İlk Kreş Alışverişi...


     Evimin küçük erkeği kreşe başlayacağına göre alışverişe çıkmak şart oldu. Garip bir heyecan sarmıştı içimi öyle mi olacak, böylemi olacak derken büyümüştü minik adam. Artık okullu olacaktı. Bu yüzdende bol bol fotoğraf çektim ileriye ait güzel anlarımız kalsın istedim 


♥ Aile pozumuzla alışveriş başlasın 

01.02.2015



Bazı minikler alışverişi yanlış anlamış :))













Yardımlaşmak şart...




Son olarak evdende ekleyeceklerimizle birlikte çantamıza doldurmak üzere 
eşyalarımızı dizdik 



İlk alışverişimizi tamamladığımıza göre Rabb'im güzel günlerde kullanmayı nasip etsin oğluma...


Sevgiler...


Devamını Oku »

Kreşe Başladık...


     Kreş ile ilgili fikrimi önceki ( Kreş mi? Bakıcı mı? ) yazımda belirtmiştim . Evet Yağız'ı kreşe verecektik ve kesin kararlıydık.

     İşe başlar başlamaz yavaştan kreş araştırmaları yapmaya başlamıştım. Önümde daha zaman olsa da kafamda net bir yerin olması içimi rahatlatacaktı. Buluşmalardan tanıştığım bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Yasemin Yuvanın Müdürü Kadriye Hanım ile telefonda görüştük. Telefondan bile enerjisi çok güzel gelen bir bayandı. %99 oraya verecektim. Ancak ne zaman başlayacağımızı bir türlü karar verememiştik. Çünkü Yağız kreş için daha küçük geliyordu. Derken zaman geçti ve annelerin daha fazla bakamayacağı kesinleşince. Kreşi gidip görmem ona  göre bir kaydını yaptırmam gerekiyordu. Kadriye Hanım'ı görünce yıllardır tanıyormuş hissine kapıldım. Kreş sahibi Efgan Bey'inde çocuk sevgisi belli oluyordu.

     Bina olarak çok gösterişli değildi ancak benim kreş seçimimde en önemli etken yöneticilerin, öğretmenlerin çocuk sevgisi ve ilgisiydi. Bende karşı taraftan bunu fazlasıyla almıştım. Yağız'ın öğretmeni Şule Hanım beni fırsat buldukça durumdan haberdar ediyordu. Gün içinde devamlı iletişim halindeydik bu durum içimi daha da rahatlatıyordu.

     Sıra Yağız'ın alışma sürecini atlatmaya gelmişti. Bu duruma alışacak sadece Yağız değildi elbet. Benimde mutlu ve daha kararlı olmam gerekiyordu. Anne kararlı olunca çocuğun alışma süreci daha çabuk oluyormuş. Tedirginliği hemen hissediyormuş minik kuzular.

     Şimdi kreşte bir buçuk haftayı geride bıraktık. Yağız  her sabah yataktan kalkma ve hazırlık aşamasında  daha sonra da kreşe bırakırken içimi parçalasa da kreşte gün geçtikçe daha iyiye gidiyormuş.

     Kreşin daha ilk haftadan bize etkisi, uyku düzenimiz yavaş yavaş oturuyor. Tam düzene girene kadar bizde akşamları bir yere çıkamıyoruz ve misafir ağırlayamıyoruz ama 23 ay sonra düzene giren uyku düzeni için biraz fedakarlık yapmak şart :))

     Diğer düzene giren bir huyumuz ise yeme alışkanlığımız. Yağız pek yemekle arası olan bir çocuk değil ancak arkadaşlarının etkisi ve öğretmenlerinin desteğiyle yemek yemesi gayet iyiymiş...

Unutmadan ilginç ama en bariz değişikliği ise önceden yolda gördüğümüz kedilere çok yaklaşamazdı ancak 1 haftadır kedilerin dibine kadar gitme cesaretinde bulunuyor :))

Bakalım daha neler öğreneceğiz yaşayıp göreceğiz ve ben yine adım adım sizlerle paylaşacağım... 

