Bir Destandır ÇANAKKALE


     2010 Yılında annem ve bazı akrabalarımızla bir geziye katılmıştık. Gezi iki günlüktü bir gün Çanakkale'yi bir gün İstanbul'u gezecektik. İstanbul'a daha önce gitmiştim ama Çanakkale'ye ilk kez gidecektim. Günler öncesinden heyecanı sarmıştı bizi. 

     O zamana kadar Çanakkale Zaferiyle ilgili bir çok olay dinlemiştim. Ama bu çok daha farklı olacaktı. Buram buram tarih kokan o topraklarda bulunmak inanılmaz duygular yaşatmıştı bana. Her karışta Atalarımızın kanı ve her toprağın ayrı bir hikayesi vardı. Hayatımın en anlamlı, en duygu yoğunluğu yaşadığım günü olmuştu. Onca insanın hiç düşünmeden canından olma pahasına Vatanını koruması. Duygulanmamak, gururlanmamak elde değil. 

     Her Türk'ün gidip görmesi gereken şehirdir ÇANAKKALE. Alınacak o kadar ders var ki. Bizim kaybettiğimiz onların yokluk anlarında bile sahip çıktığı o değerler...

     Gidip görene kadar Çanakkale benim için önemliydi ama o topraklarda nefes alıp , yaşanılan olayları okuyup, rehberimizden dinledikten sonra Çanakkale denince bir yandan içim cız ederken bir yandan da inanılmaz büyük bir gurur duyuyorum. Hiç kolay kazanılmadı bu topraklar...

     Bu gün radyo dinlersen bir cümle takıldı kulağıma '' O gün savaşanlar birbirlerini ayrıştırmadılar, bir olup Vatanlarına sahip çıktılar...'' Bizler aynı Ülkenin evlatlarıyız. Bir olup bayrağımıza ve Ülkemize sahip çıkmalıyız. En azından bunu borçluyuz o günlerde doğmamış evlatları için canlarından vazgeçen insanlara...


Tüm Şehitlerimizi Rahmetle Ve Minnetle anıyoruz... Ruhunuz Şad olsun Şehidim...



Çanakkale'ye gidene kadar eğlenceli bir türkü olduğunu düşündüğüm '' Hey Onbeşli '' meğer ne büyük anlam taşıyormuş...






Bizim objektifimden bazı fotoğraflarımız ; 



Truva Atının Maketi

truva atı


DUR YOLCU ! Bilmeden gelip bastığın bu toprak, Bir devrin battığı yerdir...






Sargı Merkezindeki İbretlik Ağaç.









































Müze,Gelibolu



Yaralı İngiliz Askerine Yardım Eden TÜRK ASKERİ...












Kaldığımız Otelin Manzarası




Kesinlikle gidip görülmesi gereken Tarih kokulu şehir Çanakkale...










Devamını Oku »

SIRA DIŞI ANNELİK DERNEĞİ

                     
        Türkiye’nin ilk ve tek ikizler üçüz+ çocuklarının ve ailelerinin derneği olan Sıra dışı annelik derneği 2 Kasım 2012 tarihinde İstanbul’da kurulmuştur. Derneğin amacı; Türkiye’de bulunan ikiz ve çoğullara (üçüzler, dördüzler, beşizler ve daha fazlası) yönelik toplumda farkındalık oluşturarak, toplumda bu konuda bir bilinç oluşmasını sağlamaktır. Bu çerçevede çeşitli proje ve faaliyetlerle çoğul anne-baba adaylarını, anne-babalarını ve çoğul çocukları bir araya getirmek; konunun ilgili tarafları ile bir araya gelerek platformlar oluşturmak; yasalara uygun her türlü faaliyet ve çalışmaları yapmak; Çoğul çocuk sahibi maddi imkânı olmayan ailelere gıda, giyim, sağlık, eğitim, yakacak, kira, barınma, evlenme, yuva kurma, iş kurma, konut ve sair bütün hususlarda ayni, nakdi her türlü maddi manevi yardımda bulunmak; ikiz ve çoğullarla ilgili her türlü faaliyeti destekleyecek yerel ve uluslararası çalışmalar yapmak, hedeflenmektedir.

         2013 yılında derneğimizin ilk temsilciliği Antalya’da faaliyetlerine başlamıştır. Şuanda İstanbul merkez olmak üzere Anadolu yakası, Antalya, Ankara, Bursa, Bolu temsilciliklerimiz aktif olarak faaliyetlerde bulunmaktadır.

        Bizler bir araya gelerek tecrübelerimizi paylaşıyoruz, genellikle ikiz çocuklar doğduktan sonra eve kapanan annelerin sosyalleşmesini sağlıyoruz. Yalnız olmadıklarını hissettirmeye çalışıyoruz. Anneler yaşadıkları sorunları paylaşarak çeşitli çözüm önerilerinde bulunuyor ve ikizlerle hayatı nasıl kolaylaştırırlar bu yönde paylaşımlarda bulunuyorlar. Genellikle daha tecrübesiz olan anneler, ikizlerini büyütmüş olan annelerden tüyolar kapıyorlar.

