Havale Sonrası Yüksek Ateş Korkusu




     Yağız 18 Martta havale geçirdi. Hayatımın en zor bir kaç gününü yaşamıştım. Hatta çok kaleme almak istediğim ama tekrar o anlara gitmek istemediğim için ertelediğim bir yazı oldu...

     Yağız doğduğundan beri yüksek ateş ve havaleden korkuyorduk ancak 2 yaşını doldurunca havale riskinin  azaldığını duymuştuk. 18 Martta öğleden sonra  kreşte biraz ateşi çıkmış ama akşam üzeri aldığımda gayet iyiydi. Uyku saati gelmiş uyutmak için yatırmış, yanında uzanmaya devam ediyordum. Bir anda bir şeylerin ters gittiğini hissettim ve titremeyle birlikte boş boş bakmaya başladı hemen eşimi çağırdım ateşine baktık, ambulansı aradık, sonrası çorap söküğü gibi geldi... En büyük şansımız ben yanındaydım anında farkettim ve  eşimi çağırıp müdahale edebildik. Havale anında 37.5 derece olan ateş 7 dk sonra 39.5 olmuştu. ertesi gün ise 41' e kadar yükselip, düşmeyen ateş yaşadık. Ateş nedeni boğaz enfeksiyonuymuş. Bir kaç hafta sonra  EEG çekildi. Çok şükür sonuçlar temiz çıktı. Kalıcı bir hasar olmadı. Ama ateşi ani yükseldiği ve havele geçirdiği için  daha tedbirli olmamız gerekiyordu. 

     Doktorumuz 37.1 'i görünce ateş düşürücü vermemizi söyledi. Oldum olası ilaç kullanmayı sevmeyen ben Yağız'ı da ne kadar az ilaç kullanırsa kar diye görürken artık en ufak bir ateşte ilaç kullanır hale gelmiştim. 

     2-3 gün önce yine Yağız ateşlendi artık ateşle baş etmeyi öğrenmiştim ama yüreğim her an pır pır ediyordu. Tekrar aynı şeyleri yaşamaktan çok korkuyordum. Ne gündüz ne gece doğru dürüst uyuyamadım ya uyuyunca bir şey olursa diye. Çantam eczane gibi olmuştu çift ateş ölçerler,  ilaçlar, bezler sular ...

     Böyle hastalık zamanlarında çalışıyor olmak daha bir zorluyor insanı daha fazla geriliyorsun. Sağolsunlar 1.5 gün izin aldım iş yerimden ama tam içine sinmiyor yinede...

     Bu sefer ki ateş nedeni bademcik iltihabıymış. Her ateş dönemi ömrümden ömür götürüyor. Sonra kendimi telkin etmeye çalışıyorum ne dertler var Selin abartma diye ama o havale anındaki görüntüler geliyor gözümün önüne içim sızlıyor. İçimden ettiğim dualar geliyor... Rabb'im oğlumuzu bize bağışla, kalıcı dert verme, Gerisi boş zaten... Rabb'im kimseyi evladıyla sınamasın. Dermansız dert vermesin.

     Bu olaydan sonra şunu bir kez daha anladım kimse yaşamadan neyin ne olduğunu bilemiyor, ama gereksiz ve yetersiz yorum yapmadan da geri kalmıyorlar. O korkumuzu, çaresizliğimizi ve sonrasında her ateşlenmede yaşadığımız endişeyi  en iyi çocuğu havale geçirmiş anne, babalar anlar... Hastalık anında sergilediğimiz davranışlarda abartı yok, korku, gerginlik ve endişe var...


     Sağlık Dolu Günler Sizinle Olsun...

     Sevgiler...

Devamını Oku »

Yaşasın Köpük Oynamak :))


     Blog yazmaya başladıktan sonra diğer blogları da  takip etmeye başladım ve gün aşırı yazılarını takip ettiğim blogger arkadaşlarım oldu. Birbirinden değerli anneleri takip edip neler paylaştıklarını merakla okuyorum. Başka çocuklu yaşamların tecrübelerini okumak bana çok iyi geliyor. Çünkü bu yazılar eleştirel veya yargılayan tarzda değil yaşanmışlık içeriyor.

     Yağız' a eğlenceli oyunlar aradığımda ilk işim blogları karıştırmak olur. Veya güzel bir ev aktivitesi görünce not eder ilk fırsatta evde uygularım :))

     Geçenlerde '' Evde Kar Oyunu '' başlığını görmüştüm  Yağız'ın çok seveceğini düşünerek hemen akşamı evde harekete geçtik. Malzemeleri de çok basitti traş köpüğü ve gıda boyası :))

     Yere örtümüzü örttük, tepsinin içine traş köpüğünü istediğimiz kadar sıktık ve üzerine kırmızı gıda boyası döktük. İnanılmaz mutlu bir etkinlik oldu. Kirlenmek güzeldir sloganıyla yola çıktık coştuk :))) 
     Ama siz siz olun benim gibi boş bulunup kırmızı boyadansa daha farklı renkler tercih edin yarım saat köpük oynadıysak 2 saat temizlemem sürdü. Ama hamama giren terler derseniz mutluluğun fotoğrafı karşınızda :)))



Yağız 27 Aylık




Devamını Oku »
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

FACEBOOK

TWITTER

INSTAGRAM