( Not: Yağız 23 Aylıkken kreşe başlamış oldu.)


Sevgiler :))


Kreşte ilk anlar, ilk fotoğrafımız.  ( 02.02.2015)

Devamını Oku »

Lohusa Destek Birimi

 
Facebook'ta yeni anne ve anne adaylarına faydalı olacak bir grup, Lohusa Destek Birimi:
Lohusalık sürecinde yanlız olmadığınızı hissettirecek, size destek olacak ve hemen hemen aynı sıkıntıları yaşamış annelerin bir arada olduğu bu güzel grubu kuran Melek Hanım'ın kaleminden grubun kuruluş hikayesini buyrun okuyalım...

Heyoooo...!!!!
Bu da nesi dediniz değil mi? Şu an, uzunca bir süredir "belki, bir gün..." dediğim anı yaşıyorum! İtiraf edeyim ,gerçekten çok heyecanlandım. Sebebini anlatmaya çalışayım.. Efendim, 06.06.2012 de yaklaşık 38 yaşımı ve evliliğimin 6.yılını sürmekte iken, Tüp Bebek ve Aşılama dan sonuç alamamış talihsiz bir kadın olduğumu düşündüğüm sıralarda ve kendimi Deniz+Güneş+Diyet'e yanı sıra da, evi pir-u pak etmeye adamış vaziyetteyken öğrendim ki; HAMİLEYİİİİMMMMM....
Ne yazık ki, pek çoklarımız gibi hevesim "düşük tehlikesi" ile kırılmaya yüz tutmuşken, şükür ki biricik yavrucuğum tutunmaya, anneciğini bırakmamaya karar verdi. İşte o an hayat benim için yeniden başladı. Başarmıştım... Sonunda başarmıştım!!! 
Buraya kadar herşey çok da şahane gitmese de, bir şekilde gitmişti. Hamilelik ilerledikçe ve ben genişledikçe sorunlar başladı, Karpal Tünel Sendromu, aşırı su tutulması derken Gebelik Diabeti olasılığı, aile sorunları, büyüklerin hastalıkları derken stresli olmamak için debelendiğim gebeliğim, giderek beni zorlamaya başladı. Nefes alamaz halde doğuma girdim ve canım oğlum dünyaya geldi. O an için, bitti sandığım sıkıntıların aslında yeni başladığının bilincinde değildim tabi...
Okumanızı istediklerim ve yazacaklarım aslında hamileliğim ve doğumun ardından yaşadıklarım değil. Bir gün anladım ki, sıkıntılar, sorunlar sadece bana ait değil, ortak... "Anne Olmak" için, ÖZELLİKLE "İyi Anne" olmak için debelenen, sorumluluğu sırtlanmış ve Lohusalık dahil tek başına bırakılmış (sadece eşler tarafından değil!! ), mecburiyetler karşısında yalnızlığı tavan yapmış çoğunluğa dahilim.. Doğum Sonrası Depresyonumu kucaklamış vaziyetteyken beynimde bir şeyler titreşmiş olmalı ki; " bana olan başkasına olmasın, buna bir şekilde engel olmalıyım " düşüncesi taaa o günlere ait..
