplerimiz pır pır ediyordu. Bir yandan bu mutlu günü gördüğümüz için inanılmaz mutluluk duyarken bir yandan hafif bir burukluk yaşıyorduk. Tüm temennimiz, mutluluklarının sonuna kadar daim ve hayatları boyunca aldıkları en doğru karar olmasıydı...

     Yazmayı çok abartmadan fotoğraflara geçeceğim çünkü bazı fotoğraflar vardır her şeyi fazlasıyla anlatmaya yeter :))



     Nişana son iki gün kala son hazırlıkları tamamlamak için koştururken minik bir yemek molası vermek hakkımız tabi ki :)) 

gelin,görümce



Özçekimsiz nişan olmaz dedik , gelsin özçekimler :))















Yüzükler takıldı...






















görümce, özçekim, nişan, kız isteme, Antalya, Hayata Dair, mutlu gün, kız verme, miniğimleyaşam, minigimleyasam, Miniğimle yaşam,



Mutluluk yakanızı hiç bırakmasın, en kötü gününüz böyle olsun Ahmet & Pınar 









Devamını Oku »

Antalya Masal Park

    
     Eskiden beri pazar günleri açık alanlarda olmayı seviyorum Yağız doğduktan sonra pazar gezmeleri daha anlamlı hale geldi. Hele birde hava güzelse değmeyin keyfime :)) Yaklaşık 2 haftadır havalar pek iyi değildi, geçen pazarda yağışlı olduğu için evdeydik :( Sadece gezme olsun diye alışveriş merkezlerine gitmek pek sıcak gelmiyor bana çünkü haftasonlarında zaten gereğinden fazla insan oluyor. O yüzden kalabalık içinde olmamaya özen gösteriyoruz genelde işimiz varsa gidiyoruz. 

     Geçtiğim pazar  ( 14 Aralık 2014 )  hava çok güzeldi. Nereye gitsek diye düşünürken eşimin aklına '' Masal Parka '' gitmek geldi. Süper bir teklifti. Hemen hazırlanıp kepez parka doğru yola çıktık. 

     Evimize baya uzaktı ve tam adresi bilmiyorduk ama sora sora bağdat bulunur diye boşa dememişler. Arabadan inerken bile Yağız'ın mutluluğunu görmeliydiniz hava güzeldi, anne babası yanındaydı ve tam çocuklara yönelik bir yere gelmiştik. İnsanlar cıvıl cıvıldı, çoluk çocuk herkes oradaydı herkesin yüzünde meraklı bakışlar vardı. Evet Yağız çok mutlu oldu ama bizde hem onu mutlu gördüğümüz için hemde çocukluğumuzdan beri bildiğimiz çizgi film ve masal kahramanlarını gördüğümüz için çok mutlu olduk.

     Kepezparkın yapımında emeği geçen herkese çok teşekkürler... 

     Sizde güneşli bir havada gününüzü nasıl değerlendireceğinizi düşünürseniz Kepezparka uğramanızı tavsiye ederim. çocuğunuz olsun ya da olmasın emin olun içinizdeki çocuk çok mutlu olacak :))

      Adresi ve yeri merak edenler için işte Web adresi : http://www.kepezparkvarsak.com/


     Biz genelde Yağız'ın ve bizim sevdiğimiz yerlerde fotoğraf çektik...

     Bizimle Masal park yolculuğuna hazır mısınız? 


Parkın girişinde pamuk şeker yapan bir amca vardı. Gözümüzün önünde şekeri döktü ve taze taze pamuk şekerimizi yedik :))


pamuk şeker,anne oğul,anne bebekbaba oğul,pamuk şeker



   
Tom Ve Jerry


tom ve jerry, anne oğlul,anne bebektom ve jerry, baba oğul


   


Taş Devri 

taş devri,taş ev,ev



Dino

dino,dinozor,taş devri





                    Wilma Çakmaktaş                                                                   Fred Çakmaktaş
taş devri,fred çakmaktaş,fredwilma çakmaktaş,wilma,taş devri



Yaba Daba Duuu :)

taş devri,araba



                                                              Çakıl Çakmaktaş 
çakıl,çakıl çakmaktaş,taş devri





Aslan Kral (LION KING)

aslan kral, king, lion king,lion



aslan kral, king, lion king,lionaslan kral, king, lion king,lion






Banklar bile parka uyum sağlamış :))


aslan,bank,park




Sünger Bob


sünger bob




Pepe Ve Şila

pepe,şila





Bu kediciği tanıyamadım :((

kedi




Alaaddin'in Sihirli Lambası




alaaddinin sihirli lambası,alaaddin,lambaalaaddinin sihirli lambası,alaaddin,lamba,maymun






Bu eşek ve amcayı tanıyamadık ancak eşek favori hayvanlarmız arasında olduğu için fotoğraftan eksik kalmayalım dedik :))

eşek,hoca,dede,amca






Düldül

düldül,red kit





Rapunzel

rapunzel





Pinokyo


pinokyo





Caillou Ve Kedisi


caillou,kedi




Son olarak Keloğlanla size veda eder ve kaçarız :))

keloğlan





Sevgiler :))





Devamını Oku »

Karalanmış Duvarlara Son

miniğimleyaşam aktivite, boya, çocuk, miniğimleyaşam, boyama, crayola, aktivite, Yağız Büyüyor, Tavsiyeler, Etkinliklerimiz,
12 Aralık 2014

     Geçen hafta işe giderken Yağız'la ayrılmamız biraz sancılı oldu ve ağzımdan '' işe gidip gelicem sonra sana oyuncak alıcaz''  çıktı. Eee sözcükler birer birer çıktıysa ağzımdan oyuncak almak farz oldu. Akşam yemekten sonra bir alışveriş merkezine gittik. 