        Antalya’da şuanda ulaşabildiğimiz 150 annemiz mevcut. Etkinliklerde bir araya gelen anneler, artık birbirlerini daha yakından tanıyorlar. Arkadaş, dost kıvamına gelmiş olan bu anneler, günlük hayatlarında birbirleri ile telefonlaşıyorlar, mesajlaşıyor. Hatta fırsatları değerlendirip dernek dışında da bir araya geliyorlar. Bu da dernek olarak bizleri fazlasıyla sevindiriyor. Dernek olarak etkinliklerimiz, hemen hemen her ay mutlaka yapılıyor. Kahvaltılar, partiler, toplantılar, yarışmalar ve hatta annelerimize moral olması amacıyla müzikli gece yemeklerinde bile buluşmalar tertipleniyor. Bu sayede gerek evde çocuk bakmak durumunda kalan gerekse iş ve ev hayatı arasında koşturan anneler, streslerini atıp moral kazanıyorlar. Birbirlerini daha yakından tanıyan ikiz annelerimiz, Antalya’da 1,5 yıldan fazla süredir birbirlerine sımsıkı sarılıyorlar. Maddi durumu olmayan ailelere de mama, bez, kıyafet ve oyuncak yardımlaşmasını da gerçekleştiriyorlar.


                                                          
                                                               SIRA DIŞI ANNELİK DERNEĞİ ANTALYA
                                                                                    TEMSİLCİ ANNESİ
                                                                                       ESRA SÖNMEZ
                                                                                                            

Sıra Dışı Annelik Derneği Antalya Temsilci Annesi Esra SÖNMEZ Ve İkizleri



Sıra Dışı Annelik Derneği Başkanı Özlem Şinik



Dernek Buluşmalarından Renkli Kareler ;













www.siradisiannelik.com

www.siradisiannelik.org



Siz de Annelere, Miniklere ve Ailelere Fayda Sağlayacağını Düşündüğünüz Tecrübelerinizi Bu Sayfada Paylaşmak İsterseniz.
Yazınız ve fotoğraflarınızı Selin.Yuzbas@gmail.com adresine mail atabilirsiniz...

Devamını Oku »

Kreşte İlk Gün ( 02.02.2015 )


     Sonunda ilk kreş günümüz geldi çattı. Aylardır nasıl olacak nasıl alışacak diye düşünüyordum. Yağız fazlasıyla hassas bir çocuk ama diğer diğer yandan çocukları , abi ve ablaları çok sever bu yüzden  ya çabuk alışacak ya da alışmakta epeyce zorlanacaktı. Yani ortası olmayacağından emindim :))

     2 Şubat 2015 sabahı kreşe gittik yaklaşık bir saat birlikte durup oradan iş yerime geçecektim. Böylece Yağız ortama biraz daha alışmış olacaktı. İlk sınıfa girince genellikle olduğu gibi biraz huzursuzlandı ama sınıf arkadaşlarıyla aynı masanın etrafında hamur oynamaya başlayınca bir süre sonra kendiliğinden masanın diğer ucundaki arkadaşının yanına gitti. İçten içe havalara uçuyordumm :)) Biraz daha zaman geçince daha sınıf kültürüde oturmadığı için kendi başına kenarda araba süremeye başladı daha sonra hemen hemen aynı yaşlarda olduğu arkadaşıyla araba sürmeye başladılar. Baktım ortam stabil çaktırmadan sınıftan çıktım. Ama aklım Yağız'ın yanında kalmıştı. Yağız birebir ilgi olduğu zaman zor bir çocuk değildir ancak biraz ihmal edildiğini hissedince çaktırmadan çirkefe bağlayabilir.

En büyük endişelerimden biri evde birebir ilgiye alışmışken sınıf ortamında nasıl olacaktı.

Diğeri ise Öğretmenlerin ve diğer çalışanların Yağız'a karşı tutumunun nasıl olacağıydı...

     Çünkü Yağız ilk defa bensiz tamamen yabancı bir ortamda kalacaktı. Daha önce 3 Ay anneanne ve babaannedeydi onları zaten tanıyordu ki onlarda bile alışma sürecimiz sancılıydı ve her defasında evden kaçarcasına çıkıyordum çünkü yeri göğü inletiyordu ağlayarak...

     Öğretmenimiz ve Kreş Müdürümüz hakkında çok güzel referanslar almıştım o yüzden yüreğimin bir yanı iyi olacak dese de alışma süreciyle ilgili endişelerim zamanla geçecekti.

     Evett artık öğle arasında eve gidip Yağız'ı emzirmeyecektim. Kendimi hem rahatlamış hemde boşluğa düşmüş hissediyordum. Çünkü beni en çok yoran şeylerden bir tanesi 1 saatlik öğle arasında otobüsle Yağız'ın yanına gidip emzirerek uyutup sonra ofise geç kalmadan gelemeye çalışmaktı.

Kafamda deli sorular vardı,  mesela ;


  • Yağız emerek uyurdu kreşte nasıl uyuyacaktı?
  • Kendi kendine yemeye çalışsada tam anlamıyla başaramıyordu, nasıl yemek yiyecekti?
  • Aylardır Yağız'ın altını ayakta değiştiriyordum. Çünkü yatmıyordu. Öğretmeni nasıl altını değiştirecekti?
  • En iyisi burada keseyim çünkü bıraksanız bu liste sabaha kadar uzayıp gider :))


     Gün içinde aklımın bir kısmı hep Yağız'da olsa da  Şule Öğretmenimiz sağolsun sık sık fotoğraflarını attığı için içim biraz biraz rahatladı. Ara ara ağlama krizleri yaşanmış ki zaten beklediğimiz tepkiler bunlardı.

      Sonunda iş saatim dolmuş oğlumu almıştım.Çok şükür büyük bir kriz olmadan ilk günü atlatmıştık.. Darısı diğer günlere...

Kreşe koşa koşa gittiği günleride paylaşmam ümidiyle ,


Sevgiyle Kalın....



Oyun Hamuru





Pastel boya zamanı




Öğle yemeyi 




Serbest Zaman











Devamını Oku »
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

FACEBOOK

TWITTER

INSTAGRAM