Affederek Özgürleşmek

İşte daha önce tanışmadığım yeni bir ‘ben’. Annelik, İçinde hayat bulmaya,tutunmaya çalışan o minik keseciği gördüğümüz andan itibaren başlar,hem tarifsiz bir mutluluk,hem endişe,hem telaş hem hormonların yavaş yavaş getirdiği kaygı hali…Her yeni güne farklı duygularla uyanırız.

     Etrafımızdan aynı hassasiyeti beklesek de aslında kimsenin bizi tam olarak anlayabileceğini düşünmeyiz.İnsan kendini tanıyamaz hale gelmez mi çoğu zaman?Bir yandan en iyi şekilde içimizdeki hayatı büyütmeye çalışır,bir yandan da iyi bir anne olmak için her şeyin en doğrusunu yapmanın peşine düşeriz.Anne olacağı fikrine alışmaya çalışırken özgürlüğünüzün kısıtlanacağını düşündüğünüz oldu mu hiç?Ya da ikinci bebeğinize hamilesiniz,zaten ilki tüm vaktinizi alıyor öyle değil mi?Nasıl olacak? Peki ya psikolojimiz buna hazır mı?Eşimiz, ailemiz, kişisel alanımız?
Bu yazıyla birlikte biraz içimize,daha derinlerimize inelim istiyorum.Sizden okumaya bir an ara verip kendi kendinize özgürlüğün tanımını yapmanızı istesem...Özgürlük…Kelimeyi telaffuz ederken bile verdiği his huzur değil mi?Peki bu huzur hissini kendimiz uzaklaştırıyoruz desem size, bana hak verir misiniz?Hayatınızda hala affedemediğiniz insanlar, durumlar, yaşanmış olaylar varsa,hatta kendinizi bile affedemediğiniz anlar kaldıysa ben haklı olabilirim.Unutmayın ki özgür,huzurlu,kendini ve hayatını seven bir anne karnı bebeğinize bunları kodluyor.Bu yazıyı okurken bebeğine kavuşmuş bir anneyseniz de hiçbir şey için geç olmadığını hatırlatayım.

Evet işe ‘affetme terapisi’ ile başlıyoruz.Size affetmek için nedenler sayacağım;ama önce kısa bir hikaye anlatmak istiyorum.

Derviş ve talebesi nehirde abdest alıyorlarmış.Bir zorba çıkagelmiş.Zorba dervişe beni karşıya sırtına alarak geçir demiş.Derviş hiç ses etmeden bunu kabul etmiş.Talebe şaşkınlıkla dervişi izlemiş.Dergaha dönerken talebe bütün yol boyunca ‘Neden o zorbayı karşıya geçirdiniz?Hayır demeliydiniz,zorbaya engel olabilir ve yardım etmesi için başkalarını çağırabilirdik’ diye söylenip durmuş.Derviş sessizliğini koruyarak dinlemiş.Dergaha geldiklerinde derviş talebesine dönerek ‘Ben onu sadece nehirden karşıya geçirdim.Sen ise yol boyunca sırtında taşıdın’demiş.
Şimdi bir kez daha düşünün affedemediğiniz şeyleri.

Gerçekten sırtınızda taşımaya değerler mi?
Affetmek için çok neden var;ancak bir kaçını buraya not edelim.

1)Sırtında taşıdığın yükten kurtulup kendini çocukların için daha verimli hale getirebilirsin.

2)Yeni bir sen ve yeni bir yol inşa etmek için affedip işe koyulmalısın.Yeni kapılar eski senle açılmayacaktır.

3)Geçmiş kaygı ve korkularımızın en büyük nedeni affedemediğimiz durumlardır.Bunu çocuklarına yansıtmak,onların da kaygı ve korkularla güvensiz bir şekilde yetişmesini istemezsin.

4)Affetmek kendimiz veya başkasının yaptığı olumsuz eylemleri haklı görmek,boşvermek,unutmak,geçiştirmek değildir.Neden ve sonuç ilişkisi kurup yola daha farkında ve özgür bir şekilde devam etmektir.Kendini anne ördek gibi düşün,yavrular senin gittiğin yolu takip ediyor unutma.

5)Affedemediğin kişi veya olayların yerinde sen de olabilirdin,belki hala daha büyüğünü bile yapabilirsin.Sen de affedilmek istemez miydin?Bağışla ve için sevgiyle dolsun.Hayatta yaşanacak çok daha güzel hisler var.
Yani sevgili anneler,affettiklerimiz mutluluk yolculuğunun başında valizimize koymamız gereken ilk şeyler.Affetmek annelik serüvenimiz boyunca fiziksel,ruhsal ve sosyal sağlığımız için gerekli.Hazmedemediğimiz şeylerin bizde yarattığı olumsuz duygular ve ağırlık sadece kendimizi kötü hissetmemize neden olmuyor,aynı zamanda bir çok hastalığa zemin hazırlıyor.Bilinen en kötü hastalıkların beslendiği nokta hazmedemeyip sırtımızda taşıdığımız şeyler.
Hadi yuvayı yapan dişi kuşlar şimdi bu yazıyı okuduktan sonra yeni kararlar alalım.Biz kadınlar yeni kararlar almaya bayılırız zaten;ama bu sefer lütfen pes etmeden uygulayalım ve bir yaşam biçimi haline getirelim.Artık bizi kimsenin üzemeyeceğine karar verelim,geçmişi silemesek de yalnızca bir hata olduğunu düşünmeye karar verelim,yapabiliyorsak kızgınlığımızı paylaşmaya ve paylaştığımızda orada bırakmaya karar verelim,sırtımızda eve götürmüyoruz artık,suçlu hissetmekten vazgeçelim,hayata devam etmek için kendimizi affetmek vazgeçilmez bir koşul,o an bunun en iyisi olacağını düşündüğüm için yapmış olmalıyım şeklinde düşünce kalıpları oturtmak faydalı olabilir,affetmek için biraz fazlaca zamana ihtiyacınız olabilir,bu zamanı kendinize tanıyın ve çok görmeyin;ancak bu süreç içinde çevrenizdekilere ve kendinize negatif enerji yaymaktan kaçının,bu noktada yüklerimden kurtulma sürecimin kilit noktasındayım şeklinde bir düşünce kalıbıyla toparlanıp kendinize gelmeniz kolaylaşacaktır.
Ve en önemlisi kendimiz ve çocuklarımız için affettiğimizi unutmayalım.Baktığımız yöne yeni bir ışık tutmuş olacağız.Yaşamdan keyif alıp,kendimize yakınlaşacağız.Bu bizleri daha verimli bir anne haline getirecek.Işık tuttuğumuz yolda evlatlarımızın da güven ve sevgiyle yürüdüğünü görmek her şeye değmez mi?
Affediyorum,iyileşiyorum…

Bitmeyen annelik serüveniniz aydın olsun.
Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere…



Esra  Tekin Coşkun
Kişisel Gelişim Uzmanı,Dil Koçu ve Tercüman



2 yorum:

  1. Güzel ve Akıcı yazınız için teşekkür ederim, blogumu izlemeye alırsanız sevinirim… https://hastaliktakip.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

FACEBOOK

TWITTER

INSTAGRAM

GOOGLE+ ÜYELER