Oğlumcuğumun uyku saatleri uzamaya, emzirmek ve ev işlerinden boş vakit kalmaya başladıkça ne bulduysam okumaya, blog, site takipleri yapmaya başladım. Aslında gebelik süresince okuduğumu ve öğrendiğimi zannettiğim her şeyin; buzdağının görünen yüzü olduğu ve gerçekte her ama her şeyin bambaşka olduğu, beş parmağın beş'i bir olmadığı gibi,yeryüzüne gözlerini yenice açmış "mini mini eller ve ayakların" her birinin farklı dünyalar olduğu, HER BİRİNİN ASLINDA KARAKTERİ İLE DOĞDUĞUNU, İLK GÜNDEN İTİBARENDE BİREY OLDUĞU, gerçeği ile de yüzleşmiş oldum.. Oysa ne kadar da hazırdım (sanıyormuşum !!) ANNELİĞE...
Oğlum büyüyüp geliştikçe oyun oynama ihtiyacı, haliyle yaşıtları ile aynı ortamlarda bulunma gerekliliği doğduğunda, pek çok Anne gibi arayışlara girip, oğlumla oyun evleri,park ve bahçeler furyasına dahil olduk... Oyun Evleri şahane olmasa da, başarısız da değildi ve ne yazık ki kısa sürdü, yılmadığım gibi arayışlarımı sürdürdüm. İşte o sıralarda yanılmıyorsam oğlum 14 ay civarındayken ilk kez, anneler arası bir sohbet sırasında hayal ettiğim " Lohusa Destek Birimi'nin ''ismini ve hayalimdeki şeklini paylaşmıştım. Hayalimdi ,bir grup oldu ,artık bir amacı var ; Anneliğin " Çiçeği Burnunda" ilk 6-12 ayını yaşayan; desteksiz, bir başına hissetmekten yorgun, kendine ayıracak 5 dk için kıvranan, korkuları ve endişeleri başına üşüşmüş sayamadığım pek çok ruh haline sahip ve kafası karışık kardeşlerimizi; yani taze anneyi ihtiyaca göre, MANEVİ VE TEKNİK DESTEK olmayı kabul edecek deneyimli, sevecen, paylaşmayı, yardımı seven, gönüllü bayanlarla kendi evlerinin düzeninde buluşturmaktı. 
Başlarda kendi çevremde bulabileceğim benden daha taze Annelere ulaşıp yardım eli uzatmak düşüncesine sahiptim. Taa ki hatrı sayılır kişi sayısına sahip bir grupta, tecrübe alışverişinde bulunduğum 30 Ağustos 2013 gecesine kadar.. O gece bahsettiğim ortamda, gerçekten büyük ilgi gören hayalim "neden gerçek olmasın" yaklaşımlarında bulunan pek çok destekçinin - "beyin fırtınası" - talebi ve el yordamıyla "bir mum yaktık." Aslında geniş çaplı olmaya hazır olmayan oluşumu kendi şehrimizde "Pilot Uygulama" olur mu diye düşünürken, memleketin her köşesinden Güzel Anneleri bünyesine dahil etmekte olan, şimdilik küçük, ama umut vaad eden "LOHUSA DESTEK BİRİMİ" adı altında grubumuz dünyaya geldi...
Gebelik - Doğum - Doğum Sonrası - Bebekli Yaşam hakkında uzman görüşlere ve desteğe ihtiyacı olan, okuduklarını-yaşayarak tecrübe ettiklerini paylaşan, bilmediklerini soran, öğrenmeye istekli, bilgiye ve yeniliklere açık gelecek vaad ettiğini düşündüğüm gurubumuzda; sevgi, saygı, anlayış çerçevesinde bütün "Taze Anneleri" sevgiyle kucaklarız.