     Bir süredir Yağız'a oyuncak alırken onun fikrini alarak seçimi ona bırakıyorum. Mağazada ellemedik oyuncak bırakmadan hepsini tek tek beğendi ve en sonunda pepenin oyuncağını almaya karar verdi :)) 

     Pepeyi görünce akan sular duruyor bizde...

     Ödemeyi yapmak için kasaya geldiğimizde kasiyer belli miktarı geçen oyuncak alanlara kasadaki ürünlerde %50 indirim oluyor dedi. Tabi bizim gözler hemen ürünlere çevrildi. Orada Crayola'nın boyama defteri ve kalemden oluşan setini gördüm, en güzel yanı kalemi defter haricinde başka yerleri çizmiyormuş. Nasıl olduğunu anlayamasak da hemen sepetimize ekledik ve evimize girer girmez kalite kontrol yaptık. 

     Bu seri bizden geçer not aldı.  Bir yerleri karalama derdi olmadan, gönül rahatlığıyla çocuğa verilerek özgürlük tanınacak bir boya :)) Bol aktiviteli günleriniz olsun...


Sevgiler :)) 



Devamını Oku »

Emzik Hikayemiz

 
     Yağız doğmadan önce biberonlarla birlikte emziğini almıştık. Emzikli bebekleri  çok beğenirim ancak  sonradan diş yapısını bozar ve tam hijyeni sağlayamam belki diye düşünerek emzik kullanmak tam içime sinmemişti.

     Doğuma giderken de emziği götürmedim. Lakin doğduğunda o kadar çok ağlıyordu ki ikinci gün pes ettim ve eşim ilaçları alırken eczaneden hediye verdikleri adi emziği kullanmaya başladık. Daha sonradan daha kaliteli emzikler alsamda nafile hiç birini emmedi. Ta ki  Almanya'dan bir akrabamızın getirdiği emziğe kadar. Sonunda daha iyi bir emzik emmeye başlamıştı. Aklımın ucunda hep emziği ilerde nasıl bıraktıracağım diye soru işaretleri vardı. Ancak bazı durumlarda emzik muazzam işe yarıyordu :))

     Zamanla bir baktım Yağız tam istediğim gibi emzik alışkanlığı oldu. Emziği olmasa aramıyor ama sokakta ağladığı zaman hayat kurtarıyordu. Bende çok vermemeye başladım, sadece dışarı çıkarken yanıma alıyordum...

     Bir yaşını bir kaç ay geçinceye kadar bu şekilde devam ettik daha sonra iyice bağımlı olmasından korktuğum için bir gün emziği bir daha vermemeyi düşündüm ve kestim. Çok şükür oda hiç aramadı ve emzik hikayemiz çok tadında kaldı :))) Dilerim sizin bebişlerinizde sorunsuz emziği bırakır...


Sevgiler...



Devamını Oku »

İlk Tiyatro denememiz Hüsranla Sonuçlandı


     En son sinemaya hamileliğimin son aylarında Cem Yılmaz'a gitmiştim. Tiyatroya ise yine hamileliğimde gittim fakat hangi oyun olduğunu bile hatırlayamıyorum :(

Yağız'ı bırakıp bir yerlere gitmek vicdanımı sızlattığı için ve 21 aylık olmasına güvenerek çocuk oyunlarını araştırdım gidenlerin memnuniyeti ve kostümler çok güzel olduğu için Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosunda sahne alan '' Küçük Kara Kalık '' oyununa 23 Kasım 2014'te gitmeye karar verdik. Böyle etkinlikler kalabalık çok daha güzel olacağı için etkinlik duyurusunu yaptım. Baya kalabalık bir grup olacaktık. Anneler çocuklardan daha heyecanlıydı çünkü bir çok arkadaşım benim gibi aylardır tiyatroya gidememişti. Çocuklarında ilk tiyatrosu olacaktı :))

Başta etkinliği sadece anneler ve çocuklar içinken, zamanla biraz çizgimizin dışına çıktık ve babalarda dahil oldu. Her zaman söylediğim gibi  '' İLGİLİ BABA BAŞ TACIDIR, CANDIR.'' ;))


Derken tiyatro günümüz geldi çattı. Evden çıktık, gayet neşeli arabamıza bindik.


 Tiyatroya kıl payı yetiştik ancak Yağız salonun kapısından içeri girmek istemedi ve feci şekilde ağladı hiç bir şekilde sakinleştiremedim ve çareyi dışarı çıkmakta buldum. Hiç aklıma böyle olacağı gelmemişti. Sadece belki oyun esnasında yüksek ses olursa korkarsa çıkarız diye düşünmüstüm. Hatta balıkları görünce çok mutlu olacağını bile düşünmedim desem yalan olur. Böyle kötü bir deneyimle tiyatro dönemimizi başlamadan en az bir yıl erteleme kararı aldık...


Neyse ki  yanlız değildim iki arkadaşım bir kaç dakika geç kaldığı için salona alınmadı. Bir arkadaşım oğlunu anca 5 dakika içeride tutabildi. Bir başka arkadaşım ise oğlu tiyatroya gelirken bebek arabasında uyuduğu için içeriye giremedi. İşte tiyatro hevesiyle gelip izleyemeyen anneler kulübü olarak karşınızdayız :))




Daha sonra ne mi yaptık? Bu kadar yol gelmişken eve dönmek olmazdı bizde çocukları parka götürdük :))

Bizden bir kaç fotoğraf :


Minik arkadaşlar ( Yağız  ♥  Hamza )



Bizim tiyatro maceramız böyle sonuçlandı. Biz izleyemesekte sizler için bir kaç fotoğrafı paylaşmak istiyorum.


















Sevgiler :))




Devamını Oku »
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

FACEBOOK

TWITTER

INSTAGRAM