Grubun Facebook Sayfası : Lohusa Destek Birimi


Siz de Annelere, Miniklere ve Ailelere Fayda Sağlayacağını Düşündüğünüz Tecrübelerinizi Bu Sayfada Paylaşmak İsterseniz.
Yazınız ve fotoğraflarınızı Selin.Yuzbas@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.


Devamını Oku »

Çocuğuma Dokunma


  • Dudaklarından öpmeyin kuzularınızı,
  •  Garson amca kızar şimdi , bak teyze kızacak şimdi diye herkes sana kızabilir bağırabilir imajı yaratmayın
  • Kalabalık araçlarda otur teyzenin kucağına, sıkış amcanın yanına diyerek yabancılar ile arasında bağı kuvvetlendirmeyin.
  •  Akraba dahi olsa çocuğunuzu kimse ile tuvalete yollamayın.
  •  Kendini öptürmek istemiyor ise "öpsün bir kere" demeyin ona kızmayın.
  •  Utana sıkıla modern olacağım diye çocuğunuz ile banyo yapmaya çalışmayın. (Dikkat bebeğiniz ile demiyorum)
  • Vücuduna o istemedikçe kimse dokunamaz bunu ona öğretin
  • Yol boş diye kırmızı ışıkta çocuğunuz yanında karşıdan karşıya geçmeyin
  • Yol boş diye üst geçit yerine trafiğin arasından karşıdan karşıya geçmeyin
  • Litre litre kola içip kola çok zararlı demeyin ( İnandırıcılığınız ölüyor)
  • Kitap , dergi, gazete okumuyor iseniz çocuğunuz okumuyor diye onu aşağılamayın. Gökten inmiyor okuma alışkanlığı.
  •  Sen yapamazsın değil, denemek ister misin deyin...
  •  Anne- baba olun arkadaş değil...
  • Cıssssss demeyin, ona olabilecek zararı anlatın. Anlayacağı cümleler ile bilimsel gerçekler ile değil
  •  Göz teması kurun
  •  Bolca sarılın ( Unutmayın sizden ihtiyacı olan sevgiyi alan çocuk dışarıya daha az yönelecektir.)
  • Aşağılamayın, yargılamayın, utandırmayın ve asla kıyaslamayın ( Unutmayın her çocuk özeldir. Tektir.)
  • Korkutarak değil açıklayarak öğretici olun.
  • Sorduğu kadarına yanıt verin destan yazmayın
  •  Çocuğunuzu etiketlemeyin, olumlu-olumsuz etiketler baskı yaratır. Ona isim takmayın, el şakası yapmayın ...  ( ALINTIDIR. )


Devamını Oku »

Kreş mi? Bakıcı mı?

   

     Gün geçmiyor ki  bir bakıcı krizi duymayalım. O yüzden hamileliğimin başından beri, ben işe döneceğim zaman annemle kayınvalidem dönüşümlü, Yağız'ı idare edecekler, kreş yaşı gelincede güvendiğimiz bir kreşe gönderecektik. Bakıcı fikrine hiç sıcak bakmadım. Belki çevremde güvendiğim biri olsa bu görüşüm değişebilirdi ancak öyle güvenip bırakacağım biri olmayınca kreş bizim için tek çözüm yolu oluyordu.

     Yağız 20. ayını doldurunca işe geri döndüm ve 23. ay dolana kadar annelerimiz haftanın 3 günü biri diğer 3 gün diğeri şeklinde baktılar, Sağolsunlar hiç gözüm arkada kalmadı. Benden daha çok üzerine titrediklerini bilsem de anne yüreğinden vicdan azabı ve endişe eksik olmuyormuş.

     Şimdilerde ise gündemde olan konumuz kreş Yağız 02.02.2015 Pazartesi günü kreşe başladı. Yakında kreş seçimimiz ve alışma sürecimizi sizinle paylaşacağım.

     Şimdilerde bir yandan kreşe başlamanın ona katacağı güzellikleri düşünüyorum diğer yanım ise daha küçük olduğu için üzülüyorum. Ama Yağız'dan daha küçük kreşe başlayan yavrularda var ve onlarda gayet güzel büyüyürlar. En önemli nokta iyi bir kreş bulabilmek sanırım. Tabi ki çalışmıyor olsam çocuğumu bir süre daha kendim büyütmeyi düşünürdüm...

      Uzun internet araştırmalarım ve çevrem ki annelerden öğrendiğim ve benim içimi rahatlatan iki anekdotu da sizlerle paylaşıp müsade isteyeceğim :))

  1. Kreşe erken başlayan çocuklar mikroplarla daha erken tanıştığı için bağışıklık sistemleri daha güçlü oluyormuş. Okul çağında daha az sağlık sorunu yaşıyorlarmış. ( Dilerim ki hiç bir çocuk hastalanmasın.)
  2. Kreşte yetişen çocuklar daha özgüvenli bireyler oluyormuş. Çünkü daha küçükken kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalıyorlar. Biz anneler ister istemez bu konuda biraz daha korumacı davranıyoruz.



Sevgiler :))






Devamını Oku »
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

FACEBOOK

TWITTER

INSTAGRAM